Kaptan William Bligh

Popüler kültür William Bligh’ı mürettebatına işkence eden, gaddar ve sadist bir kaptan olarak gösterir. Komuta ettiği ikinci geminin mürettebatının da isyan etmesi, New South Wales kolonisinin başındayken de bir isyan çıkması, kaptanla ilgili bu inancı daha da güçlendirmiştir. Kaptan Cook’un keşif gezilerine olan katkıları, Bounty’yle yaptığı 3.600 millik seyahat ve Fiji adalarının keşfi gibi başarıları da göz ardı edilir.

Kaptan William Bligh, Bounty’nin İngiltere’den Tahiti’ye yaptığı yolculukla sonsuza dek hatırlanacaktır. Bu yolculuğun amacı, kolonilerdeki köle sahiplerine zenci kölelerin yemeleri için ucuz ve besleyici ekmek yapmakta kullanılmak üzere bitki tohumları götürmekti. Sağlık koşullarının kötülüğü, ağır disiplin ve mantıksız çalışma saatleri mürettebatın Fletcher Christian liderliğinde ayaklanmasına neden olmuştur. Eğer hakkında söylenenlere inanılırsa Bligh için hak ettiğini bulmuş da denilebilir.

Gerçeklere daha yakından bakılacak olursa, bunun pek de doğru olmadığı görülecektir.

Majestelerinin gemilerinde yaşam 18. yüzyılda çocuk oyuncağı değildir. Yeterli gıda olmaması normal, hastalıklar yaygındı. Sıkı disiplin her gemide vardı ve cezaların sertliği üç aşamalıydı: Bir düzine kırbaç, elli kırbaç ve iki yüz kırbaç. Üçüncüsü ölümcül bir cezaydı. Gemide kadın olmaması, tehlikeli sular, acemi denizciler işi zorlaştırıyordu. Bu şartlarda tabii ki sert disiplin kuralları uygulanacaktı.

Bounty’nin yolculuğu aslında sıra dışıydı, çünkü hemen hiç ciddi bir sorun görünmüyordu. Kayıtlara göre tek bir hastalık vakası bile görülmemişti. Kabul edilmeli ki, Bligh zamanının en iyi kaptanlarından biriydi. Denizdeki koşullar ne olursa olsun, mürettebatını hayatta tutabilecek yeteneğe sahipti. Kırbaçlama olaylarına gelince, o zamanlar bu yöntem hemen hemen her gemide kullanılırdı. Kayıtlara göre Tahiti’den ayrılana dek gemide bir sorun görülmemişti.

Bligh böyle bir yolculuğun normal yolculuklardan daha stresli olduğunu biliyordu. Kaptan Cook ile çıktığı seferlerden deneyimliydi. Bu zorlu seferde ise tayfalarının pek üzerine gitmemeye karar verdi. Ancak güvenlik ve görevin başarılmasının tehlikeye girdiği durumlarda sertleşebilirdi. Bligh bir kaptan ve mürettebatı arasındaki sosyal uzaklığı da aşmıştı. Gemi yönetiminde olmayan mürettebat da zaman zaman kaptanla yemeğe davet edilirdi. Gemi mürettebatında bir muhasebeci olmadığından kaptan bu işi de yapardı ve istediklerine fazladan para verirdi. Nihayet geminin Tahiti’de geçirdiği beş ay sona ermişti. Beş ay bir gemi için uzun bir süreydi ancak Bligh mürettebatın sakinleşebilmesi için süreyi uzun tutmuştu.

Bu faktörlerin tümü bir araya geldiğinde Bligh’in gemi yönetimi işini çok gevşek tuttuğunu söylemek bile mümkün. Kaptanın bu yumuşaklığı, her zaman sert muamele görmeye alışık ve bu beklenti içinde olan gemicilerin ona karşı saygısının azalmasına neden oldu. Böyle bir adamın kaptanlık görevlerini yerine getirip getirmeyeceğinden bile şüphe duyulmaya başlandı. Tahiti’ye kadar mürettebat çok iyi bir iş çıkarmıştı. Tahiti’de ise sanki cennetteydiler.

Yolculuğun devam eden ayağında mürettebat, kolay bir yolculuk ve uzun bir tatilden sonra fazla rahatlamıştı. Taşıdıkları yük yüzünden kendilerine kalacak yer azalmış olan gemiciler, biraz da şımarıklık nedeniyle isyan etti. Liderler, daha önce kırbaçlananlarla kaptana ve gemiye borçlanmış olanlardı.

Bligh’ın iyi bir adam olması ve adamlarını gözetmesi geri tepti ve ayaklanmaya neden oldu. Daha sonra resmi bir araştırma yapıldı ve Bligh’ın ayaklanmada hiçbir suçu olmadığına karar verildi. Ancak adamlarını aşağılayıcı sözler ettiği kabul edildi.

Bligh adamlarını gözetmeyip alıştıkları gibi davransaydı, gemisinin kontrolünü kaybetmez ve görevi başarıyla tamamlardı.

 

MS Project 2010’da Timeline

Aşağıda bir proje planı örneği yer almaktadır.

Gantt Chart görüntüsünün hemen üzerinde yer alan “TIMELINE” görüntüsüne dikkat.

Bu görüntü, projenizin içinde sizin için önemli olan faaliyetleri ve/veya kilometretaşlarını gösterme özelliğine sahiptir.

Öncelikle, “TIMELINE” görüntüsü nasıl açılır?

View menüsüne tıkladığınızda araç çubuklarının arasında (sağa doğru) Timeline Checkbox işaretlemeniz gerekir.

Bundan sonrası çok kolay.

Sizin için önemli olan herhangi bir aktiviteye/kilometretaşına iki kere tıklayıp, Bilgi Penceresini açın. Açılmışı aşağıda…

Yukarıda görüldüğü gibi Display on Timeline Checkbox işaretlediğinizde bu aktivitenin izdüşümü TIMELINE görüntüsü üzerinde gözükecektir.

PDF Formatında çizimli anlatım için

 

Risk Yanıt Planlarının Oluşturulması

Risk Yanıtlarının Planlanması, fırsatları çoğaltmaya ve proje hedeflerinin karşı karşıya olduğu tehditleri azaltmaya yönelik seçenekleri ve eylemleri geliştirme sürecidir. Bu süreç, Niteliksel veya Niceliksel Risk Analizinin Yapılması sürecinden sonra yürütülür.

Süreç, üzerinde anlaşılan ve finanse edilen risk yanıtlarının her biri için, sorumluluk üstlenecek bir kişinin (“risk yanıtı sahibi”) belirlenmesini ve atanmasını da içerir.

Risk Yanıtlarının Planlanması sürecinde, riskler önceliklerine göre ele alınır ve gereken kaynaklar ve aktiviteler, bütçeye, zaman çizelgesine ve proje yönetimi planına eklenir.

Neye İhtiyacımız Var? (Girdiler)

Risk Listesi

Risk Yönetim Planı

Nasıl Yapılır? (Araç ve Teknikler)

Tehditler için kullanılabilecek stratejiler;

  • Kaçınma
  • Devir
  • Azaltma
  • Kabul Etme

Fırsatla için kullanılabilecek stratejiler;

  • Yararlanma
  • Paylaşma
  • Geliştirme
  • Kabul Etme

Ortaya Ne Çıkar? (Çıktılar)

Bu çalışmanın sonunda projedeki risklere karşılık geliştirilecek stratejiler belirlenmiş olur.

Proje Yönetim Planı detayında kapsam, zaman çizelgesi, bütçe, kalite planları, insan kaynağı ihtiyacı, iletişim ve/veya tedarik gibi bütün bilgi alanlarında tekrar güncellemeler yapmak gerekebilir.

Proje Yönetiminin İçselleştirilmesi ve Uygulamaya Geçiş

Eğitimlerin içselleştitirilmesi zor bir konudur. Bir takım alışkanlıklar senelerdir süre gelmektedir ve bir gün birisi çıkıp, size “bu zamana kadar yaptıklarınızı artık farklı şekilde yapmanız gerekir” diye nasihat eder.

İçimizden nasihatin doğru olduğunu biliriz ama bunu hayata geçirmek nasıl olacaktır, bu nokta muallakta kalır.

Yetişkinlerin eğitimiyle ilgilinenen alana Andragoji adı verilmektedir. O linkteki yazımda yetişkinlerin “Eğitim”e bakış açıları açıkça görülmektedir.

Hem Andragoji’den yola çıkarak, hem de kendi verdiğim eğitimlerin, şirketlerde hayata geçtiğinden emin olmak için ben de bir yöntem buldum.

Yöntem basit; Eğitimin en sonunda bir ödev veriyorum:

“Bu eğitimde ele aldığımız proje planlama adımlarını, şirketinize döndüğünüzde bu eğitime katılmamış bir başkasına anlatarak ve  yeni bir proje ele alarak, tekrar yapın. Benim yaptığım gibi siz de o diğer arkadaşa anlatın ve planı el birliğiyle hazırlayın. Sonunda çıkan planların önüne geçip, fotoğraf çektirin ve bana bu fotoğrafları yollayın, ben de web sayfamda yayınlayayım.”

Yetikinlerde öğrenmenin pekişmesi YAZMAK ve ANLATMAK çok önemlidir. Yazma işini zaten eğitimlerde birlikte yapıyoruz, bir tek anlatmak kalıyor. Onu da ödevle hallediyoruz. Böylece bir kişi hem yazmış, hem dinlemiş, hem anlatmış hatta konuyla ilgili büyük ihtimalle detaylı tartışmış oluyor ki hem bilgi birikiminin yayılması, hem de önerdiğimiz PY mantığının akla daha iyi oturması için bunun gerekli olduğunu düşünüyorum.

Peki ödevler geliyor mu diye merak ediyorsunuz. Açıkçası 2011 senesinde ödev için harcanan gayret geçen senelere göre çok daha iyi.

 

 

Proje Yönetimi Kurumsallık Gerektirir

Küçük firmaların hızlı bir şekilde büyüdüğüne çok fazla tanık oldum. Bu büyüme sürecinde önemli sorunlar yaşanıyor ve ne yazık ki sorunların yaşandığı bir konu da tabi ki Proje Yönetimi…

Şirketteki büyüme, yeni bir iş almayla, yeni bir pazar açılmayla birden bire olabilir; Bunu önceden patronun kestirmesi de kolay değildir. İş hacminin genişlemesiyle birden ekip sayıları artar, ekiplerin başına yönetici olarak yeni insanlar gelir ve amatör ruhla yürütülen pek çok iş, daha profesyonel yönetilmek zorunda kalır.

Amatör ruhtan, kurumsallaşmaya doğru giden şirketlerde en çok dikkatimi çeken şu olmuştur; Bir çekirdek kadro vardır. Bu insanlar, şirketin sahibiyle iyi zamanda, kötü zamanda bir arada olmuşlar ve o şirketin kurulmasından bugünlere gelmesine kadar çok emek harcamışlardır. Fakat büyüme kaçınılmaz olunca artık yeni insanlar aralarına katılmıştır, yeni iş yapma şekilleri önerilmektedir. Patron da eskisi gibi her an o çekirdek kadroyla bir arada çalışan kişi değildir; Kurumsallaşma gereği daha stratejik kararlar vermesi gerektiği için o çekirdek kadroyla ara açılmaya başlamıştır.

“Proje Yönetimi” de pek çok şirkette “eski köye yeni adet” olarak anılır. Çekirdek ekip, işlerin hala eski yöntemlerle gitmesini ister. “Keşke herşey eskisi gibi olsa, küçüktük ama mutluyduk” ifadesi dillerinin altındadır ama söylemeleri mümkün değildir. Her örneklerinde “biz Ali Bey (patronu kastederek) ile 1 ayda şöyle şöyle işler becerdik, hey gidi günler… bu masada oturanların çoğu yoktu hatta bunlar o sırada şortla geziyordu :)” der gibi örnekler çıkar ağızlarından…

Evet, vaktiyle herşey çok güzeldi ama rekabet, pazar şartları, müşteri sizin mutlu günlerinizle pek ilgilenmiyor. Bir şekilde değişmek kaçınılmaz. Zor belki ama çok hızlı biçimde bu gerekli. En iyisi bu süreci hızlıca kabullenip, gereğini yapmak. Yenilerin ve büyüme hedefi koyan üst yönetimin işini kolaylaştırmak adına eskilere çok daha fazla görev düşüyor çünkü bilgi, tecrübe eskilerde mevcut. Bu bilgi birikimi, yenilere aktarılmaz ise ve sadece eski günlerle övünerek, zaman harcanırsa rekabetten dolayı bir zaman sonra övünecek bir şirket de kalmayabilir. Bu yüzden, büyümek istiyorsak, kurumsallaşmalı, kurumsallaştıkça da Projeleri kurallarına göre yönetmeliyiz.

Eğitim Salonlarımızdan Yararlanabilirsiniz

Taşındığımıza dair bilgiyi önceki yazılarımda paylaşmıştım.

Yeni yerimiz yine Ataşehir’in içinde ve Ataşehir Tapu Dairesinin olduğu binadayız.

Yeni yerimizde toplam 6 adet eğtim salonumuz var ve bu salonlarımızdaki masalarımızı farklı kombinasyonlarla 15 kişilik U düzeninden, 60 kişilik tiyatro düzenine kadar değişik biçimlerde kullanabiliyoruz.

Eğitim salonlarımızda sürekli çay ve kahve hizmeti, bütün odalarda internet, kafeteryamızda dinlenme ve TV seyretme imkanı, binanın altında 3 katlı otopark  gibi imkanları da yeni yerimizde verebiliyoruz.

Bütün açık kurslarımızı rahatlıkla sunabileceğimiz yeni yerimizde ayrıca firmalara da salon kiralama hizmetine başlıyoruz.

Otel ve bu işi profesyonel yapan pek çok kuruma göre daha uygun fiyatlarımızla ilgili bilgi almak için irtibat bilgilerimiz aşağıdadır.

Tel: 0216-456 60 50

e-mail: info@projeyonetimi.com

 

 

 

İlkokul 1. Sınıf Projesi

İlkokul 1. Sınıfa giden kızıma okulun ikinci dönemi bir proje ödevi verildi. Ödevin amacı: “Bir Öykü Kitabı Geliştirmek”. İlk duyduğumda bir ilkokul 1 öğrencisi için çok zor bir ödev olduğunu düşünmüştüm fakat işin içine girince aslında çok zevkli bir ödev olduğunu farkettim.

Neyse… genelde aslında bu ödev işleriyle eşim ilgilenir ama madem bu ödevin içinde “proje” kelimesi geçiyor “hadi bakalım, yap da görelim” şeklinde bir yaklaşımla “Proje Başlatma Belgesini” yayınladı. 🙂

Ödevi anlatan dosyaya bakınca proje 3 kilometre taşından oluşuyor. Birincisi bir anahtar kelimeden yola çıkarak, bir hikaye üretilecek, ikincisi bu hikayeye bağlı kalarak, çizimli anlatım yapılacak, sonunda da resimlerle yazılar bir kitapta birleştirilecek.

Bizim anahtar kelimemiz “UZAY”

“Bir öğrenci bütün ödevlerinden kendisi sorumludur. Veli, sadece yön göstermelidir.” felsefesiyle yola çıktım. Proje Yönetimi kurallarını da içine ekleyip, aşağıdakileri uyguladım.

1- Kızıma bu projenin başarısından ve başarısızlığından kendisinin sorumlu olduğunu…

2- Ben sadece fikir vermek ve kontrol etmek amacıyla yardımcı olacağımı…

3- Projelerde esas olan şeyin “hedeflere zamanında ulaşmak olduğunu” söyledim. Her bir ara hedefe “kilometre taşı denir” diye de vurguladım.

Tabi bunları söylerken şunları da yaptım.

Elimize bir takvim aldık. İçinde bulunduğumuz günü işaretledik. Verilen ödevde kilometre taşlarının tarihleri vardı. Aynı takvime bunları da işaretledik. Bundan sonrasını kendisinin planlaması gerektiğini söyledim.

İlk hedefe ulaşmak için kendisi yeni ara hedefler belirledi. Öykünün içeriğini belirlemek, bunları yazılı hale getirmek, öğretmeninden ara kontroller istemek gibi… (tabi bu fikirleri ben verdim ama sanki o bulmuş gibi  davrandım)

Geçen hafta bu ara kontrollerden bir tanesini de kısmen geçti… Bu hafta o kontrolün sonucundan çıkanları düzeltme haftası… ve şimdilik herşey zamanında ilerliyor gibi gözüküyor.

Bu ilkokul projeleri için aslında ben çok deneyimsizim, kim bilir ne deneyimli, tecrübeli veliler vardır ama lütfen veli olarak projeleri yapmayın. Siz, çocuklarınıza  projelerin nasıl yönetiliceğini öğretin, çünkü bu çalışmalarla çocuklara planlama becerisi verilmek isteniyor. Eğer çocuk, bugün plan yapmazsa gelecekte planlamaya hiç sıcak bakmayacak. Benim kanaatim; bir çocuk için proje başarısı çocuğun proje ödevi neticesinde ortaya çıkardığı sonuçtan ziyade, çocukların planlama alışkanlığının gelişimi olarak değerlendirilmelidir.

Sözün özü;

  • Çocuğunuza planlamayı anlatın.
  • Proje başarı ve başarısızlığından tamamen kendisinin sorumlu olduğunu söyleyin.
  • Kilometre taşının ne olduğunu bilsin.
  • Zamanın ilerlemesi ile hedefler arasında ilişki kurmasını sağlayın.
  • Veli olarak projeyi siz yapmayın; proje sonra “veliler yarışıyor” şekline dönüşmesin.
  • Sayın öğretmenlerimiz de lütfen “çocukların yaşlarına ve becerilerine bakarak” ödev versin. Yoksa projeleri veliler yapmak zorunda kalıyor ve evlerde boşu boşuna huzursuzluklar ortaya çıkıyor. Biz de böyle bir durum yok ama çevremizde ne yazık ki görüyoruz.

Google Aramalarında 3. Sıradayım

Elimden geldiğince her ay ortalama 7-8 adet yazı yazmaya çalışıyorum. Ülkemizde Proje Yönetimi mantığının daha fazla yaygınlaşması için olabildiğince pratik ve anlaşılabilir olmasına gayret ediyorum.

Bu ay itibariyle siteme  4.000 yakın ziyaret gerçekleşmiş ki son iki aydır ortalama 3.000 kişiydi ve hatta sitemde ortalama geçirdikleri süre 2,5 dakika civarında.

Bu değerler sayesinde artık Google Aramasında “Proje Yönetimi” diye yazıldığında 3. sırada yer almaktan çok büyük mutluluk duydum.

Diğer terimlere de baktığımda sitemin performansı aşağıdaki gibi çıktı.

Örneğin

“ms project” araştırınca 7-8.sırada çıkıyorum. “pmp sınavı” yazınca aynı şekilde

“pmp türkçe” yazınca 2.sıra

“pmbok türkçe” yazınca 5.sıra

Proje Yönetimini merak edip de siteme yolu düşen ve sitemde vakit geçiren herkese teşekkürler.

 

İş Kırılım Yapısı Yoksa…

Bir projede İş Kırılım Yapısı hazırlanmamış ise aşağıdaki sorunları yaşarsınız.

● Sürekli projeye yeni eklemelerin gelmesi ve bunun sonunun kestirilememesi

● Tanımlanamayan görev atamaları, tanımlanamayan hedefler ve teslimatlar

● Projede kapsam kayması veya yönetilemeyen ve çok sık değişen kapsam

● Bütçe aşımları

● Beklenen teslimatlar için hedeflenen zamanın sürekli kayması

● Kapsamdaki sapma miktarının raporlanamaması

● Paydaşlar arasında rol ve sorumlulukların tam olarak anlaşılamaması ve işlerin havada kalması

● Proje ekibinde motivasyon düşüşü

● Paydaşlar arasında çatışmanın artması

Niceliksel Risk Analizinin Yapılması – PMBOK

Niceliksel Risk Analizinin Yapılması, tanımlanan risklerin proje hedefleri üzerindeki etkisini sayısal olarak analiz etme sürecidir.

Özellikle Niteliksel Risk Analizi, sürecinden sonra gerçekleştirilmesi tavsiye edilir çünkü Niteliksel Risk Analizi çalışmasında riskler tehdit derecelerine göre puan almış ve büyükten küçüğe doğru dizilmiş olarak, güncellenmiştir.

Niceliksel Risk Analizi ile özellikle tehdit derecesi yüksek olan risklerin projenin süresini ve maliyetini nasıl etkileyeceği analiz edilmeye çalışılacaktır.

Çıkan sonuçlara göre proje bütçesi ve toplam süresi için ek ne kadar kaynağın yedeğe ayrılması gerektiği değerlendirilecektir.

Neye İhtiyacımız Var? (Girdiler)

Risk Listesi

Risk Yönetim Planı

Nasıl Yapılır? (Araç ve Tekinkler)

Karar Ağacı Analizi (Başka bir yazıda ele alınacaktır)

Olasılık Dağılımları (Başka bir yazıda ele alınacaktır)

Modelleme ve Simülasyon (Başka bir yazıda ele alınacaktır)

Ortaya Ne Çıkar? (Çıktılar)

Yukarıdaki matematiksel teknikler uygulanarak, proje için tahmini tamamlanma süresi ve maliyeti veya hedeflenen proje süresinin ve bütçesinin tutma olasılığının % kaç olduğu gibi değerler ortaya çıkacaktır.

Çıkan sonuçlara göre projenin hedef süresi veya bütçesi güncellenebilir.

Paydaş Dediğin…

9 kadinin 1 bebegi 1 ayda dogurabilecegini soyleyen kişiye PROJE MUDURU denir

 

1 bebegin 18 ayda ancak dogacagini soyleyen kişiye PROJE GELIŞTIRME MUDURU denir

 

Tek bir kadinin 1 ayda 9 bebek dogurabilecegini soyleyen kişiye PLANLAMA MUDURU denir

 

Bebegin uretim şeklinin ille de yanli$ oldugunu soyleyen kişiye KALITE MUDURU denir

 

Dunyada hic kadin ve erkek kalmasa o bebegi kendinin doguracagini soyleyen kişiye PAZARLAMA MUDURU denir

 

Bebek falan istemedigini soyleyen kişiye MUŞTERI denir

 

-Ya İŞÇi KiMDiR-

 

PDU Toplama Paketlerimiz

PMP Sertifikası sahiplerine güzel bir haberimiz var.

İstanbul Kurumsal Gelişim olarak, PDU Toplama çalışmalarınıza destek olmak amacıyla yeni paketler çıkarmaya başladık.

Bu paketlerden şimdilik elimizde iki tane var fakat zamanla daha da artıracağız.

Birinci paketimiz Can İzgi Bey tarafından hazırlanan 30 PDU değerinde ve en az 6 hafta sürecek ve PMBOK’ın  tekrar hatırlanmasını sağlayacak bir paket. Bu paketi tercih eden bir PMP, eğitmenimizle belirli aralıklarla beraber çalışarak bir projede PMBOK’ın içinde yer alan süreçlerin üzerinden geçecek. Çalışma sonunda PDU’nun, PMI’a kaydının yapılması için İKG olarak bir sertifika sunacağız.

İkinci paketimiz ise Savaş ŞAKAR Bey tarafından hazırlanan 10 PDU değerinde Projelerde Paydaş Yönetimi. Hem konu okumalı hem de okuduğunuz bilgilere dayanarak, örnek uygulama yaptırmayı hedefleyen bir paket. Bu paketi seçenler de Savaş Bey’le iletişim halinde olacak ve çalışmasını tamamladıktan sonra İKG’den 10 PDU değerindeki sertifikasına kavuşacaktır.

Paketlerimiz hakkında detaylı bilgi için 0216-456 60 50 veya info@projeyonetimi.com ile bağlantıya geçebilirsiniz.

 

Referans Yazısı

Bir projede görev aldınız ve proje kapanışı gerçekleşti.

Eğer proje yöneticisi olarak görev yaptıysanız, projedeki yaptıklarınızla, çalıştığınız süreyle (adam*saat) ve başardıklarınızla ilgili olarak proje sponsorundan resmi bir belge talep edin.

Eğer takım üyesi olarak görev yaptıysanız, yine yaptığınız çalışmaları, projeye kattığınız değeri ve harcadığınız eforu ifade edecek, proje yöneticisinden veya sponsorundan resmi bir belge talep edin.

Daha sonra gerekli olabilir.

 

Proje Seçim Yöntemleri ve Nasıl?

PMI, bir proje yöneticisinden, proje seçim konusunda bir takım bilgilere sahip olmasını ister. Bu bilgiler Nicel ve Nitel Analiz olarak ikiye ayrılır.

Bu yazımda öncelikle Nicel (Sayısal)  Analizlerle ilgili basit ve kolay bilgiler vermeye çalışacağım.

Net Bugünkü Değer: Projenin yatırım maliyeti ile ürünün yaşam döngüsü boyunca getireceği kazancın karşılaştırılıması esasına dayanır. Gelecekteki kazançların banka faiz oranları üzerinden bugüne indirgenmesi ve bugünkü yatırımın ile arasındaki farka bakılarak, bulunur.

İç Verim Oranı: Yapacağımız proje yatırımının, getirileri de gözönüne alınarak bulunan %’sel değerdir. Böylece “bu yatırımdan % kaç kazanmış olduk?” gibi bir sonuç verir. Hesabı biraz karışıktır. İki noktası belli doğru denklemi çizip, getiriyi sıfır yapan faiz oranını bulmak gerekir ki üniversite öğrencilerine derslerde zorluk olsun diye sorulabilecek sağlam sorulardandır. Excel’den yapmanızı tavsiye ederim.

Yatırımın Geri Dönüş Oranı: Bu da getiri ile maliyet farkını aldıktan sonra çıkan sonucun maliyete bölünmesiyle bulunur. Kolay bir formüldür.

Geri  Dönüş Süresi: Gelecekteki kazançları bugüne çektiğimizde çıkan sonuçları toplaya toplaya ilerleriz. Hangi zamanda topladığımız değerler, yatırım bedelini geçtiyse, bu yatırımın geri dönüş süresini verir.

Evet bu bilgiler ışığında bir yatırımı değerlendirmek istediğinizi varsayalım artık yukarıdaki tanımları kullanarak (ki Excel’de formülleri hazır) bir yatırımı değerlendirebilirsiniz.

Artık tek yapmanız gereken, yatırım bedelini tahmin etmek, bu yatırım sayesinde gelecekte ne kazanacağınızı tahmin etmek, ha bir de bankaların önümüzdeki senelerde ne kadar faiz vereceğini bulmak. Bu kaddar kolay.

Bütün bunları nasıl mı bulacaksınız? Ben de öğrenciyken benzer bir soruyu  sormuştum. Cevap: “Çalıştığınız şirketlerde bunları verecekler” şeklindeydi.  “Eğer zaten bu bilgileri şirket içinde bilen birileri varsa beni niye işe alsınlar ki; bunu hesaplamak için ne endüstri mühendisine ihtiyaç duyarlar, ne iktisat mezununa,  ne işletme; topu topu bir hesap makinası yeter” gibi bir soru o sırada aklıma gelmedi.

Sonra sonra öğrendim tabi ama biraz zor oldu…

Öğrencilere tavsiye: Siz de ileride zorlanmak istemiyorsanız, şimdiden, size bu konuları anlatanları zorlayın.