Projenin Yürütülmesinin Yönlendirilmesi ve Yönetilmesi

Bu zamana kadar, Blog sayfamda, PMBOK 2008’in Proje Başlatma ve Planlama Süreçlerinin alt süreçleri hakkında bilgiler paylaştım. En son 29 Temmuz 2011’deki “Proje Yönetim Planının Geliştirmesi – PMBOK 2008” yazımla birlikte Başlatma ve Planlama süreçlerinin tüm alt süreçlerinden Blog sitemin içinde bahsetmiş oldum.

Bugünden itibaren, Yürütme Süreç Grubu’nun detayındaki alt süreçleri tanıtmaya başlayacağım. Tabi ki ilk ele alınması gereken alt süreç Entegrasyon Yönetimi Bilgi Alanı içindeki “Projenin Yürütülmesinin Yönlendirilmesi ve Yönetilmesi”’dir. Bu süreç, hazırlanan plana göre proje içindeki aktivitelerin fiilen yapılmasını ve bunla ilgili konuları ele alır.

Projenin Yürütülmesinin Yönlendirilmesi ve Yönetilmesi

Projenin hedeflerine ulaşmak amacıyla proje yönetimi planında tanımlanan çalışmaların yerine getirilmesi sürecidir.

• Proje gereksinimlerini yerine getirmeye yönelik aktivitelerin gerçekleştirilmesi;

• Proje teslimatlarının üretilmesi;

• Proje için atanan ekip üyelerinin görevlendirilmesi , eğitilmesi ve yönetilmesi;

• Malzeme, araç, cihaz ve tesislerin elde edilmesi, yönetilmesi ve kullanılması;

• Planlanan yöntem ve standartların uygulanması;

• Proje ekibinin içindeki ve dışındaki proje iletişim kanallarının kurulması ve yönetilmesi ;

• Tahminleri kolaylaştırmak üzere, maliyet, zaman çizelgesi, teknik ilerleme, kalite açısından ilerleme ve durum gibi alanlardaki proje verilerinin üretilmesi;

• Değişiklik taleplerinin çıkarılması ve onaylanan değişikliklerin projenin kapsamına, planlarına ve ortamına uyarlanması;

• Risklerin yönetilmesi ve risk yanıt aktivitelerinin uygulanması;

• Satıcıların ve tedarikçilerin yönetilmesi;

• Alınan derslerin toplanması ve belgelenmesi ve onaylanan süreç iyileştirme aktivitelerinin uygulanması.

Neye İhtiyacımız var? (Girdiler)

Proje Yönetim Planı

Onaylanmış Değişiklik Talepleri

Nasıl Yapılır? (Araç ve Teknikler)

Uzman Görüşleri ve Proje Yönetimi Bilgi Sistemi

Ortaya Ne Çıkar? (Çıktılar)

Teslimatlar: Bir süreci, fazı ya da projeyi tamamlamak için üretilmesi gerekli olan her türlü ürüne, sonuca veya hizmete teslimat adı verilir.

Çalışma Performans Bilgileri: Proje aktivitelerine ilişkin bilgiler, proje ilerledikçe düzenli olarak toplanır.

Örnegin:

• Fiili Başlangıç Zamanı

• Fiili Bitiş Zamanı

• Fiili Süre

• Fiili Maliyet

• Fiili Efor

• Yüzde Tamamlanma Oranı

Proje Yönetiminde Etik Kurallar

İş hayatında bir takım etik kurallara göre hareket etmemiz gerektiğini hepimiz biliriz. Ben bu konuyla ilgili ilk dersimi (gerçek anlamda ders) Orta 1’de seçmeli Ticaret Dersinde almıştım. Hocasını çok sevdiğim için seçtiğim bu derste anlatılanların çoğu hala aklımdadır. O zamanlar “etik” kelimesinin geçtiğini pek hatırlamıyorum. Bu konunun anlatıldığı bölüm “İş Ahlakı” olarak geçerdi.

Yıllar sonra aynı konu, PMP Sınavına hazırlanırken yine karşıma çıkınca çok şaşırmıştım. Çünkü ben (Endüstri Müh.) lisans derslerimin arasında bile bu konuyla ilgili tek bir satır okuduğumu veya derste bu konuda bir tartışma yaşandığını hiç hatırlamıyorum.

Neyse… gelelim PMI’ın özellikle üzerinde durduğu etik kurallara… 

  1. Rüşvet konusu: Bu konuda PMI, sınav sorularında aşırı derecede hassas davranıyor ve rüşveti tamamen yasaklıyor.
  2. İnsan, çevre sağlığı: Eğer çalıştığınız projeler insan, hayvan, çevre gibi alanlara zarar verici olacak ise bu tarz projelerde bulunulmamalı hatta sonuçları konusunda herkes bilgilendirilmelidir.
  3. Çalıştığınız kurumun telif hakları olan konularda veya gizli bilgileri hakkında işten ayrılsanız bile asla bilgi vermemelisiniz.
  4.  İnsan hayatı için tehlikeli olan bir ürün piyasaya çıkmış olsa bile bu ürün geri toplatılmalıdır.
  5. Farklı ülkelerde yapılan projelerde o ülkedeki uygulamaları, adetleri, görenekleri de gözlemleyerek ve uyum sağlayarak, projeyi idare etmeniz gerekir.
  6. Bir projeden haksız yere kazanç sağlama imkanınız oluşmuşsa (dayınıza, eniştenize iş paslama hali) bu durumu gördüğünüz anda karar vericilerin arasından çekilmeniz gerekir.
  7. İşini savsaklayan, gevşek tutan kişiyi proje sponsoruna rapor etmeniz gerekir.

 Sınavda bunun gibi konularda 15’den fazla soru çıkıyor. Bilginize… Umarım bütün üniversite bölümlerinin ders kitaplarına da böyle bir konu eklenir.

Proje Yönetim Planının Geliştirilmesi – PMBOK

PMBOK’taki tanıma göre:

“Proje Entegrasyon Yönetimi, Proje Yönetimi Süreç Grupları içindeki çeşitli süreçleri ve proje yönetimi aktivitelerini belirlemek, tanımlamak, birleştirmek ve koordine etmek için gerekli süreçleri ve aktiviteleri içerir.

Proje yönetimi bağlamında entegrasyon, projenin paydaş beklentileri başarıyla yönetilmek ve gereksinimler yerine getirilmek suretiyle tamamlanması açısından çok önemli olan birleştirme, pekiştirme ve bütünleştirme eylemlerini içine alır.

Proje Entegrasyon Yönetimi, kaynakların tahsisi konusunda seçimler yapmayı, birbiriyle çekişen hedefler ve alternatifler arasında koordinasyon sağlamayı ve proje yönetimi Bilgi Alanları arasındaki karşılıklı bağımlılıkları yönetmeyi gerektirir.”

Eğer PMBOK’ı birileri size önceden hiç tanıtmadıysa yukarıdaki üç paragrafta anlatılan ifadeleri anlamak zor gelebilir. Fakat ben, bu tanımları çok daha basite indirgemeye çalışacağım.

Eğer benim yazılarımı düzneli takip ediyoranız, PMI’ın 9 adet bilgi alanı olduğunu bilirsiniz. 8 tanesi; kapsam, zaman, maliyet, kalite, insan kaynakları, iletişim, risk ve tedariktir. Dokuzuncusu da Entegrasyon Yönetimi’dir. “Proje Yönetim Planının Geliştirilmesi” başlığı, Entegrasyon Yönetiminin bir alt sürecidir ve 8 adet bilgi alanı arasında bütünleştirme yapmayı sağlar.

Yani daha açıkçası,

Bir projenin kapsamı genişlerse ne olur? Ya zaman ya maliyet vb. değişir.

Projenin bütçesini kısılırsa ne olur? Ya kaliteden, ya kapsamdan ödün vermeniz gerekir.

Peki ya başta söz verilen bir insan kaynağı size zamanında verilmezse ne olur? Bir takım riskler almak zorunda kalabilirsiniz, bu da ya kaliteye, ya zamana, ya kapsama vb. bir yerlere ucu dokunur.

Bu durumda; Entegrasyon Yönetimi, diğer 8 bilgi alanı arasında br denge kurmayı hedefler. Bundan da doğal olarak sorumlu, Proje Yöneticisi’dir. Yine bu durumda Proje Yöneticisinin yaptığı iş aslında Entegrasyon Yönetimi’dir.

MS Project'i Daha Verimli Kullanmak

“Yaklaşan Dalga Planlama” Yöntemini Kullanın

Özellikle uzun vadeli projelerde, projenin gelecekteki tüm detaylarını bilemeyeceğimiz için plan seviyesini öngörebildiğimiz döneme kadar detaylandırılmalıdır. Belirli Kilometre Taşlarına ulaştıkça, projenin geri kalanı tekrar detaylandırılarak, ilerlenmelidir. Aksi halde, her kilometre taşına ulaşıldığında projenin ilerideki tüm detayları değiştirilmek zorunda kalınabilir. Bu da planlama için harcanan eforun ve zamanın gereksiz yere uamasına sebep olur.

İş Kırılım Yapısına Dikkat

Proje planını tüm paydaşların daha rahat anlayabilmesi için projeyi aşamalara bölmek ve bu aşamaların alt detaylarını oluşturarak, planı şekillendirmek çok doğru bir yöntemdir.

Böylece süre, maliyet ve sorumluluklar proje aşamaları detayında görülmüş olur.

Bağlantılara Dikkat

Proje planındaki tüm kilometre taşlarının ve aktivitelerin mutlaka en az 1 adet öncülü ve bir adet de ardılı olmak zorundadır. Bu proje yönetiminin bir kuralıdır.

Özet görevler ise kesinlikle bağlanmamalıdır.

MS Project’teki Kaynaklar, Sorumlular Değildir

Yine çok sık yapılan bir hata; MS Project’te bir aktiviteye kaynak ataması yapmak,  fiilen çalışacak kişiyi atamak anlamına gelir. Sorumlu atamak için farklı yöntemler kullanmak gerekmektedir.

Temel Plan Eksikliği

Pek çok MS Project kullanıcısı Temel Plan (Baseline) özelliğini bilmez. Bu durumda planlanan ile gerçekleşen arasındaki farkı takip etmek mümün değildir.

Baseline – (Temel Plan) ve ayrıca Tracking Gantt (İzleme Gantt Öğesi) ifadelerini MS Project içinde araştırın.

Proje İlerlemesinin MS Project’e Yansıtılması

Proje içinde fiilen gerçekleştirilen tüm aktiviteler, MS Project üzerinde çok hızlı biçimde işlenmeli ve projenin ilerleyişi MS Project ile takip edilmelidir. Yapılan işlerin kayıtlarının geç girilmesi, projenin gidişatını geç öğrenmemize ve projenin kontrolümüzden çıkmasına sebep olacaktır.

Proje Yöneticisi işe alırken aradığınız özellikler nelerdir?

Yukarıdaki soruyu bir kaç gün önce gruplarda paylaşmıştım. Gelen cevapları bir araya getiriyorum; Proje Yönetisicisi olarak başvurmak isteyenlere yol göstereceğine inanıyorum.

——o——

“Öncelikle proje yönetimi konusunda yeteri kadar deneyimi olmasına bakarız. Ama daha da önemlisi, insan ilişkilerinde çok iyi olması, uzlaşmacı, diplomat, analitik düşünme, problem çözmeye yatkınlık, sabırlı, sinirlerine hakim olma özelliklerine de bakarız. Konuşma biçimini inceleriz; ses tonu, tınısı, frekansı bize pek çok bilgi verir. Ben merkezli / Takım çalışması merkezli olmasına bakarız. Son olarak da proje konusu hakkında deneyimine bakarız.

Temel hatlarıyla bunlardır bizim kriterlerimiz.

Kolay gelsin”

M. Haluk SARAN

Yönetim Müdürü

SARELSAN Ltd. Şti.

——o——

“Deneyim ve kişisel özellikler olarak iki başlıkta toplayabiliriz. Hangi sektörden geldiği, daha önce takım üyesi olarak çalıştığı ya da yönettiği projelerin türü, süresi ve cirosal büyüklüğü önemlidir. Firmamızın izlediği proje yönetim prensipleri ve kullanılan proje yönetim aracı hakkında bilgi sahibi olması önemlidir. Adayda mutlaka sertifikasyon(PMP, PRINCE2 vb.) aranmaz ancak kabul edilmesi durumunda sertifikasyonunu alması için teşvik edilir. Kişisel özellik ve yetenekler (iletişim yeteneği, analitik düşünme, problem çözme vb.) elbette büyük önem taşır ki mülakattaki sorular genellikle adaya bu özelliklerini ortaya koyabileceği fırsatı tanıyacak şekilde oluşturulur.

En az önemsenen kriter kişinin mezun olduğu bölümdür. Mutlaka “mühendislik bölümlerinden mezun olmalıdır” şeklinde bir şart koşulmaz.

Sevgiler, iyi çalışmalar.”

Aslı Aktulay

Pazarlama Projeler Müdürü

 Evyap A.Ş.

——o——

“İlk madde “Etkileyici” olması ….ikinci madde, deneyim. Çok çok deneyimli olması gerekmiyor. Ama deneyimli olsa da olmasa da her durumda etkileyici olması en önemli şey ..Etkileyici başlığı altındaki detaylar sıralanabilir…çalışkanlık,sempatiklik,,iletişim, uyum, ikna vs…bunlardan birkaçına sahip olur veya olmaz,,hepsine sahip olması beklenemez,,,ast olan etkilemesidir ve projeyi soruna kadar sağlıklı olarak yürütebilmesidir..”

Mükerrem Gökgün

Nexans Türkiye

——o——

“Proje yöneticisi öncelikle iletişimi güçlü ve ekip çalışmasına yatkın olmalı.Yaptığı işi sahiplenip başaracağına inanmalı ve bu inancı ekip ruhuna taşımalı(İyi bir lider) .
Başarı ,deadline ve sonuç odaklı olmalı.Aynı anda farklı işleri  yönetme becerisi olmalı, tecrübe önemli fakat kriter olarak tecrübe  yerine referans  daha iyi bir gösterge olabilir.
 (Uzun yıllar verimsiz çalışmış olabilir)
Yetkin,insancıl,ikna kabiliyeti yüksek ve uzlaşmacı olması önemli
Çok çok iyi bir cv bazen yanıltıcı olabilir, bu anlamda yukarıdaki özellikler cv’den öncelikli olmalı.

Saygılarımla,

İyi Çalışmalar
”

Nuray Sürmen

Müdür Yardımcısı – Assistant Manager 
Yatırım – İnvestment 
Aviva Sigorta A.Ş.

 ——o——

“Merhaba,

En onemli faktorlerden birisi de “Halo Effect” olmaması yani sadece teknik ozelliklerinden dolayı Prj Ynt olmamasıdır.

Bildigimiz gibi Prj Ynt’de aranacak en onemli ozellik iletisim kurabilmesidir.

Syg”

Cagatay

——o——

“Merhaba,

Bilisim ve Telekomunikasyon sektoru sirketlerinin ortak talepleri asagidaki gibi…

Teknik yetkinlikler:

PMP Sertifikasi

MS Project vb araclari kullanabiliyor olmak

Iyi derecede Ingilizce bilgisi

Kisisel yetkinlikler:

Farkli kulturlerle iletisim

Zor insanlarla basa cikma

Surec odaklilik

Self motivasyon

Butunlestirici liderlik”

Tugba AVCI

——o——

“Hem teknik ekip hem de müşteri ile rahat iletişim kurabilmesi için firmamızda Iletişim becerisi gelişmiş yazılımcılar proje yöneticisi yapılıyor.  Süreklilik sağlamak için de tüm çalışanlara her yıl iletişim, diksiyon, çatışma yönetimi vb.. eğitimler aldırılıyor.”

Pınar Şiro Dede

——o——

“sektörel ayrımlar olacaktır ancak proje yöneticisi iyi bir koordinasyon yetisine sahip olmalıdır. kaynakların en iyi idaresi için bunu elzem görüyorum.
ayrıca, farklı proje deneyimleride etkilidir. hep aynı tip işle uğraşmak belli bir süre sonra körlüğe yolaçabilir.”

Canan Avşar

——o——

“Hocam merhaba, dün PMP sertifikamı aldım. Emekleriniz ve yönlendirmeleriniz için çok teşekkürler! Hangi özellikleri ararım sorusuna gelince, kesinlikle iletişimi kuvvetli, insan ilişkileri iyi ve tuttuğunu koparan birini ararım. Selamlar”

Tuğba Topal – TTNET

——o——

“Bir Proje Yöneticisi pozisyonu için öncelikle daha önce yürüttüğü projeler, edindiği tecrübeler ve bunlardan çıkardığı dersler üzerine oldukça detaylı görüşme yapılmalıdır. Eğer, teslim edilmesi düşünülen projelerin yapısı, müşterisi ve sözleşme koşulları, adayın tecrübelerine uygun olabileceğini düşünülürse, mutlaka yetkinlikler bazında analiz yapılmalıdır. Özellikle, müşteri odakllılık, iş sonuçlarına odaklılık, liderlik ve takım kurma yetkinlik seviyesinin belirlenmesi gelecek performansı için önemli sinyaller verir. Eğer aday ile görüşme sonrası pozitif bir tablo ortaya çıkarsa mutlaka referans araştırmasını yapılmasını tavsiye ederim.”

Sedef Karagöz

——o——

” %30 teknik bilgi, %40 hızlı düşünme ve %40 çabuk karar verebilme yeteneği..”

Sunay Mutlu

——o——

“projenin müellifi eğer onun yöneticisi de olmuyorsa o proje için kılımı kıpırdatmam. Yani, projeyi yönetecek adam, o projenin müellifinden başkası olmamalıdır. Harc-ı alem, vaka-yı adiye, standart iş-oluş, vb. için bahsedilen bir proje için ise temel fizik ve matematik bilgisini beğendiğimi işe alırım. Başka bir kriter gözetmem.”

Tahsin Yılmaz

Uzman Görüşü

PMBOK®’ta hemen hemen tüm süreçlerin içinde uzman görüşlerinden bahseder. Başlatma, planlama, yürütme, kontrol ve kapanış süreçlerinin sadece proje yöneticisinin tek başına yapması beklenmemelidir. Bu süreçlerde mutlaka işlerinin uzmanı olan insanlara danışmak ve onların da desteğiyle projeyi yönetmenin öneminden bahseder. Malum, akıl, akıldan üstündür.

Çok güzel bir hikaye vardır.

Bir adam, ölüm yatağında, üç oğluna 17 devesini bırakmış ve büyük oğluna develerin yarısını, ortanca oğluna develerin üçte birini, en küçük oğluna da develerin dokuzda birini vasiyet etmiş.

Üç kardeş vasiyeti yerine getirmek istediklerinde büyük bir sorunla karşılaşmışlar. Develeri vasiyete göre pay etmek imkansızmış. Ne yapmaları gerektiği öğrenmek için köyün bilge dedesine başvurmuşlar. Dede, problemi dinledikten sonra önce sakalını sıvazlamış, hafifçe gülümsemiş ve bahçeye çıkıp, kendisine ait olan bir deveyi çocuklara hediye etmiş.

Çocuklar bu hareketi başlangıçta anlamamışlar. Dede: “şimdi artık 18 deveniz var. Babanızın vasiyetini yerine getirin artık” demiş.

En büyük kardeş, 9 deve almış, ortanca kardeş 6 deve almış, en küçük kardeş 2 deve almış.

9 + 6 + 2 =17

Artan deveyi de dedeye geri vermişler…

Farklı görüşlere açık olmak, çözülmesi zor gözüken pek çok problemi kolaylaştırabilir.

Tipi

Chicago “Çalışkan Kent” diye ün yapmıştır; özellikle belediyede hemen her türlü iş zamanında yapılır, çöpler düzenli toplanır, caddeler iyi temizlenir ve diğer belediye işleri savsaklanmaz. Şubat 1978’de Chicago şiddetli bir kar fırtınasına yakalandı. Kentin kar sorumlusu işlerin altından kalkamadı diye eleştirildi.

Efsanevi Belediye Başkanı Richard J. Daley’in ölümünden sonra yerine geçen Michael A. Bilandic hava koşullarının ani değişimiyle kentin bir daha böyle kötü bir sürprize yakalanmamasını sağlamak konusunda kararlıydı.

Nisan 1978’de Bilandic bir komisyon kurarak benzer bir durumda kar fırtınasıyla nasıl mücadele edileceğinin bir planının çıkarılmasını istedi. Komisyonun başkanlığına getirilen avukat Kenneth Sain deneyimli bir yerel yöneticiydi ve 1977’deki istifasına kadar Daley ve Bilandic’le birlikte çalışmıştı. Bir dizi araştırmadan sonra Sain kentin karla mücadelesini yapacak yeni firmasının seçildiğini ilan etti; uzun yıllardır bu işi yapan Barton-Aschmann Asociates yerine başka bir firma ile anlaşma yapılmıştı.

Aralık ayının ilk günü Chicago’ya yağan kar yaklaşık 30 santimetreyi bulmuştu. Sonra kar yağışı daha da arttı ve kar kalınlığı bazı bölgelerde 45 santimi geçti. Tam o sıralarda, 23 Aralıkta da komisyon 23 sayfalık son raporunu yayımladı ve belediye firmaya 90 bin dolar ödeme yaptı. Rapor güya bazı önlemler ve malzeme alımını içeriyor ve karla mücadele açısından izlenecek yeni politikalar öngörüyordu. Caddeler ve meydanlar hızla temizlendi ve karla nasıl başa çıktık diye herkes sevinçle birbirini kutladı.

Yılbaşı gecesi yine kar yağdı ve kalınlığı 30 santimi bulunca kentin sorunları da yine baş gösterdi. Temizlik ve Sağlık Müdürü Emmit Garrity yönetimindeki çalışmalar ciddi eleştirilere maruz kaldı, çünkü karla mücadele programının öngörüleri çerçevesinde yollardaki araçların çekilerek karın temizlenmesi bir haftayı bulmuştu. Çalışmalar en sonunda tamamlanmıştı ama bu arada 12 Ocak günü de kentin tarihindeki en büyük kar fırtınası kapıya dayanmıştı.

14 Ocak 1978 tarihli Chicago Tribüne gazetesinin manşeti “TİPİ…” idi. Son üç gün içinde kente yağan karın kalınlığı 70 santime yaklaşmıştı. Şiddetli kar yağışı, soğuk ve hızı saatte 80 kilometreyi aşan rüzgar kentteki yaşamı felç etmişti. Uluslararası O’Hare Havaalanı kapandı ve kent içi trafik durdu.

Olağanüstü durum ilan eden Belediye Başkanı Bilandic arabaların yollardan çekilmesi çağrısı yaptı. Arabaların okulların bahçelerine ve park alanlarına çekilmesini isteyen Blandic karların temizlenmesi için yolların boşaltılması gerektiğini belirtiyordu. Belediye başkanının istekleri polis tarafından zorla uygulanacak ve yollarda bırakılan arabalara ceza kesilecekti.

Ancak Bilandic’in park alanı olarak kullanılmasını önerdiği 103 yerden çok azı karlardan temizlenmiş ve halkın kullanımına uygun durumdaydı. Arabalar kar tepelerinin altında kalmış ve kar temizleme makineleri caddelerden geçemediği için yan sokaklar iyice kardan geçilmez duruma gelmişti. Park alanlarıyla ilgili kendisine yanlış bilgi veren görevlileri cezalandıran Bilandic halktan özür diledi.

Ayrıca yollardaki karla başa çakacak miktarda araç da yoktu. Çevredeki kentlerden araç ve personel yardımı istendi. Yardım çağrısına Quebec’ten bile yanıt geldi ama Chicago’daki görevliler kendilerinin kullanılmadığını iddia ettiler. Hiçbir şey yapmadan saatte 57 dolar para alıyorlardı. İşlerine arabalarıyla gidemeyen halk toplu taşım araçlarına yöneldi. Otobüs sistemi de özel arabalardan daha iyi durumda değildi. Caddelerin birçoğunda ancak bir şeritten trafik işleyebiliyordu.

Otobüs tarifeleri bir kenara bırakıldı, üç saate kadar gecikmeler meydana geliyordu. Trenler düzensiz de olsa çalışıyor ama sık sık sorun çıkıyordu. Kentteki raylı sistem de felç olmuş, onlara elektrik sağlayan sistem de göçmüştü. Gerekli bakım yapılmadığı ve ihtiyaç duyulan malzemeler daha önce sağlanmadığı için zaten iki hat daha önceden iptal edilmişti. En sonunda tek bir hattın kardan temizlenmesi becerilerek kısmen hizmete sokulması başarıldığında kar fırtınası da hafiflemişti. Ama bu arada kentteki kar kalınlığı da iki metreyi geçmişti. Yaşlılar evlerinde hapis kaldılar.

Karda yürümeye çalışan birçoğu kayarak düşmüş ve sakatlanmıştı. Çöp toplanması durmuştu. Ayın son günü geldiğinde kentin merkezi ve çevresi hala kardan temizlenememişti. Belediye Başkanı Bitandic karla mücadelede yardıma ihtiyacı olanlar için bir telefon hattı kurmak istedi ama 5.5 milyon nüfus için elinde sadece bir numara vardı. Belediye Başkanının kurduğu komisyon o kadar laf üretmişti ama kent tipiyle başa çıkacak gibi görünmüyordu.

Tüm bunlar olurken Bilandic çeşitli radyo ve televizyon programlarına çıkarak halkı sakinleştirmeye ve yapılabilecek her şeyin yapılmakta olduğuna ikna etmeye uğraşıyordu. Editörlere gönderilen ilk mektuplar kara yenik düşen kentte belediye başkanının istifasını istiyordu. 19 Ocakta halk Sain komisyonunun hazırladığı planı görmek istedi.

İstemeden de olsa belediye planı basına verdiğinde kıyamet koptu; 23 sayfalık raporda genel hatlarıyla bir şeyler söyleniyor ve ardından da çalışanlar işverenlerinin emirlerine uygun davranmalı, karla mücadele sorumlularıyla ilişki kurulmalı gibi çok basit öneriler ve bazı formların nasıl doldurulacağını gösteren örnekler yer alıyordu.

Karları eritmek için tuz atılacak ve temizlenecek güzergahları gösteren 184 harita vardı ama belediye bu haritaların komisyon tarafından yapılmadığını zaten daha önce belediyedeki uzmanlar tarafından yapılmış olduğunu açıkladı. Rapor ne belediyenin park alanlarını belirtiyordu, ne de alınması gereken yeni makinelerden söz ediyordu.

En ciddi suçlama ise Anthony Mazza adında bir kar işçisinden geldi; Mazza komisyon raporunun kendisinin 1973’te hazırladığı master tezinin bir kopyası olduğunu iddia ediyordu. Tüm rapor tam bir rezaletti ve Belediye Meclisi Kenneth Sain’e ödemeyi durdurmaya karar verdi. Ancak bu noktada Sain ile Belediye Başkam Bilandic arasındaki işbirliğinin ve anlaşmanın sadece bundan ibaret olmadığı açığa çıktı.

Emniyet örgütünün bomba ve kundakçılıkla uğraşan bölümünün de yeniden düzenlenmesi için hazırlatılan bir rapor daha vardı. Bir üçüncü rapor da polis ve itfaiye arasındaki işbirliğinin nasıl olması gerektiğini ele alıyordu. Sonuçta toplam olarak Sain belediye için 9 rapor hazırlamış ve karşılığında 242 bin dolar almıştı. Tabii skandal Bilandic’i güç durumda bıraktı ve itibarı zedelendi.

Şubatta yapılan aday belirleme toplantısında Demokrat Parti içindeki rakibi Jane Byrne karşısında kaybetmesi için iki hafta önce yaşanan felaketin ve rezaletin hatırlatılmasına bile gerek kalmadı. Böylece 1978 kışında Sain ve şirketinin karla ilgili olarak Chicago’da yaptığı en etkili iş Belediye Başkanı Michael Bilandic’i karın içine gömmek olmuştu.

 

Lider

* Gününün %50-%75’ini işleriyle ilgili en temel 3-4 konuya ayırırlar

* Hem kendi hem de ekibinin zamanlarının ve enerjilerini en iyi nasıl kullanacağını planlarlar

* Geleceğe odaklanır ve strateji geliştirirler

* Ekip üyelerinin ve organizasyonun nasıl gelişmesi gereketiğini sorgular

* Ekip için ulaşılabilir hedef koymanın öneminin farkındadır

* Değişiklik önerilerine açıktır ve değişimin olması için ekibi motive eder

* Değişimin yapılacağı sürece ekibi dahil eder

* Kendisi ve ekibi için düzenli olarak, organizasyona hangi değerleri kattığnı sorgular

* Ekip içinde iletişimin önemini bilir ve destekler

* Hata yaptığında bunu kabullenir ve kendini geliştirmek için çaba sarfederk, takımına örnek olur

* Başarısızlık halinde ekip içinden birilerini suçlamak yerine nasıl ders alınması gerektiğini ekibine öğretir

* Dışarıdan gelecek tepkilere karşı ekibini korur

* Lider yaratır

Kaptan William Bligh

Popüler kültür William Bligh’ı mürettebatına işkence eden, gaddar ve sadist bir kaptan olarak gösterir. Komuta ettiği ikinci geminin mürettebatının da isyan etmesi, New South Wales kolonisinin başındayken de bir isyan çıkması, kaptanla ilgili bu inancı daha da güçlendirmiştir. Kaptan Cook’un keşif gezilerine olan katkıları, Bounty’yle yaptığı 3.600 millik seyahat ve Fiji adalarının keşfi gibi başarıları da göz ardı edilir.

Kaptan William Bligh, Bounty’nin İngiltere’den Tahiti’ye yaptığı yolculukla sonsuza dek hatırlanacaktır. Bu yolculuğun amacı, kolonilerdeki köle sahiplerine zenci kölelerin yemeleri için ucuz ve besleyici ekmek yapmakta kullanılmak üzere bitki tohumları götürmekti. Sağlık koşullarının kötülüğü, ağır disiplin ve mantıksız çalışma saatleri mürettebatın Fletcher Christian liderliğinde ayaklanmasına neden olmuştur. Eğer hakkında söylenenlere inanılırsa Bligh için hak ettiğini bulmuş da denilebilir.

Gerçeklere daha yakından bakılacak olursa, bunun pek de doğru olmadığı görülecektir.

Majestelerinin gemilerinde yaşam 18. yüzyılda çocuk oyuncağı değildir. Yeterli gıda olmaması normal, hastalıklar yaygındı. Sıkı disiplin her gemide vardı ve cezaların sertliği üç aşamalıydı: Bir düzine kırbaç, elli kırbaç ve iki yüz kırbaç. Üçüncüsü ölümcül bir cezaydı. Gemide kadın olmaması, tehlikeli sular, acemi denizciler işi zorlaştırıyordu. Bu şartlarda tabii ki sert disiplin kuralları uygulanacaktı.

Bounty’nin yolculuğu aslında sıra dışıydı, çünkü hemen hiç ciddi bir sorun görünmüyordu. Kayıtlara göre tek bir hastalık vakası bile görülmemişti. Kabul edilmeli ki, Bligh zamanının en iyi kaptanlarından biriydi. Denizdeki koşullar ne olursa olsun, mürettebatını hayatta tutabilecek yeteneğe sahipti. Kırbaçlama olaylarına gelince, o zamanlar bu yöntem hemen hemen her gemide kullanılırdı. Kayıtlara göre Tahiti’den ayrılana dek gemide bir sorun görülmemişti.

Bligh böyle bir yolculuğun normal yolculuklardan daha stresli olduğunu biliyordu. Kaptan Cook ile çıktığı seferlerden deneyimliydi. Bu zorlu seferde ise tayfalarının pek üzerine gitmemeye karar verdi. Ancak güvenlik ve görevin başarılmasının tehlikeye girdiği durumlarda sertleşebilirdi. Bligh bir kaptan ve mürettebatı arasındaki sosyal uzaklığı da aşmıştı. Gemi yönetiminde olmayan mürettebat da zaman zaman kaptanla yemeğe davet edilirdi. Gemi mürettebatında bir muhasebeci olmadığından kaptan bu işi de yapardı ve istediklerine fazladan para verirdi. Nihayet geminin Tahiti’de geçirdiği beş ay sona ermişti. Beş ay bir gemi için uzun bir süreydi ancak Bligh mürettebatın sakinleşebilmesi için süreyi uzun tutmuştu.

Bu faktörlerin tümü bir araya geldiğinde Bligh’in gemi yönetimi işini çok gevşek tuttuğunu söylemek bile mümkün. Kaptanın bu yumuşaklığı, her zaman sert muamele görmeye alışık ve bu beklenti içinde olan gemicilerin ona karşı saygısının azalmasına neden oldu. Böyle bir adamın kaptanlık görevlerini yerine getirip getirmeyeceğinden bile şüphe duyulmaya başlandı. Tahiti’ye kadar mürettebat çok iyi bir iş çıkarmıştı. Tahiti’de ise sanki cennetteydiler.

Yolculuğun devam eden ayağında mürettebat, kolay bir yolculuk ve uzun bir tatilden sonra fazla rahatlamıştı. Taşıdıkları yük yüzünden kendilerine kalacak yer azalmış olan gemiciler, biraz da şımarıklık nedeniyle isyan etti. Liderler, daha önce kırbaçlananlarla kaptana ve gemiye borçlanmış olanlardı.

Bligh’ın iyi bir adam olması ve adamlarını gözetmesi geri tepti ve ayaklanmaya neden oldu. Daha sonra resmi bir araştırma yapıldı ve Bligh’ın ayaklanmada hiçbir suçu olmadığına karar verildi. Ancak adamlarını aşağılayıcı sözler ettiği kabul edildi.

Bligh adamlarını gözetmeyip alıştıkları gibi davransaydı, gemisinin kontrolünü kaybetmez ve görevi başarıyla tamamlardı.

 

MS Project 2010’da Timeline

Aşağıda bir proje planı örneği yer almaktadır.

Gantt Chart görüntüsünün hemen üzerinde yer alan “TIMELINE” görüntüsüne dikkat.

Bu görüntü, projenizin içinde sizin için önemli olan faaliyetleri ve/veya kilometretaşlarını gösterme özelliğine sahiptir.

Öncelikle, “TIMELINE” görüntüsü nasıl açılır?

View menüsüne tıkladığınızda araç çubuklarının arasında (sağa doğru) Timeline Checkbox işaretlemeniz gerekir.

Bundan sonrası çok kolay.

Sizin için önemli olan herhangi bir aktiviteye/kilometretaşına iki kere tıklayıp, Bilgi Penceresini açın. Açılmışı aşağıda…

Yukarıda görüldüğü gibi Display on Timeline Checkbox işaretlediğinizde bu aktivitenin izdüşümü TIMELINE görüntüsü üzerinde gözükecektir.

PDF Formatında çizimli anlatım için

 

Risk Yanıt Planlarının Oluşturulması

Risk Yanıtlarının Planlanması, fırsatları çoğaltmaya ve proje hedeflerinin karşı karşıya olduğu tehditleri azaltmaya yönelik seçenekleri ve eylemleri geliştirme sürecidir. Bu süreç, Niteliksel veya Niceliksel Risk Analizinin Yapılması sürecinden sonra yürütülür.

Süreç, üzerinde anlaşılan ve finanse edilen risk yanıtlarının her biri için, sorumluluk üstlenecek bir kişinin (“risk yanıtı sahibi”) belirlenmesini ve atanmasını da içerir.

Risk Yanıtlarının Planlanması sürecinde, riskler önceliklerine göre ele alınır ve gereken kaynaklar ve aktiviteler, bütçeye, zaman çizelgesine ve proje yönetimi planına eklenir.

Neye İhtiyacımız Var? (Girdiler)

Risk Listesi

Risk Yönetim Planı

Nasıl Yapılır? (Araç ve Teknikler)

Tehditler için kullanılabilecek stratejiler;

  • Kaçınma
  • Devir
  • Azaltma
  • Kabul Etme

Fırsatla için kullanılabilecek stratejiler;

  • Yararlanma
  • Paylaşma
  • Geliştirme
  • Kabul Etme

Ortaya Ne Çıkar? (Çıktılar)

Bu çalışmanın sonunda projedeki risklere karşılık geliştirilecek stratejiler belirlenmiş olur.

Proje Yönetim Planı detayında kapsam, zaman çizelgesi, bütçe, kalite planları, insan kaynağı ihtiyacı, iletişim ve/veya tedarik gibi bütün bilgi alanlarında tekrar güncellemeler yapmak gerekebilir.

Proje Yönetiminin İçselleştirilmesi ve Uygulamaya Geçiş

Eğitimlerin içselleştitirilmesi zor bir konudur. Bir takım alışkanlıklar senelerdir süre gelmektedir ve bir gün birisi çıkıp, size “bu zamana kadar yaptıklarınızı artık farklı şekilde yapmanız gerekir” diye nasihat eder.

İçimizden nasihatin doğru olduğunu biliriz ama bunu hayata geçirmek nasıl olacaktır, bu nokta muallakta kalır.

Yetişkinlerin eğitimiyle ilgilinenen alana Andragoji adı verilmektedir. O linkteki yazımda yetişkinlerin “Eğitim”e bakış açıları açıkça görülmektedir.

Hem Andragoji’den yola çıkarak, hem de kendi verdiğim eğitimlerin, şirketlerde hayata geçtiğinden emin olmak için ben de bir yöntem buldum.

Yöntem basit; Eğitimin en sonunda bir ödev veriyorum:

“Bu eğitimde ele aldığımız proje planlama adımlarını, şirketinize döndüğünüzde bu eğitime katılmamış bir başkasına anlatarak ve  yeni bir proje ele alarak, tekrar yapın. Benim yaptığım gibi siz de o diğer arkadaşa anlatın ve planı el birliğiyle hazırlayın. Sonunda çıkan planların önüne geçip, fotoğraf çektirin ve bana bu fotoğrafları yollayın, ben de web sayfamda yayınlayayım.”

Yetikinlerde öğrenmenin pekişmesi YAZMAK ve ANLATMAK çok önemlidir. Yazma işini zaten eğitimlerde birlikte yapıyoruz, bir tek anlatmak kalıyor. Onu da ödevle hallediyoruz. Böylece bir kişi hem yazmış, hem dinlemiş, hem anlatmış hatta konuyla ilgili büyük ihtimalle detaylı tartışmış oluyor ki hem bilgi birikiminin yayılması, hem de önerdiğimiz PY mantığının akla daha iyi oturması için bunun gerekli olduğunu düşünüyorum.

Peki ödevler geliyor mu diye merak ediyorsunuz. Açıkçası 2011 senesinde ödev için harcanan gayret geçen senelere göre çok daha iyi.

 

 

Proje Yönetimi Kurumsallık Gerektirir

Küçük firmaların hızlı bir şekilde büyüdüğüne çok fazla tanık oldum. Bu büyüme sürecinde önemli sorunlar yaşanıyor ve ne yazık ki sorunların yaşandığı bir konu da tabi ki Proje Yönetimi…

Şirketteki büyüme, yeni bir iş almayla, yeni bir pazar açılmayla birden bire olabilir; Bunu önceden patronun kestirmesi de kolay değildir. İş hacminin genişlemesiyle birden ekip sayıları artar, ekiplerin başına yönetici olarak yeni insanlar gelir ve amatör ruhla yürütülen pek çok iş, daha profesyonel yönetilmek zorunda kalır.

Amatör ruhtan, kurumsallaşmaya doğru giden şirketlerde en çok dikkatimi çeken şu olmuştur; Bir çekirdek kadro vardır. Bu insanlar, şirketin sahibiyle iyi zamanda, kötü zamanda bir arada olmuşlar ve o şirketin kurulmasından bugünlere gelmesine kadar çok emek harcamışlardır. Fakat büyüme kaçınılmaz olunca artık yeni insanlar aralarına katılmıştır, yeni iş yapma şekilleri önerilmektedir. Patron da eskisi gibi her an o çekirdek kadroyla bir arada çalışan kişi değildir; Kurumsallaşma gereği daha stratejik kararlar vermesi gerektiği için o çekirdek kadroyla ara açılmaya başlamıştır.

“Proje Yönetimi” de pek çok şirkette “eski köye yeni adet” olarak anılır. Çekirdek ekip, işlerin hala eski yöntemlerle gitmesini ister. “Keşke herşey eskisi gibi olsa, küçüktük ama mutluyduk” ifadesi dillerinin altındadır ama söylemeleri mümkün değildir. Her örneklerinde “biz Ali Bey (patronu kastederek) ile 1 ayda şöyle şöyle işler becerdik, hey gidi günler… bu masada oturanların çoğu yoktu hatta bunlar o sırada şortla geziyordu :)” der gibi örnekler çıkar ağızlarından…

Evet, vaktiyle herşey çok güzeldi ama rekabet, pazar şartları, müşteri sizin mutlu günlerinizle pek ilgilenmiyor. Bir şekilde değişmek kaçınılmaz. Zor belki ama çok hızlı biçimde bu gerekli. En iyisi bu süreci hızlıca kabullenip, gereğini yapmak. Yenilerin ve büyüme hedefi koyan üst yönetimin işini kolaylaştırmak adına eskilere çok daha fazla görev düşüyor çünkü bilgi, tecrübe eskilerde mevcut. Bu bilgi birikimi, yenilere aktarılmaz ise ve sadece eski günlerle övünerek, zaman harcanırsa rekabetten dolayı bir zaman sonra övünecek bir şirket de kalmayabilir. Bu yüzden, büyümek istiyorsak, kurumsallaşmalı, kurumsallaştıkça da Projeleri kurallarına göre yönetmeliyiz.

Eğitim Salonlarımızdan Yararlanabilirsiniz

Taşındığımıza dair bilgiyi önceki yazılarımda paylaşmıştım.

Yeni yerimiz yine Ataşehir’in içinde ve Ataşehir Tapu Dairesinin olduğu binadayız.

Yeni yerimizde toplam 6 adet eğtim salonumuz var ve bu salonlarımızdaki masalarımızı farklı kombinasyonlarla 15 kişilik U düzeninden, 60 kişilik tiyatro düzenine kadar değişik biçimlerde kullanabiliyoruz.

Eğitim salonlarımızda sürekli çay ve kahve hizmeti, bütün odalarda internet, kafeteryamızda dinlenme ve TV seyretme imkanı, binanın altında 3 katlı otopark  gibi imkanları da yeni yerimizde verebiliyoruz.

Bütün açık kurslarımızı rahatlıkla sunabileceğimiz yeni yerimizde ayrıca firmalara da salon kiralama hizmetine başlıyoruz.

Otel ve bu işi profesyonel yapan pek çok kuruma göre daha uygun fiyatlarımızla ilgili bilgi almak için irtibat bilgilerimiz aşağıdadır.

Tel: 0216-456 60 50

e-mail: info@projeyonetimi.com