- Başkasının söylediği herşeye hemen inanmayın. Kendiniz araştırın ve mümkünse işin başında durun.
- Güçlü bir sponsoru olmayan ve başarıya ulaşması zor olduğu düşünülen projelerden uzak durun.
- Projedeki varsayımların daha sonra karşınıza risk olarak çıkacağını unutmayın.
- Projenin en başında, ortaya çıkacak ürünün detay özelliklerini düşünmekle zaman kaybetmeyin.
- İhtiyaçları karşılamayacak çözümler, tanımlamaya kalkmayın.
- Müşterilerin beklentirini yönetmeniz gerektiğini unutmayın.
- Takım üyelerine işlerinin sonunda teşekkür etmeyi unutmayın.
- Hiç bir zaman mızmızlanmayın. Bir lider asla mızmızlanmaz ve bir mızmız asla lider olamaz.
- Güvenilirliğinizi sarsmayın.
- Güvenilirliğin, dürüstlük, kendini adama, sözünde durma ve icra kudreti ile ortaya çıktığını unutmayın.
- Projelerin başarısızlığında insanların birince etken olduğunu unutmayın.
- Ekibi eğitmenin ve güçlendirmenin genel bir yönetim fonksiyonu olduğunu unutmayın.
- Başkalarının sizin tutum ve davranışlarınızı etkilemesine izin vermeyin. Zorluklarla karşılaştığınızda mantıklı davranmayı unutmayın.
- Proje işlerinizde çalışırken eğlenmeyi unutmayın.
- Proje Yönetiminin biraz sanat biraz bilim olduğunu unutmayın.
Category: Proje Yönetimi
Proje Yönetiminin Hakettiği Saygı
Projeniz Yaşıyor mu?
Aşağıdakilerden hangisi üst yönetimin projenize olan ilgisini en iyi anlatır?
- Hiç ilgileri kalmadı
- Ortalamanın altında ilgi var
- Ortalama ilgi var
- Ortalamanın üstünde ilgi var
- Yüksek ilgi ve katılım var
Projenin hedeflenen bütçesine göre şimdiki durum nedir?
- Bütçenin çok üstünde
- Bütçenin bir miktar üstünde
- Bütçesinde ilerliyor
- Bütçenin bir miktar altında
- Bütçenin çok altında
Projenin hedeflenen süresine göre şimdiki durumu nedir?
- Zaman planının çok gerisinde
- Zaman planının bir miktar gerisinde
- Zamanında ilerliyor
- Zaman planının bir miktar ilerisinde
- Zaman planının çok ilerisinde
Projenizin kurumunuza kazandıracağı karlılıkla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi daha doğrudur?
- Proje, şirket karlılığını uzun yıllar sonra etkileyecek
- Proje, şirket karlılığını 1-2 yıl içinde etkileyecek
- Proje, şirket karlılığını 6 ay- 1 yıl içinde etkileyecek
- Proje, şirket karlılığını 3 ay – 6 ay içinde etkileyecek
- Proje, şirket karlılığını 3 aydan önce etkileyecek
Projenizin, kurumsal stratejik hedeflere uyumluluğu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi daha doğrudur?
- Stratejik hedeflerle hiç bir ilgisi yok
- Stratejik hedeflere az hizmet ediyor
- Nötr
- Stratejik hedeflere fazla hizmet ediyor
- Çok açıkça kurumun stratejik hedeflerine yönelik bir proje
Verdiğiniz puanları toplayın.
Toplam: 18’den büyükse proje çok sağlıklı.
Toplam: 13-18 arasında ise yaşıyor ama egzersize ihtiyaç var.
Toplam: 13’den küçükse suni teneffüse başlayın, proje elden gidiyor.
Başarılı Proje için 10 Basit Adım
1– Projeniz için Yönetim ve Paydaşlarınızı projeye dahil edin.
2- Hedefleri ve Kapsamı belirleyin ve açıkça izah edin.
3- Kesinlikle yazılı bir planınız olsun.
4- Planı proje ekibine anlatın ve destek isteyin.
5- Beraber çalışması gerekenleri organize edin.
6- İletişimi yönetin.
7- Tedarikçilerinizi yönetin.
8- Riskleri belirleyin ve belirli dönemlerde ekiple gözden geçirin.
9- Kontrolün nasıl yapılacağını belirleyin ve ekip üyelerini bilgilendirin.
10- Projeyi kapatma işlemlerini mutlaka tamamlayın.
Enerji Sektöründe Proje Yönetimi

İstanbul Kurumsal Gelişim olarak Türkiye’de bir ilke daha imza attık ve “Enerji Sektöründe Proje Yönetimi” konulu ilk açık kursumuzu gerçekleştrdik. Enerji sektöründen farklı firmaların katılımcıları ile temelde aşağıdaki konular incelendi.
Genel Bakış
- Yenilenebilir Enerji
- Yenilenebilir Enerji Türleri
- Dünya ve Türkiye Enerji Piyasası
- Büyüme ve Enerji İhtiyacı
- Türkiye’de Yenilenebilir Enerji Potansiyeli
- Dünya’da ve Türkiye’de Yenilenebilir Enerji Politikaları
Rüzgar Enerjisi
- Rüzgar Enerjisi Sektörü
- Rüzgar ve Özellikleri
- Rüzgar Ölçümü
- Rüzgar Türbini ve Komponentleri
- Şebeke Bağlantısız ve Şebeke Bağlantılı Rüzgar Enerjisi Sistemleri
- Rüzgar Enerjisi Sistemi Komponentleri
- Rüzgar Elektrik Santrali
- Rüzgar Elektrik Santrali Proje Planlama ve Yönetimi
- Rüzgar Elektrik Santrali İşletme ve Bakım
- Denizüstü (Offshore) Rüzgar Elektrik Santrali
- Rüzgar Enerjisi Sistemlerinin Ekonomisi ve Finansmanı
- Rüzgar Enerjisi Hukuki Süreçler
- Rüzgar Enerjisi ve Çevre
- Binaya Entegre Rüzgar Enerjisi (BERE) Sistemleri
Güneş Enerjisi
- Güneş Enerjisi Sektörü
- Güneş Pili (PV)
- Şebeke Bağlantısız ve Şebeke Bağlantılı Güneş Pili Sistemleri ve Komponentleri
- Güneş Pili Elektrik Santrali Proje Planlama ve Yönetimi
- Güneş Pili Elektrik Santrali İşletme ve Bakım
- Diğer Güneş Enerjisi Teknolojileri; Konsantre Güneş Enerjisi (CSP) Sistemleri
- Güneş Enerjisi Sistemleri Ekonomisi ve Finansmanı
- Güneş Enerjisi Hukuki Süreçler
- Binaya Entegre Güneş Enerjisi (BEGE) Sistemleri
Geleceğe Bakış
- Enerji Verimliliği
- Yeşil Sertifikalar
- Karbon Kredileri
- Gelecekte Yenilenebilir Enerji
- Yeni Teknolojiler
Projeler Başlar…
msproject@yahoogroups.com üyesi olanlar bilir; Her 10 veya 15 günde bir Türk medyasında “Proje” kelimesi kullanılarak, yapılmış haberlerini yayınlıyorum. Buna uzun bir zamandır devam ediyorum ve benim de gördüğüm kadarıyla ülkemizde “Proje” kelimesi her geçen gün daha fazla hayatımıza giriyor.
Haberlerin önemli bir bölümüne girip, bakıyorum; Başlangıçları o kadar şaşalı, ihtişamlı oluyor ki bu proje o bölge insanı için çok iyi olacak diye düşündürtüyor. Bazı projelerin tanıtımları bizzat belediye başkanları, valiler veya bakanlar tarafından lüks otellerde gerçekleştirilirken, bazı projelerin başlangıcını kutlamak amacıyla mehteran takımı bile ortamda bulunuyor. Kutlama aslında sonda olması gerekir ama “biz baştan kutlayalım, bakarsın proje bitmez bari kutlamadan geri kalmayalım” diye düşünülüyor herhalde…
Tabi bazı projeler de öyle abartılıyor ki, haberi yayınlayan medya sanki Türkiye’ye çağ atlatacak bir proje haberi veriyor. Meşhur “Koy Sepete Projeleri”; Belediye Başkanı, bir fırına gider, fırına bir vitrin yerleştirilmiştir. Normal ekmeğini alan bir vatandaş gönlünden koparsa bir ekmeği de o vitrini koyar. İhtiyacı olan bir başka vatandaş da o vitrindeki ekmeği alır. İşte o vitrinin hayırlara vesile olması için bir açılış düzenlenir. Nihayetinde o vitrini yaptırmak, fırına yerleştirmek bir projedir. Belediye Başkanı gelir ve “Koy Sepete Projesi milletimize hayırlı olsun” diyerek, projeyi başlatır (veya tamamlar bunu ben de daha çözemedim)
Neyse, benim söyleyeceğim aslında başka bir şeydi… içimde kalan bir kaç şeyi bu şekilde dökmüş oldum…
Sonuçta hepimizin de bildiği gibi biz, bir işe çok iyi başlarız. “Başlamak, bitirmenin yarısıdır.”, “kervan yolda düzülür” gibi atasözleri” başlayalım, gerisi gelir nasılsa” yaklaşımımızı da destekler. Yazımın başlaığından da anlaşılacağı gibi, evet, projelere başlıyoruz ama acaba bu projeleri tamamlıyor muyuz? Başarı ne düzeyde acaba? 2009 yılı için aşağıdaki soruları merak ediyorum. Örneğin:
Ülkemizde 2009 için inşaat, bilgi işlem, savunma, sağlık, ar-ge projeleri için ayrılan parasal kaynağın sektör bazında toplamları nedir?
Bu projelerin % kaçı tamamlandı?
Hedeflerden sapmadan ilerleyen veya bitirilen projeler, bütünün % kaçı?
AB Projelerinin yönetiminde ülkemizde başarı oranı nedir?
Hangi sektör ve hangi firmalarda projeler daha kesin tahminlenebilirken, hangi sektörde sapmalar fazla yaşanıyor?
Projeler tamamlandıktan sonra ortaya çıkan ürünler etkin ve verimli kullanılıyor mu? Projeyi yapmaya değdi mi?
Sektör bazında projelerin geri-dönüş süreleri, iç verimlilik oranları, yatırımın geri dönüşü, projenin başlangıcındaki hedeflerle uyum sağlıyor mu? (Projenin başında bunların düşünüldüğü varsayımıyla… 🙂 )
Başarısız projelere harcanan bedeller nedir?
Başarısızlık sebepleri nelerdir?
ve daha bir çok soru sıralanabilir.
Peki yukarıdaki sorulara fima olarak, cevap verebilir misiniz? Peki departman olarak cevap verebilir misiniz? Ya da birey olarak? Bu ve benzeri sorulardan yoksun projeler yapıyorsanız, geleceği asla yönlendiremeyeceksiniz. Çünkü başarı performansınızı bilmiyorsunuz, yine hatalı tahminlerde bulunucak, yine hüsrana uğrayan projeler yapacaksınız, yine günü kurtarıp, yarına “Allah kerim” deyip, devam edeceksiniz.
Amaaan neyse, amacım içinizi karartmak değildi. Boşverin siz beni; varsa bir projeniz önce kutlayarak, başlayın….
Andragoji
Malcolm Knowles, tarafından pedagoji (çocuk öğrenimi) referans alınarak hazırlanmıştır. Knowles Teorisi “yetişkinlerin öğrenmesi için aşağıdaki başlıklara dikkat edilmelidir” der.
- Yetişkinler bir şey öğrenmek için önce bunun sebebini bilmek isterler.
- Öğrenmemnin temelinde hata yapmak vardır.
- Eğitim esnasında yetişkinler kendi kararlarını vermek isteyecektir. Bu çerçevede planlamada, uygulamada ve ortaya çıkan sonucun değerlendirilmesinde bilfiil görev almak ister.
- Yetişkinler, iş veya özel hayatlarında hızlı değişim yapacağına inandıkları şeyleri öğrenmeye açıktır.
- Yetişkinler problem merkezli öğrenmeye açıktır. İçerik, kapsam arka plandadır.
- Yetişkinler dışarıdan gelen öğretim araçlarına genellikle kapalıdır. Kendi kendilerine daha iyi öğreneceklerini düşünürler.
- Yetişkinler çoğu zaman bilmediklerini kabullenmezler veya öğretilenlerin zaten bildikleri şeyler olduğunu savunurlar.
- Teorik hayatla, pratik hayatın eşleşemeyeceğini savunarak, öğrenmeye direnç gösterirler.
- Yetişkinler öğrenmek için bütün duyu organlarını etkin olarak kullanmaları gerekmektedir. Sadece duydukları veya sadece gördükleri şeyler akıllarında kalmayacaktır. Tartışmaları, not tutmaları da gerekmektedir.
- Yetişkinler öğrendiklerini kısa bir süre içinde unutrular. Bu yüzden öğrenimin kalıcı olması için tekrar etmeleri gerekmektedir.
Koyun ile Tavuk
İş koyunu ve iş tavuğu, bir toplantıda bir araya gelmişler. Tavuk, koyuna restoran açma fikrinden bahsetmiş ve bu konuda ortak aradığını fakat hiç ortak bulamadığını söylemiş ve hemen koyuna ortaklık teklif etmiş. Koyun da fikri kabul etmeden önce tavuğa restorant’ta ne satabileceklerini sormuş. Tavuk, “Yumurtalı Kavurma” diye cevap vermiş. Tabi yine olumsuz cevap almış.
Ana Fikir: Bir işbirlikteliği yapıyorsanız, kendinizi Tavuk, karşınızdakini de Koyun zannetmeyin.
Öğrenilen Dersleri Nasıl Saklıyorsunuz? – Proje Yönetimi 2.0
Öğrenilen dersleri çıkarmak, genellikle bir projenin kapanış işlemi olarak bilinir fakat projenin belirli aşamaları tamamlandığında da yapılması gereken önemli bir işlemdir, aslında.
Projenin kapanışı esnasında bir kapanış sunumu hazırlanır. Sunumun sonlarına doğru bir sayfa da öğrenilen derslere yer verilir. Çok fazla etliye sütlüye bulaşmayan bir sayfa olur bu… “Şöyle şöyle yapsaydık, daha iyi olurdu” gibi ifadeler vardır. Sunumun tamamlanmasıyla o öğrenilen dersler de kapatılır ve bu sunumda arşiv de yerini alır. Eğer bir daha kimse bu sunumu açmazsa o oğrenilen derslerden de fayda beklenemez.
Halbuki, blog veya wiki sayfaları bu konuda inanılmaz büyük faydalar sağlayabilir. Kurum veya proje çalışanlarınıza özel (isterseniz ücretsiz) bir blog sayfası açarsınız, sadece yönetici ve takım üyelerine giriş ve takip izni verirsiniz ve her türlü gelişmeyi bu blog veya wiki sayfası üzerinden takip edersiniz.
Blog sayfalarını rahatlıkla bulabilirsiniz ama ben wiki için www.wetpaint.com u tavsiye ederim. Kullanmaya başlarsanız, bloglara göre farkı anlayacaksınız.
Projenizin adını içeren bir blog sayfası: http://projem.blogspot.com üzerinde takım üyeleri yaptıkları işleri paylaşsınlar, projedeki ilerleme kayıtlarını resim veya video ile desteklesinler. Girdikleri bilgilere anahtar kelimeler eklesinler ki bilgi ve kayıtları aramak kolaylaşsın. Yazılan her türlü bilgi, hem konusuna hem gönderene hem de zamana göre kategorize edilsin. Proje ilerleme bilgileri sadece proje yöneticilerinin değil herkesin kontrolüne ve takibine açık olsun. Yazımın başında da belirttiğim gibi özellikle Öğrenilen Dersler diye bir kategori altında takım üyelerinin edindikleri deneyimler, problemleri çözme yöntemleri, müşteri veya tedarikçi davranış ve tutumları ve daha pek çok konu kayıt altına alınıp, sonraki proje yöneticilerinin kullanımına sunulabilir.
Günümüzde sosyal ağların oluşmasına sebep olan etken WEB 2.0 olarak adlandırılıyor. Aynı yazılım platformları ile Proje Yönetimi yapmak ise Project Management 2.0 olarak biliniyor. Bu teknolojileri en kısa zamanda kullanarak, kurum içinde çok önemli değişiklikler yapabilirsiniz. Project Management 2.0’ı hemen kullanmaya başlamanızı tavsiye ederim.
Planlı Bakım Projeleri
Bundan 1,5 veya 2 sene önce yazdığım ama blog sayfama koymadığım bu yazımı bugün bilgisayarımın köşe, bucağını temizlerken buldum ve burada yer alması gerektiğini düşündüm. Esas uzun başlık aşağıdaki gibidir. Bu yazıyı PETKİM Holding AŞ’de fabrikaların bakım proje planlarını yaparken, yazmış ve o dönemde bir, iki dergide yayınlanmıştı.
Fabrikaların “Planlı Bakım Projeleri”’nde Microsoft Project’in Kullanımı ile Sağlanacak Faydalar
Fabrikalar için planlı bakımlar çok dikkatle yönetilmesi gereken ve çok dinamik bir çalışma ortamının olduğu önemli projelerdir. Bu projeleri önemli hale getiren etken, bakımın süresidir. Planlı bakım esnasında, bakımın yapılacağı fabrika üretime tamamen durdurulur ve eskiyen veya aşınan parçaların kontrolü ve değiştirilmesi, gerekli yerlerin temizliğinin yapılması eksilen yağ vb. gibi malzemelerin tamamlanması, planlı bakım projelerinde gerçekleştirilen aktivitelerin arasındadır.
Planlı bakım esnasında fabrika (belirli bir kısmı veya tamamı) duruşa geçtiğinden üretim gerçekleşmeyecek ve bir üretim kaybı yaşanacaktır. Bundan dolayı planlı bakımın en hızlı biçimde tamamlanması fabrikanın toplam üretim miktarının artması anlamına gelecektir.
Bir planlı bakım sürecini daha detaylandırmak gerekirse;
Kapsam Tanımlama ilk adım olarak düşünülmelidir. Planlı bakım projesini yönetecek olan proje yöneticisi, hangi makine ve parçalarda öncelikli bakımın yapılacağını/parça değişeceğini kapsamın öncelikli maddeleri olarak belirlemelidir. Makine ve parçalarla ilgili teknik bilgileri içeren kullanma kılavuzları bakımların hangi periyotlarla yapılması gerektiğine dair bilgiler içerir.
Bunun yanı sıra ikincil öneme sahip bakımı yapılacaklar da kapsam da yerini alır. Böylece proje esnasında aciliyeti yüksek olan makineden, düşüğe doğru bir sıralama Kapsam Tanımında netleşmiş olur.
Planlama Süreci: Bu adımdan itibaren Microsoft Project ile detaylı planlar hazırlanabilir.
Fabrika bakım süresinin olabildiğince kısa tutulması istendiğinden kaynakların önemli bir miktarı 24 saatlik takvime göre çalışırlar. Hatırı sayılır bir kısmı 16 saatlik takvimden çalışır. Küçük bir bölümü (destek birimler) ise 8 saatlik plana uygun çalışır. Bu yüzden öncelikle MS Project’te bu işleyişi içerecek takvimler tanımlanmalıdır.
Daha sonra fabrikanın duruş anı bir kilometre taşı olarak düşünülebilir fakat bakıma fiilen başlamak için gereken süreler de plana girmelidir. Örneğin, bir fırının durdurulmasından sonra soğuması, hatlardaki sıvı, buhar veya kimyasalların boşaltılması, bakım öncesi temizlik işleri gibi faaliyetler ön hazırlık aşaması olarak, düşünülmeli ve planda da bu şekilde yer almalıdır.
Plan bundan sonra daha detay aktivitelerin ve WBS yapısının oluşturulmasıyla devam edecektir. Özellikle Kapsam Tanımlamada önemi ve aciliyeti yüksek olan makine ve parçaların demontajları, atölyelerde bakımlarının yapılması, değişikliklerin gerçekleştirilmesi, tekrar monte edilmesi, testlerinin yapılması ve devreye alma gibi süreçler, ekipmanlar bazında tek tek detaylı olarak belirlenecek faaliyetlerdir. Faaliyetlerin detaylandırılması önemli avantajları vardır. Bu sayede işlerin sorumluları netleşecek, malzeme ve eleman gereksinimi daha kolay tahmin edilecektir.
Bir sonraki adımda Microsoft Project ile fabrikadaki mevcut kaynakları bakım projesine atama işlemi yapılacaktır. İlgili planlı bakım için değişmesi gereken parçaların neler olduğu önceki deneyimlerden veya kılavuzlardan bakılarak atanmalıdır. Böylece aktivitelere insan kaynağının yanı sıra malzeme kaynağı da atanmış olur ve planlı bakım maliyetinin daha doğru çıkarılması sağlanır. Kaynak atamalarının neticesinde planlı bakımın eldeki mevcut kaynaklarla ne kadar sürede ve kaça bitirilebileceğine dair sonuçlar ortaya çıkar. Eğer, ortaya çıkan süre, fabrikanın planlı bakım için ayırdığı süreden fazla ise proje yöneticisi dış kaynak, fazla mesai gibi seçenekleri de plana dahil etmek zorunda kalacaktır ve proje yönetimi açısından süre, maliyet, kapsam üçgeni arasında bir dengeleme yapması gerekecektir.
Planı hazırlanan bir bakım projesinde MS Project’ten şu bilgilere ulaşılabilir.
- Planlı bakım süresi, başlangıç ve bitiş tarihleri
- Planlı bakımın toplam maliyet ve toplam adam(makine)*saat değerleri
- Aktiviteler arasındaki öncüllük ve ardıllık ilişkisi
- Kaynaklara atanan iş yükleri ve toplam yaratacakları maliyetler
- Kaynakların bugün/yarın/bu hafta/bu ay vb. yapmaları gereken işler listesi
- Periyodik (Günlük/Haftalık/Aylık) nakit akışı
- Herhangi bir aktiviteye atanan kaynakların detaylı maliyetleri veya efor bilgileri
- Herhangi bir kaynağa atanan işlerin detaylı zaman programı, maliyet ve efor bilgileri
- Projenin Kritik Yolu
- Mevcut insan kaynağı miktarı ile gerekli olan insan kaynağı miktarı ve aradaki fark
- Planlı Bakım esnasında gerekecek malzeme miktarları ve bunların tahmini maliyetleri
- Mekan / Ekipman / Sorumlu Birim gibi projeye özel yapılacak ek tanımlamalarla aktivitelerin gruplanması veya filtrelenmesi
Bu bölüme kadar “Planlı Bakım Projesi”’nin Microsoft Project programında planlanmasıyla elde edilebilecek bilgilerin neler olduğu incelendi. Bundan sonra da projenin fiilen yürütülmesi ve kontrolü ile ilgili Microsoft Project’ten elde edilecek veriler incelenecektir.
Uygulama – Kontrol Süreçleri: Planlı Bakım Projesi’nin tüm detayları çıkarıldıktan sonra projenin nihai (referans) planı Microsoft Project üzerinde kaydedilir. Bundan sonra “fiilen duruş” ile planlı bakım aktiviteleri gerçekleştirilmeye başlanır.
Planlı Bakım Projelerinde genellikle kaynaklar 3 vardiya (24 saat) esasına göre çalıştıklarından Microsoft Project’e de veri girişlerinin paralel hızda olması gerekmektedir. Bu durumda fabrikanın farklı sahalarında fiilen yapılan işler Proje Yönetim Ekibine doğru ve eş zamanlı olarak akmalı, Proje Yönetim Ekibi de Planlı Bakımın hangi aşamasında olduğunu Microsoft Project üzerinden takip edebilmelidir.
Planlı Bakım Projelerinde, ne kadar çok ekipman gözden geçirilirse fabrikanın üretim esnasında o kadar az sorunla karşılaşacağı kesindir. Bu yüzden projenin ilk andan itibaren bir yazılım ile takibi çok önem kazanmaktadır. Eğer herhangi bir iş gecikirse, bu işin bütün projeyi ne kadar öteleyeceği daha projenin başından itibaren kontrol altında tutulmalıdır ve ona göre proje kapsamının değişeceği fabrikayı işleten ekibe (müşteriye) bildirilebilir. Bununla birlikte gerekli olan insan, malzeme, makine kaynaklarının referans plana göre kayan işlerinin ve yeni zaman planlarının güncellenerek, kendilerine hızlı bir şekilde bildirilmesi sağlanacaktır. Buna benzer aşağıdaki başlıklar yine Microsoft Project kullanıldığı takdirde elde edilebilecek bir takım önemli bilgilerdir.
- Planlı Bakım için Süre, Başlama Bitiş, Maliyet, Efor bilgilerinin plan ile gerçekleşmeler arasındaki farkların incelenmesi
- Planlı bakıma dahil olan farklı birimlerin iş yüklemelerindeki değişiklerin bildirilmesi
- Gerçekleşme verileri geldikçe, proje kapsamının sürekli olarak gözden geçirilmesi ile bir sonraki planlı bakıma bırakılacak makine ve ekipmanların neler olacağına karar verilmesi
- Gecikmelerden dolayı projenin uzama riskine karşılık ek ne kadar dış kaynağa veya fazla mesaiye ihtiyaç duyulacağı
- Tahmin edilen gerekli malzeme miktarı/maliyeti ile fiilen harcanan malzemenin karşılaştırılması ve gelecekteki bakım projeleri için referans oluşturmasının sağlanması
- Saha / Ekipman / Makine bazlı toplam maliyet veya efor bilgilerine eş zamanlı ulaşım
Genellikle Planlı Bakım Projelerinde karşılaşılan sorunlar ise şu şekilde gözlemlenmektedir.
- Planlı bakım projesinin tanımlı bir sorumlusunun (Proje Yöneticisinin) olmaması
- Ekiplerin, diğer ekiplerden bağımsız yapacakları işleri çıkarmış olması
- Ekipler arasında uyumsuzluk. Senkronizasyon eksiklikleri
- Gerçekçi planlı bakım maliyetlerini tahmin edememek
- Gerekli ekipmanların planlama eksikliğinden dolayı tahmin edilememesi ve malzeme siparişlerinde gecikme. Bu bakım süresinin uzaması veya parça değişmemesinden dolayı üretime yüksek riskle başlamaya sebep olacaktır.
- Ekiplerin bireysel işlerinin tek bir plan altında toplanmamasından dolayı projenin genel olarak başarısını ölçümleyememek
- Sınırlı sayıda iş makinesi, uzman formen/mühendis gibi kaynakların verimli kullanılamaması
- Saatlik çalışan dış kaynağın (tedarikçi, taşeron, danışman) verimsiz kullanılması. Ekipler arasındaki uyumsuzluktan dolayı dış kaynaklara ödenen maliyetlerin yükselmesi söz konusu olabilir.
Bütün bunların yanı sıra Planlı Bakım Projelerinde de tek bir elden planın yapılmaması ve koordine edilmemesinden dolayı ekipler arasında iletişim problemleri, insanları sorumlulukları üzerinden atma eğilimleri, çalışanlarda stresin yükselmesi, motivasyonun düşmesi gibi sonuçlar ortaya çıkacaktır.
Planlı Bakım Projelerini diğer projelerden zor kılan en önemli etkenlerden birisi de planlı bakıma dahil olan kaynak sayısıdır. Büyük bir fabrikada bu sayı yüzlerle ifade edilebilir. Örneğin, 15 gün boyunca 24 saat çalışılan bir ortamda 300 kişiyi idare edebilmek için koordinasyona dolayısıyla planlamaya büyük önem verilmelidir.
Son olarak, yazılım dünyasında Bakım üzerine uzmanlaşan pek çok programın olduğunu da mutlaka ifade etmek gerekir. Bunlar hem planlı bakımları hem de arızi duruşları planlamada, istatistiki veri tutmada çok etkili yazılımlardır. Bu noktada Microsoft Project’in kesinlikle bir Bakım Yönetimi yazılımı olmadığını da önemle belirtmek gerekir. Eğer herhangi bir Bakım Yönetim yazılımı firmanızda yok ise Microsoft Project, Planlı Bakım projelerini yönetmekte Proje Yöneticilerine yukarıda bahsedilen faydalar sağlayacak bir Proje Yönetimi yazılımıdır.
Önemsiz Proje Yoktur
Bazı proje yöneticileri çok önemli projelerde görev almak ister, bazıları istemez, bazıları da hiç ilgilenmez. İlk gruptakiler kendilerini üst yönetime kendini göstermek ister, ikinci gruptakiler çok fazla merkezde olmaktan ve gözönünde olmaktan çekinirler, sonuncu grup için ise farketmez. Peki, bir projeyi çok önemli yapan nedir?
Açıkçası, her organizasyon projesine önem verirken, kurumuna sağlayacağı faydayı değerlendirir. Bu yüzden bazı projelerin önemi diğerlerine göre daha fazladır.
Fakat, bugüne kadar önemli projelerde görev almadığınızı düşünüyorsanız, sakın meraklanmayın. Önemli projelerde neden görev alamamanızın sebeplerini araştırın ve elinizdeki projeleri önemli hale getirin. Evet, bu mümkün ve sizin elinizde…
Her zaman üzerinde çalıştığınız projelerin kurumunuz için önemli olduğunu ifade edin. Proje kelimesinin bir gelişme, bir ilerleme yaratmak için yapıldığını asla unutmayın. Bu gelişmeyi etrafınıza tanıtmak sizin en önemli görevinizdir. Mutlaka yazılı olarak bir proje planı hazırlayın ve projeye dahil olacak kişilere planınızı açıklayın. Projenizden bahsederken, sürekli nihai hedefi ve kuruma sağlayacağı faydaları dile getirin ve proje taraflarının desteğini almak adına sürekli motivasyon aracını kullanın. Projenizi başarıya ulaştırmak için iletişime önem verin ve projenin reklamını yapmayı unutmayın.
Ürün, Proje ve Proje Yönetimi Başarısı
Projelerin başarısı sürekli tartışmaya açılmaktadır. Başarı tanımı kişiden kişiye ve projeden projeye değişen bir ifadedir.
Kimi projelerde zaman en önemli kirter iken, kimisinde maliyet, kimisinde de kapsam veya kalite, başarı kriteri olarak ön plana çıkar.
Yukarıdaki dört etken acaba proje başarısını anlatmakta yeterli midir? Dört kritere uyarak ortaya çıkan bir ürünün müşteri memnuniyetini sağlamaktan uzak kalması sözkonusu mu? Buna karşılık geciken ve maliyet artan bir projenin müşteri tarafından çok beğenilmesi ve başarılı görülmesi mümkün müdür?
Bu soruların cevabı Başarı denen tanımı üçe bölerek, arayabilirz.;
Ürün Başarısı
Proje Başarısı
Proje Yönetimi Başarısı
Eğer her biri projelerde ayrı ayrı tanımlanabilirse ve üzerinde düşünülebilirse Proje Taraflarının Başarı tanımları da daha net ortaya çıkarılabilir.
Ürün Başarısı: Proje neticesinde ortaya çıkacak bir ürünün müşteri tarafından kabul edilebilir özelliklere sahip olması ürün başarsını tanımlamamızı sağlar.
Her projenin başlangıcı hedeflenen ürünü iyi tanımlamak ile başlar. Eğer ürünün kullanılacağı yer, talep edecek kişiler, ürünün satış bedeli, ürünün kullanım ömrü, bakım maliyetleri gibi konularda yeterli araştırma yapılmamış ise proje neticesinde ortaya çıkacak ürün beklenen performansı sergilemeyecektir. Ürünü iyi bir şekilde anlatmak, tanımlamak, ihtiyaçlarını ortaya çıkarmak projeye müşteri sıfatıyla katılan kişilerin sorumluluğundadır. Buradaki eksik bilgilendirme, yanlış yönlendirme, yukardaki çalışmalar için yeterli zamanı ayırmama ürünü başarısızlığa iter.
Bu noktada; Proje Yöneticisini veya Projeyi başarısız olarak görmek hatadır.
Proje Başarısı: Projenin başarısından Proje Yöneticisi sorumludur. PMI’a göre proje yönetiminde 8 tane bilgi alanı vardır ve bu bilgi alanları bir Proje Yöneticisinin mutlaka yönetmesi gereken disiplinlerdir.
Müşteriden gelen talebe göre Proje Yöneticisi proje planını oluştrur ve planladığı faaliyetleri gerçekleştirdikçe proje ilerler.
Proje içinde oluşabilecek değişiklikler proje planına hızla yansıtılır ve gelen değişiklik duurmlarına göre etkilenen diğer süreçler planda revize edilir. Örneğin ürüne yeni bir fonksiyon ekleme talebi geldiğinde bu kapsam değişikliği anlamına gelir, bundan dolayı, süre veya maliyetteki değişiklik proje planına yansıtılır.
Kapsamda bir değişiklik olsa dahi, müşteri ile el sıkışarak, ilerlendiği sürece proje maliyetini, süresini ve kalite kriterlerini sağladığı ölçüde projenin başarısından bahsedebiliriz ve ölçümleyebiliriz.
Proje Yönetimi Başarısı: PMI’ın bilgi alanlarından bir tanesi Proje Yönetiminin başarısını ölçümlemek üzere önemli ifadeler içerir. Bu bilgi alanı Kalite Yönetimi’dir.
Öncelikle bir projede kaliteden bütün tarafların sorumlu olduğunu söylemek gerekir.
Proje Yönetiminin başarısını ölçümlemek için kuruma özel bir PY metoduna ihtiyaç vardır. Böylece Proje Yöneticileri, projelerini yönetirken hangi adımlardan geçmeleri gerektiğini bilecekler ve tüm projeler için önceden belirlenmiş olan noktalarda onay mekanizmasını çalıştırmış olacaklardır.
Proje metoda uygun ilerlediğinde Proje Yönetimi başarısından bahsedebiliriz. Proje veya ürün başarısız olsa dahi, başarısızlık sebeplerini dokümante etmek, bunlardan bir takım dersler çıkarmak, sonraki proje yöneticilerine değerli bilgiler bırakmak, Proje Yönetimi’nin başarısıdır.
Başarı ve Başarısızlık
Projelerin başarısının arkasındaki en önemli sebepler:
- Projenin üst yönetimden destek görmesi – Etkili bir sponsor
- Takım üyelerinin ortak paydada buluşması
- Proje takımının becerileri, kabiliyetleri
- Proje boyunca fonlamanın planlar çerçevesinde gerçekleşmesi
- Etkin planlama ve kontrol teknikleri
- Takım çalışmasına önem verme
- Proje hedeflerinin açıkça ortaya konması
- Proje yönetimi süreçlerinin etkin kullanılması
- İyi iletişim
Başarısızlık ise yukarıdakilerin zıttı davranışları göstermekle mümkün fakat proje bütçelerinin zaman içinde kesintiye uğraması herhalde en çok akrşılaşılan durumdur . Bu yüzden sürenin veya kapsamın revize edilmesi gerekmektedir. Ya süre uzaması gündeme gelmelidir, ya da daha dar kapsamlı bir sonuç ortaya çıkacağı anlaşılmalıdır. Gerekli revizyonlar yapılmaz ise bu durumda riskler artacak ve müşteriye kalitesiz bir ürün sunulmuş olacaktır.
Projedeyiz (Yemekteyiz hesabı…)
Proje başlangıç toplantısından (kick-off meeting) hemen sonra kameralarımızı sırayla proje taraflarımıza çeviriyoruz. Bakalım Proje Yöneticisi ile ilgili neler diyecekler?
Genel Müdür: Proje Yöneticisinin hazırlıklarından çok tatmin olmadım. Projenin ne kadar kar edeceğini bir raporda istemiştim ama getirdiği rapor sanki alelacele hazırlanmış. Fizibilite için veriler çok gerçekçi gelmedi bana. Ayrıca hazırladığı sunum da çok amatörceydi…
İnsan Kaynakları Müdürü: Organizasyon tam bir felaketti. Proje Yöneticisi o kadar kişiyi küçücük bir salonda toplamıştı, sıkış tepiştik. Ayrıca, ikram diye getirilen kurabiyeler de çok kötüydü. Çay, kahve, su organizasyonu da oldukça sorunluydu. İlgili yerlere haber verilmemiş
Bilgi İşlem Müdürü: Ben projenin hedefini açıkçası tam anlamadım. İstekler doğru dürüst tanımlanmamıştı. Bizim departmandan ne kadar eleman ihtiyacı olacağına dair bir kestirim olmadığı gibi projenin kurum açısından da önemi tam net ortaya konamadı.
Finans Müdürü: Proje Yöneticisi, para ihtiyacını çok yüksek göstermiş. O parayla ne projeler yapılır. Planı yaparken bize de hiç sormuyorlar. Kafalarına göre maliyetleri yazıp, şişiriyorlar.
Satınalma Müdürü: Satınalınması gereken şeylerin neler olduğu belli değildi. Ne zaman sipariş verilmesi gerektiğine dair planda hiçbir bilgi yoktu. Yarın öbür gün yumurta kapıya dayanınca bize satınlma için acil acil diye yalvarırlar.
Yamyam
3 yamyam bir fabrikaya işe girerler. Patron, kimseyi rahatsız etmeyecekleri konusunda söz aldıktan sonra onları diğer çalışanlarla tanıştırır.
Aradan 1 ay geçtikten sonra patron yamyamları odasına çağırır ve işlerindeki performanslarından çok memnun olduğunu belirtir. Fakat fabrikanın kapıcısının bir kaç gündür kayıp olduğunu, bu konuda herhangi birisinin fikri olup, olmadığını sorar. Yamyamlar “hayır” anlamında başlarını sallarlar ve dışarı çıkarlar.
Dışarı çıkınca lider yamyam, diğerlerine sorar. “Hangi salak yedi kapıcıyı?” Bir tanesi mahsun mahsun yere bakarak “ben” der. Lider yamyam azarlar biçimde çıkışır: “seni şaşkın hiç kapıcı yenir mi? ben 3 tane Proje Yöneticisi yedim, kimsenin ruhu duymadı.”


