Kalkınma Ajansları

 

• Ahiler Kalkınma Ajansı http://www.ahi-ka.org.tr
• Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı http://www.bebka.org.tr
• Çukurova Kalkınma Ajansı http://www.cka.org.tr
• Dicle Kalkınma Ajansı http://www.dika.org.tr
• Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı http://www.dogaka.org.tr
• Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı http://www.daka.org.tr
• Doğu Marmara Kalkınma Ajansı http://www.marka.org.tr
• Fırat Kalkınma Ajansı http://www.fka.org.tr
• Güney Ege Kalkınma Ajansı http://www.geka.org.tr
• Güney Marmara Kalkınma Ajansı http://www.gmka.org.tr
• İpekyolu Kalkınma Ajansı http://www.ika.org.tr
• İstanbul Kalkınma Ajansı http://www.iska.org.tr
• İzmir Kalkınma Ajansı http://www.izka.org.tr
• Karacadağ Kalkınma Ajansı http://www.karacadag.org.tr
• Kuzey Ege Kalkınma Ajansı http://www.keka.org.tr
• Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı http://www.kudaka.org.tr
• Mevlana Kalkınma Ajansı http://www.mevka.org.tr
• Orta Anadolu Kalkınma Ajansı http://www.oran.org.tr
• Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı http://www.oka.org.tr
• Serhat Kalkınma Ajansı http://www.serka.org.tr
• Trakya Kalkınma Ajansı http://www.trakyaka.org.tr

Proje Yazmak ve Proje Yönetmek

Daha önceki bir yazımda proje yapmak ile proje yönetmek arasındaki farkı anlatmaya çalışmıştım. Bugün ise proje yazmak ile proje yönetmek arasındaki farkı dile getirmek istiyorum.

Google’da “proje yazmak” diye arama yapınca bir proje teklifi nasıl yazılacağının anlatıldığı birçok bilgiye ulaşıyorsunuz. İngilizce’de benzer  bir kaynağa “write a project proposal” diye araştırma yaparak ulaşabilirsiniz. Yani aslında literatürde “proje yazmak” diye bir ifade yok, doğrusu “proje teklifi yazmak” olmalı ama neyse, konumuz bu değil.

Kamu kuruluşlarımızda “proje yazma” konusunda AB mevzuatına uygun eğitimler verildiğini gözlemliyorum fakat “proje yönetimi” konusunda yeterli bilgi artışı ne yazık ki aynı miktarda gerçekleşmiyor . Bu yüzden bu konu başlığını paylaşmak istedim.

Projeyi yazan kişi planı öyle güzel hazırlayabilir ki ilgili fonu almada hiç bir zorlukla karşılaşmaz fakat gelen fonu o proje içinde etkin bir şekilde yönetebilmesi gerekmektedir. İşte bu noktada proje yönetimi süreci başlar.

İlk soru şu: Proje yöneticisi, (projeyi yazan) projeyi yönetmek için gerekli yetkiye sahip midir? Bir kamu kuruluşunda çalışan bir memur, kendisinden daha üst mevkiide bulunan amirlerine veya aynı seviyedeki bir başka birim elemanına iş atayabilecek midir? Daha da zor olanı ya proje farklı kamu kuruluşlarının organizasyonunu içeriyorsa, o zaman bu görev atama nasıl yürüyecektir? Proje yazarken bunları çok kolay olacakmış gibi yazmak mümkün fakat mevcut devlet hiyerarşisi içinde proje yönetmek, yazmaktan çok daha zor hale gelmektedir.

İşin sahiplenilmesi bir diğer sorun: Fonksiyonel organizasyon yapısının doğası gereği proje işleri çalışanlar için tamamen ek iş yükü olarak gözükür. Çünkü o projede fiilen görev almanın kendilerine getireceği. hiç bir fayda yoktur veya gelecek faydadan yararlanamayacaklarını düşünürler. Eğer yine birden fazla kamu kuruluşu projeye dahil olursa o zaman projenin sahiplenilmesi daha da zorlaşır. Projeyi bir kurumun üzerine yıkma eğilimi gelişebilir.

Proje sponsoru kim? Yine birden fazla kamu kuruluşunun dahil olduğu projelerde projeyi sahiplenecek, politik destek sağlayacak kişi kimdir ve yetki seviyesi nedir? Proje sponsoru olan kişi, proje sponsorluğu konusunda ne düzeyde bilgiye sahiptir? Proje yöneticisine nasıl destek vermesi gerekir? gibi bilgilerin yeterince açık olmadığını veya Proje Yönetimi açısından da bu konuların taraflarca yeterince anlaşılamadığını gözlemliyorum.

Mesele sadece proje teklifini yazıp, parayı almak olmamalıdır. O projeyi başarıyla tamamlamak sonraki fonların gelmesi için güven oluşturacaktır. Bu yüzden, projelerin paydaşları arasında proje yönetimi açısından ortak bir bilinç oluşturmadan proje yönetmek, başarı şansını azaltır ve sonraki daha yüksek mebşağlı fonların da önünü kesebilir.

Proje İçinde Projeler

Proje adını yanlış koymak, proje yöneticisini içinden çıkılmaz sıkıntılara sokabilir. Örneğin:

– Müşteri memnuniyerini artırma PROJESİ

– Satışları %x artırma PROJESİ

– Stok devir hızını %x artırma PROJESİ

– Çalışan memnuniyetini artırma PROJESİ

– Ürün satışını %x artırma PROJESİ

– Şirket içi verimliliği artıma PROJESİ

İfadelere dikkat! Yukarıdaki beklentiler bir şirkette sürekli vardır; Önemli olan bu beklentilere ulaşmanın detaylı yollarını çıkarıp, bu yollara proje isimleri atamak gerekir.

Bu ve benzeri isimlerle başlatılan projelerde Proje Yöneticisi, genellikle nereden başlayacağını bilemez ve bu tarzda isimlendirilen projeler genellike sürüncemede kalır. Ne doğru düzgün planı çıkar, ne de proje süreci takip edilir.

Müşteri Projenin Başarısından Sorumlu mudur?

Müşteri, projedeki bütün sorumlulukları tamamen proje ekibine devrederek ve yeterince proje yönetimi süreçlerine dahil olmayarak, projenin başarısını riske atabilir.

İşte bu yazımda, müşteri durumunda olan paydaşların da proje yönetimi sürecindeki görevlerini ve tutumlarını ele almak istedim.

Projenin en başı (başlangıç süreci); Müşteri, proje yöneticisinden bir şey ister fakat ne istediğini aslında kendisi de tam bilmez, veya anlatamaz. İşte bu süreç en sancılı olan ve projelerde de belirsizliklerin sayısının en fazla olduğu döneme karşılık gelir. Bu süreçte proje yöneticisinin ihtiyaçları ortaya çıkarabilmesi için hem çok soru sorması, hem de geçmişteki (kurumsal/bireysel) deneyimlerden yararlanması gerekir. İhtiyaçların netleşmesi, detaylı planın güvenilir olmasını sağlayacaktır.

Müşteri açısından baktığımızda da;

  • Gereksinimler hakkında detay bilgi vermeme. Eğer, müşteri gereksinimlerini başlangıçta plana tam yansıt(a)madıysa, en tehlikeli sonuca hazır olun: KAPSAM KAYMASI
  • Gözden geçirme çalışmalarına müşteriden son sözü söyleyeceklerin olabildiğince proje yürütme sürecinde katılımlarını sağlamak. Yetkisi yeteri düzeyde olmayan müşteri temsilcileri proje ekibiyle uzun süre çalışırlar, belirli noktaya projeyi getirirler. Tam o sırada yukarıdan daha yetkili birisi o saate kadar konuşulanların tam zıttı bir istekte bulunur.  Herşeyi sil baştan düşünmek gerekir.
  • Genellikle işi en iyi bilen işi yapan kişinin kendisidir. Bu yüzden, ortaya çıkacak ürünü kullanacak olanın da fikirlerini almak gerekir. İşi yapan kişiler, genellikle yetki açısından düşük seviyede olduklarından çoğu zaman proje yöneticisi veya müşteriyi temsil eden yönetici bu detayı görmez ve son kullanıcı düşünmeden bir ürün ortaya çıkarırlar. Sonuçta ne yazık ki ortaya çıkan ürün ihtiyaçlara karşılık vermemektedir.
  • Müşteriyi de proje planlamaya, takip süreçlerine dahil etmek çok önemlidir. Bir proje ekibinin planı tek başına yapması yerine müşterinin desteğini alarak, yapması, projenin daha fazla sahiplenilmesini sağlar, katılımı artırır.
  • Projenin başarısı sadece projeyi yürüten ekibin başarısı olarak değil, müşterinin de başarısı olarak lanse edilmelidir. Yine ortaya çıkan ürünün müşteri tarafından sahiplenilmesi ve hatta etkin olarak kullanlımasını sağlar.

——————-o————————

Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun.

Proje Yönetiminde Etik Kurallar

İş hayatında bir takım etik kurallara göre hareket etmemiz gerektiğini hepimiz biliriz. Ben bu konuyla ilgili ilk dersimi (gerçek anlamda ders) Orta 1’de seçmeli Ticaret Dersinde almıştım. Hocasını çok sevdiğim için seçtiğim bu derste anlatılanların çoğu hala aklımdadır. O zamanlar “etik” kelimesinin geçtiğini pek hatırlamıyorum. Bu konunun anlatıldığı bölüm “İş Ahlakı” olarak geçerdi.

Yıllar sonra aynı konu, PMP Sınavına hazırlanırken yine karşıma çıkınca çok şaşırmıştım. Çünkü ben (Endüstri Müh.) lisans derslerimin arasında bile bu konuyla ilgili tek bir satır okuduğumu veya derste bu konuda bir tartışma yaşandığını hiç hatırlamıyorum.

Neyse… gelelim PMI’ın özellikle üzerinde durduğu etik kurallara… 

  1. Rüşvet konusu: Bu konuda PMI, sınav sorularında aşırı derecede hassas davranıyor ve rüşveti tamamen yasaklıyor.
  2. İnsan, çevre sağlığı: Eğer çalıştığınız projeler insan, hayvan, çevre gibi alanlara zarar verici olacak ise bu tarz projelerde bulunulmamalı hatta sonuçları konusunda herkes bilgilendirilmelidir.
  3. Çalıştığınız kurumun telif hakları olan konularda veya gizli bilgileri hakkında işten ayrılsanız bile asla bilgi vermemelisiniz.
  4.  İnsan hayatı için tehlikeli olan bir ürün piyasaya çıkmış olsa bile bu ürün geri toplatılmalıdır.
  5. Farklı ülkelerde yapılan projelerde o ülkedeki uygulamaları, adetleri, görenekleri de gözlemleyerek ve uyum sağlayarak, projeyi idare etmeniz gerekir.
  6. Bir projeden haksız yere kazanç sağlama imkanınız oluşmuşsa (dayınıza, eniştenize iş paslama hali) bu durumu gördüğünüz anda karar vericilerin arasından çekilmeniz gerekir.
  7. İşini savsaklayan, gevşek tutan kişiyi proje sponsoruna rapor etmeniz gerekir.

 Sınavda bunun gibi konularda 15’den fazla soru çıkıyor. Bilginize… Umarım bütün üniversite bölümlerinin ders kitaplarına da böyle bir konu eklenir.

Uzman Görüşü

PMBOK®’ta hemen hemen tüm süreçlerin içinde uzman görüşlerinden bahseder. Başlatma, planlama, yürütme, kontrol ve kapanış süreçlerinin sadece proje yöneticisinin tek başına yapması beklenmemelidir. Bu süreçlerde mutlaka işlerinin uzmanı olan insanlara danışmak ve onların da desteğiyle projeyi yönetmenin öneminden bahseder. Malum, akıl, akıldan üstündür.

Çok güzel bir hikaye vardır.

Bir adam, ölüm yatağında, üç oğluna 17 devesini bırakmış ve büyük oğluna develerin yarısını, ortanca oğluna develerin üçte birini, en küçük oğluna da develerin dokuzda birini vasiyet etmiş.

Üç kardeş vasiyeti yerine getirmek istediklerinde büyük bir sorunla karşılaşmışlar. Develeri vasiyete göre pay etmek imkansızmış. Ne yapmaları gerektiği öğrenmek için köyün bilge dedesine başvurmuşlar. Dede, problemi dinledikten sonra önce sakalını sıvazlamış, hafifçe gülümsemiş ve bahçeye çıkıp, kendisine ait olan bir deveyi çocuklara hediye etmiş.

Çocuklar bu hareketi başlangıçta anlamamışlar. Dede: “şimdi artık 18 deveniz var. Babanızın vasiyetini yerine getirin artık” demiş.

En büyük kardeş, 9 deve almış, ortanca kardeş 6 deve almış, en küçük kardeş 2 deve almış.

9 + 6 + 2 =17

Artan deveyi de dedeye geri vermişler…

Farklı görüşlere açık olmak, çözülmesi zor gözüken pek çok problemi kolaylaştırabilir.

Proje Yönetimi Kurumsallık Gerektirir

Küçük firmaların hızlı bir şekilde büyüdüğüne çok fazla tanık oldum. Bu büyüme sürecinde önemli sorunlar yaşanıyor ve ne yazık ki sorunların yaşandığı bir konu da tabi ki Proje Yönetimi…

Şirketteki büyüme, yeni bir iş almayla, yeni bir pazar açılmayla birden bire olabilir; Bunu önceden patronun kestirmesi de kolay değildir. İş hacminin genişlemesiyle birden ekip sayıları artar, ekiplerin başına yönetici olarak yeni insanlar gelir ve amatör ruhla yürütülen pek çok iş, daha profesyonel yönetilmek zorunda kalır.

Amatör ruhtan, kurumsallaşmaya doğru giden şirketlerde en çok dikkatimi çeken şu olmuştur; Bir çekirdek kadro vardır. Bu insanlar, şirketin sahibiyle iyi zamanda, kötü zamanda bir arada olmuşlar ve o şirketin kurulmasından bugünlere gelmesine kadar çok emek harcamışlardır. Fakat büyüme kaçınılmaz olunca artık yeni insanlar aralarına katılmıştır, yeni iş yapma şekilleri önerilmektedir. Patron da eskisi gibi her an o çekirdek kadroyla bir arada çalışan kişi değildir; Kurumsallaşma gereği daha stratejik kararlar vermesi gerektiği için o çekirdek kadroyla ara açılmaya başlamıştır.

“Proje Yönetimi” de pek çok şirkette “eski köye yeni adet” olarak anılır. Çekirdek ekip, işlerin hala eski yöntemlerle gitmesini ister. “Keşke herşey eskisi gibi olsa, küçüktük ama mutluyduk” ifadesi dillerinin altındadır ama söylemeleri mümkün değildir. Her örneklerinde “biz Ali Bey (patronu kastederek) ile 1 ayda şöyle şöyle işler becerdik, hey gidi günler… bu masada oturanların çoğu yoktu hatta bunlar o sırada şortla geziyordu :)” der gibi örnekler çıkar ağızlarından…

Evet, vaktiyle herşey çok güzeldi ama rekabet, pazar şartları, müşteri sizin mutlu günlerinizle pek ilgilenmiyor. Bir şekilde değişmek kaçınılmaz. Zor belki ama çok hızlı biçimde bu gerekli. En iyisi bu süreci hızlıca kabullenip, gereğini yapmak. Yenilerin ve büyüme hedefi koyan üst yönetimin işini kolaylaştırmak adına eskilere çok daha fazla görev düşüyor çünkü bilgi, tecrübe eskilerde mevcut. Bu bilgi birikimi, yenilere aktarılmaz ise ve sadece eski günlerle övünerek, zaman harcanırsa rekabetten dolayı bir zaman sonra övünecek bir şirket de kalmayabilir. Bu yüzden, büyümek istiyorsak, kurumsallaşmalı, kurumsallaştıkça da Projeleri kurallarına göre yönetmeliyiz.

Referans Yazısı

Bir projede görev aldınız ve proje kapanışı gerçekleşti.

Eğer proje yöneticisi olarak görev yaptıysanız, projedeki yaptıklarınızla, çalıştığınız süreyle (adam*saat) ve başardıklarınızla ilgili olarak proje sponsorundan resmi bir belge talep edin.

Eğer takım üyesi olarak görev yaptıysanız, yine yaptığınız çalışmaları, projeye kattığınız değeri ve harcadığınız eforu ifade edecek, proje yöneticisinden veya sponsorundan resmi bir belge talep edin.

Daha sonra gerekli olabilir.

 

Bir Kaç Noktaya Dikkat

  • Başkasının söylediği herşeye hemen inanmayın. Kendiniz araştırın ve mümkünse işin başında durun.
  • Güçlü bir sponsoru olmayan ve başarıya ulaşması zor olduğu düşünülen projelerden uzak durun.
  • Projedeki varsayımların daha sonra karşınıza risk olarak çıkacağını unutmayın.
  • Projenin en başında, ortaya çıkacak ürünün detay özelliklerini düşünmekle zaman kaybetmeyin.
  • İhtiyaçları karşılamayacak çözümler, tanımlamaya kalkmayın.
  • Müşterilerin beklentirini yönetmeniz gerektiğini unutmayın.
  • Takım üyelerine işlerinin sonunda teşekkür etmeyi unutmayın.
  • Hiç bir zaman mızmızlanmayın. Bir lider asla mızmızlanmaz ve bir mızmız asla lider olamaz.
  • Güvenilirliğinizi sarsmayın.
  • Güvenilirliğin, dürüstlük, kendini adama, sözünde durma ve icra kudreti ile ortaya çıktığını unutmayın.
  • Projelerin başarısızlığında insanların birince etken olduğunu unutmayın.
  • Ekibi eğitmenin ve güçlendirmenin genel bir yönetim fonksiyonu olduğunu unutmayın.
  • Başkalarının sizin tutum ve davranışlarınızı etkilemesine izin vermeyin. Zorluklarla karşılaştığınızda mantıklı davranmayı unutmayın.
  • Proje işlerinizde çalışırken eğlenmeyi unutmayın.
  • Proje Yönetiminin biraz sanat biraz bilim olduğunu unutmayın.

Projeniz Yaşıyor mu?

Aşağıdakilerden hangisi üst yönetimin projenize olan ilgisini en iyi anlatır?

  1. Hiç ilgileri kalmadı
  2. Ortalamanın altında ilgi var
  3. Ortalama ilgi var
  4. Ortalamanın üstünde ilgi var
  5. Yüksek ilgi ve katılım var

Projenin hedeflenen bütçesine göre şimdiki durum nedir?

  1. Bütçenin çok üstünde
  2. Bütçenin bir miktar üstünde
  3. Bütçesinde ilerliyor
  4. Bütçenin bir miktar altında
  5. Bütçenin çok altında

Projenin hedeflenen süresine göre şimdiki durumu nedir?

  1. Zaman planının çok gerisinde
  2. Zaman planının bir miktar gerisinde
  3. Zamanında ilerliyor
  4. Zaman planının bir miktar ilerisinde
  5. Zaman planının çok ilerisinde

Projenizin kurumunuza kazandıracağı karlılıkla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi daha doğrudur?

  1. Proje, şirket karlılığını uzun yıllar sonra etkileyecek
  2. Proje, şirket karlılığını 1-2 yıl içinde etkileyecek
  3. Proje, şirket karlılığını 6 ay- 1 yıl içinde etkileyecek
  4. Proje, şirket karlılığını 3 ay – 6 ay içinde etkileyecek
  5. Proje, şirket karlılığını 3 aydan önce etkileyecek

Projenizin, kurumsal stratejik hedeflere uyumluluğu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi daha doğrudur?

  1. Stratejik hedeflerle hiç bir ilgisi yok
  2. Stratejik hedeflere az hizmet ediyor
  3. Nötr
  4. Stratejik hedeflere fazla hizmet ediyor
  5. Çok açıkça kurumun stratejik hedeflerine yönelik bir proje

Verdiğiniz puanları toplayın.

Toplam: 18’den büyükse proje çok sağlıklı.

Toplam: 13-18 arasında ise yaşıyor ama egzersize ihtiyaç var.

Toplam: 13’den küçükse suni teneffüse başlayın, proje elden gidiyor.

Başarılı Proje için 10 Basit Adım

1– Projeniz için Yönetim ve Paydaşlarınızı projeye dahil edin.

2- Hedefleri ve Kapsamı belirleyin ve açıkça izah edin.

3- Kesinlikle yazılı bir planınız olsun.

4- Planı proje ekibine anlatın ve destek isteyin.

5- Beraber çalışması gerekenleri organize edin.

6- İletişimi yönetin.

7- Tedarikçilerinizi yönetin.

8- Riskleri belirleyin ve belirli dönemlerde ekiple gözden geçirin.

9- Kontrolün nasıl yapılacağını belirleyin ve ekip üyelerini bilgilendirin.

10- Projeyi kapatma işlemlerini mutlaka tamamlayın.

Enerji Sektöründe Proje Yönetimi

İstanbul Kurumsal Gelişim olarak Türkiye’de bir ilke daha imza attık ve “Enerji Sektöründe Proje Yönetimi” konulu ilk açık kursumuzu gerçekleştrdik. Enerji sektöründen farklı firmaların katılımcıları ile temelde aşağıdaki konular incelendi.

Genel Bakış

  • Yenilenebilir Enerji
  • Yenilenebilir Enerji Türleri
  • Dünya ve Türkiye Enerji Piyasası
  • Büyüme ve Enerji İhtiyacı
  • Türkiye’de Yenilenebilir Enerji Potansiyeli
  • Dünya’da ve Türkiye’de Yenilenebilir Enerji Politikaları

Rüzgar Enerjisi

  • Rüzgar Enerjisi Sektörü
  • Rüzgar ve Özellikleri
  • Rüzgar Ölçümü
  • Rüzgar Türbini ve Komponentleri
  • Şebeke Bağlantısız ve Şebeke Bağlantılı Rüzgar Enerjisi Sistemleri
  • Rüzgar Enerjisi Sistemi Komponentleri
  • Rüzgar Elektrik Santrali
  • Rüzgar Elektrik Santrali Proje Planlama ve Yönetimi
  • Rüzgar Elektrik Santrali İşletme ve Bakım
  • Denizüstü (Offshore) Rüzgar Elektrik Santrali
  • Rüzgar Enerjisi Sistemlerinin Ekonomisi ve Finansmanı
  • Rüzgar Enerjisi Hukuki Süreçler
  • Rüzgar Enerjisi ve Çevre
  • Binaya Entegre Rüzgar Enerjisi (BERE) Sistemleri

Güneş Enerjisi

  • Güneş Enerjisi Sektörü
  • Güneş Pili (PV)
  • Şebeke Bağlantısız ve Şebeke Bağlantılı Güneş Pili Sistemleri ve Komponentleri
  • Güneş Pili Elektrik Santrali Proje Planlama ve Yönetimi
  • Güneş Pili Elektrik Santrali İşletme ve Bakım
  • Diğer Güneş Enerjisi Teknolojileri; Konsantre Güneş Enerjisi (CSP) Sistemleri
  • Güneş Enerjisi Sistemleri Ekonomisi ve Finansmanı
  • Güneş Enerjisi Hukuki Süreçler
  • Binaya Entegre Güneş Enerjisi (BEGE) Sistemleri

Geleceğe Bakış

  • Enerji Verimliliği
  • Yeşil Sertifikalar
  • Karbon Kredileri
  • Gelecekte Yenilenebilir Enerji
  • Yeni Teknolojiler

Projeler Başlar…

msproject@yahoogroups.com üyesi olanlar bilir; Her 10 veya 15 günde bir Türk medyasında “Proje” kelimesi kullanılarak, yapılmış haberlerini yayınlıyorum. Buna uzun bir zamandır devam ediyorum ve benim de gördüğüm kadarıyla ülkemizde “Proje” kelimesi her geçen gün daha fazla hayatımıza giriyor.

Haberlerin önemli bir bölümüne girip, bakıyorum; Başlangıçları o kadar şaşalı, ihtişamlı oluyor ki bu proje o bölge insanı için çok iyi olacak diye düşündürtüyor. Bazı projelerin tanıtımları bizzat belediye başkanları, valiler veya bakanlar tarafından lüks otellerde gerçekleştirilirken, bazı projelerin başlangıcını kutlamak amacıyla mehteran takımı bile ortamda bulunuyor. Kutlama aslında sonda olması gerekir ama “biz baştan kutlayalım, bakarsın proje bitmez bari kutlamadan geri kalmayalım” diye düşünülüyor herhalde…

Tabi bazı projeler de öyle abartılıyor ki, haberi yayınlayan medya sanki Türkiye’ye çağ atlatacak bir proje haberi veriyor. Meşhur “Koy Sepete Projeleri”; Belediye Başkanı, bir fırına gider, fırına bir vitrin yerleştirilmiştir. Normal ekmeğini alan bir vatandaş gönlünden koparsa bir ekmeği de o vitrini koyar. İhtiyacı olan bir başka vatandaş da o vitrindeki ekmeği alır. İşte o vitrinin hayırlara vesile olması için bir açılış düzenlenir. Nihayetinde o vitrini yaptırmak, fırına yerleştirmek bir projedir. Belediye Başkanı gelir ve “Koy Sepete Projesi milletimize hayırlı olsun” diyerek, projeyi başlatır (veya tamamlar bunu ben de daha çözemedim)

Neyse, benim söyleyeceğim aslında başka bir şeydi… içimde kalan bir kaç şeyi bu şekilde dökmüş oldum…

Sonuçta hepimizin de bildiği gibi biz, bir işe çok iyi başlarız. “Başlamak, bitirmenin yarısıdır.”, “kervan yolda düzülür” gibi atasözleri” başlayalım, gerisi gelir nasılsa” yaklaşımımızı da destekler. Yazımın başlaığından da anlaşılacağı gibi, evet, projelere başlıyoruz ama acaba bu projeleri tamamlıyor muyuz? Başarı ne düzeyde acaba? 2009 yılı için aşağıdaki soruları merak ediyorum. Örneğin:

Ülkemizde 2009 için inşaat, bilgi işlem, savunma, sağlık, ar-ge projeleri için ayrılan parasal kaynağın sektör bazında toplamları nedir?

Bu projelerin % kaçı tamamlandı?

Hedeflerden sapmadan ilerleyen veya bitirilen projeler, bütünün % kaçı?

AB Projelerinin yönetiminde ülkemizde başarı oranı nedir?

Hangi sektör ve hangi firmalarda projeler daha kesin tahminlenebilirken, hangi sektörde sapmalar fazla yaşanıyor?

Projeler tamamlandıktan sonra ortaya çıkan ürünler etkin ve verimli kullanılıyor mu? Projeyi yapmaya değdi mi?

Sektör bazında projelerin geri-dönüş süreleri, iç verimlilik oranları, yatırımın geri dönüşü, projenin başlangıcındaki hedeflerle uyum sağlıyor mu? (Projenin başında bunların düşünüldüğü varsayımıyla… 🙂 )

Başarısız projelere harcanan bedeller nedir?

Başarısızlık sebepleri nelerdir?

ve daha bir çok soru sıralanabilir.

Peki yukarıdaki sorulara fima olarak, cevap verebilir misiniz? Peki departman olarak cevap verebilir misiniz? Ya da birey olarak? Bu ve benzeri sorulardan yoksun projeler yapıyorsanız, geleceği asla yönlendiremeyeceksiniz. Çünkü başarı performansınızı bilmiyorsunuz, yine hatalı tahminlerde bulunucak, yine hüsrana uğrayan projeler yapacaksınız, yine günü kurtarıp, yarına “Allah kerim” deyip, devam edeceksiniz.

Amaaan neyse, amacım içinizi karartmak değildi. Boşverin siz beni; varsa bir projeniz önce kutlayarak, başlayın….