Risk Demişken…

Adana’daki Fatih Metro girişi resimden de anlaşılacağı üzere yolun ortasında duruyor.

Sonuç: Bu girişe araçlarıyla  2 Polis memuru düştü ve hayatlarını kaybettiler.

Kim onay verdi projenin bu haline?

Risk sorumlusu kim?

Neden önlem alınmadı?

Adana Metro’su hakkında zaten sabah akşam Nihat Sırdar yeterince ti’ye alıyor. Ben ne diyeyim ki…

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/otomobil-metro-duragina-uctu-2-polis-oldu/yasam/haberdetayarsiv/16.12.2010/1326808/default.htm

Risklerin Tanımlanması – PMBOK

Projeyi etkileyebilecek risklerin belirlenmesi, ve bunların belgelenmesi sürecidir.

Risklerin tanımlanmasına, proje yöneticisi, proje ekibi üyeleri, risk yönetim ekibi (atanmışsa), müşteriler, proje ekibi dışından konu uzmanları, son kullanıcılar, başka proje yöneticileri ve risk yönetimi uzmanları  katılabilir. Proje personelinin tamamı riskleri tanımlamaya teşvik edilmelidir.

Risklerin Tanımlanması tekrarlanan bir süreçtir çünkü proje yaşam döngüsü ilerledikçe yeni riskler fark edilebilir ya da ortaya çıkabilir.

Neye İhtiyacımız Var? (Girdiler)

Risk Yönetim Planı

Aktivite Maliyet Tahminleri

Aktivite Süre Tahminleri

Kapsam Temel Çizgisi

Paydaş Listesi

Nasıl Yapılır? (Araç ve Teknikler)

Eldeki plana bakarak, özellikle bir aktivitenin içinde o aktivitenin süresini uzatacak veya maliyetini artıracak herhangi bir risk olup, olmadığı sorgulanır.

Büyük projelerde ayda veya iki haftada bir kez, Risk Değerlendirme Toplantıları yapılır. Bu toplantılarda amaç riskleri belirlemek ve özellikle işi yapacaklar ile işi planlayanlar arasındaki varsayımları gözden geçirmektir.

PMI, bu bölümde pek çok teknik önermiştir fakat ben bu detayları yazıp da kafa karıştırmak istemiyorum. Yukarıda belirttiğim gibi düzenli olarak, gündemin tamamen riskler olduğu bir toplantı bile organize edilse proje paydaşları arasında hem projeye olan güven artar, hem daha şeffaf bir yönetim sağlanır hem de pek çok risk daha oluşmadan, ekip tarafından yok edilir.

Ortaya Ne Çıkar? (Çıktılar)

Risk Tanımlama sürecinin çıktısı Risk Kayıtlarıdır. Proje paydaşları tarafından dile getirilmiş tüm riskler kayda geçmiş ve herkes tarafından bilinir hale gelmiştir.

Sırada bu risklerin hangisinin daha tehditkar olduğunu bulmak, kalmıştır.

8 Günlük PMP Eğitimi

İstanbul Kurumsal Gelişim’den bir ilk daha…

Sadece kuruma özel gerçekleştirilecek bir eğitim programını daha herkesle paylaşmaktan memnuniyet duyarız.

8 Günlük PMP Hazırlık Eğitimi

Geniş ve detaylı konu anlatımı,

Sınıf ortamında 600 adet soru çözümü ve tartışma,

Rita Mulcahy ve Kim Heldman gibi piyasade en çok talep gören yardımcı kitapların incelenmesi,

Sınav başvuru sürecinin detaylı anlatımı,

Katılımcı Sayısı: 15 kişi,

Toplam 48 saatlik Eğitim,

Bu eğitimin açık kursu yoktur sadece kuruma özel gerçekleştirilir.

1 – Amaç

PMP®  Sertifika Sınavına hazır, PMP®  adayları yetiştirmek.

PMBOK®  kitabını detaylı öğrenmek ve anlamak.

Sınavın yapısı hakkında detaylı bilgi vermek.

Eğitimin sonrasında çalışma yöntemi hakkında bilgi vermek

Eğitim Süresince katılımcılar:

  • Proje Yönetimindeki beş temel süreç grubuyla ilgili kavramları ve kritik uygulama tekniklerini öğrenecekler.
  • PMP® sınavına yönelik sınav soruları çözecekler ve cevapları eğtimenlerle birlikte tartışma imkanı bulacaklar.
  • Piyasada en çok kullanılan Rita Mulcahy, PMP ve Kim Heldman, PMP tarafıından kaleme alınmış dokümanların ana hatları eğitim esnasında katılımcılarla paylaşılacaktır.

Eğitim Süresi: 8 gün / Eğitim Saatleri: 10:00 – 17:00

Kimler Katılmalı

  • Kariyerlerine PMP® Sertifikası alarak, devam etmek isteyenler.
  • Yoğun iş programından dolayı kendine sınava hazırlanmak için zaman ayıramayanlar.
  • “Evde akşam olunca çalışırınm” deyip de eve gelince yorgunluktan sınava hazırlanmaya üşenen babalar.
  • “Evde yemekle uğraş, çocuklarla ilgilen, evin işlerini organize et” diyen anneler.

Detaylı bilgi için: 216 – 456 60 50 – info@projeyonetimi.com

Bu Projede Hata Nerede? (Gerçek Olay)

Bala’da 2007 yılının Aralık ayında meydana gelen 5.7 büyüklüğündeki depremin ardından yapımına başlanan afet konutları hala tamamlanamadı. TOKİ tarafından yaptırılan 741 konut ile ‘kendi evini yapana yardım’ yöntemiyle yapılan 23 evin yapımı, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinasyonunda yürütülürken, inşaat çalışmaları ilçedeki yaklaşık 40 yerleşim bölgesinde devam ediyor.

Yapılan evleri güzel bulduklarını ancak yaşadıkları yer ve yaptıkları iş nedeniyle evlerinin önünde tandır ve ahıra ihtiyaç duyduklarını belirten bir çok depremzede, evlerin kendi istekleri dışında inşa edildiğini öne sürerek, haklarından vazgeçmek istediklerini bildirdi.

Depremde evi yıkılan ve 3 yıldır ailesiyle birlikte barınakta yaşayan Sabahattin Ahat, özellikle kış aylarında çok zorluk çektiklerini ve tüm aile bireylerinin zor şartlar nedeniyle hasta olduğunu söyledi. Ahat, konutların ihtiyaçlarını da karşılamayacak şekilde yapıldığını öne sürerek, ‘Biz köylü insanız. Evler güzel ama bizim hiçbir işimize yaramaz. Ayrıca evlerin 70-80 bin lira olacağını söylüyorlar. Ben nasıl ödeyim bu parayı? Evi almazsak da ceza ödeyecekmişiz. Benim işime yaramayan evi almadığım için neden ceza ödemek zorunda kalayım? Şimdi yıkılan evimin yerine yeni ev yapıyorum. Umarım onu da ‘depreme dayanıklı değil’ diyerek yıkmazlar’ diye konuştu.

Afşar beldesinin Belediye Başkanı Müslüm Coşan ise konutların tamamlanması gereken süre içinde bitirilmediğini vurgulayarak, bu nedenle halkın mağdur edildiğini söyledi. Afet konutlarının halkın talepleri doğrultusunda yapılmadığını da öne süren Coşan, şunları kaydetti: ‘Her ne kadar belde olsak da burada yaşayan vatandaşın bir çoğu tarım ve hayvancılıkla uğraşıyor. Depremden önce bu kişilerin evlerinin önünde tandırları, altında ahırları vardı. Şimdi burada yapılan evler çok güzel oldu ama vatandaşın ihtiyacını karşılamadıktan sonra ne kadar güzel olduğunun ne önemi var? Depremden zarar gören ve yaptırılan konutlarda hak sahibi olan bir çok kişi burada oturmak istemiyor. Burada oturması halinde ekmeğini nerede pişirecek, hayvanını nereye bağlayacak? Konutların bu kadar geciktiğinden mi şikayet edelim yoksa ihtiyacı karşılamadığından mı bilemedik. Sonuç olarak Afşarlı, bu konuda mağdur edilmiştir.’

Bala BELEDİYE BAŞKANI GÜRBÜZ: ‘KISKANILACAK PROJE– Bala Belediye Başkanı İbrahim Gürbüz ise vatandaşın tepkisini abartılı bulduğunu dile getirerek, özellikle Afşar’da yapılan konutların ‘kıskanılacak bir proje‘ olduğunu söyledi. Gürbüz, konutların gecikmesinin resmi işlemlerden kaynaklandığını, bunda evlerin yeri konusundaki vatandaşların yaptığı itirazların da etkili olduğunu savundu. Ankara Valiliğinin, depremden zarar gören vatandaşlara bir çok yardım yaptığını anlatan Gürbüz, ‘Devlet, buradaki vatandaşlarımızın mağdur olmaması için elinden geleni yapmıştır. Yapılan evler de çok iyi oldu. Hatta konutlar o kadar güzel ki kıskanmamak elde değil. Şehirleşme yolunda Afşar’a önemli katkı sağlayacak’ diye konuştu.

AFAD: ‘GECİKMENİN NEDENİ VATANDAŞIN İTİRAZLARI’– Bölgedeki afet konutlarının koordinasyonu yürüten AFAD yetkilileri ise devletin bir çok imkanının 3 yıldır bölgeye sevk edildiğini, konutların bir an önce bitirilmesi için gerekli çalışmaların yapıldığını bildirdi. Konutların teslim edilmesinde yaşanan gecikmenin, vatandaşların evlerin yerleri beğenmemesi nedeniyle yaptıkları itirazlardan kaynaklandığını kaydeden yetkililer, konutların 2011 yılının Mart-Nisan aylarında teslim edilebileceğini söyledi. Bölgede toplam 764 konut projesi yürütüldüğünü ve bunun 741’inin TOKİ aracılığıyla, 23’ünün ise ‘evini yapana yardım’ yöntemiyle yapıldığını anlatan yetkililer, projenin 40 civarındaki yerleşim bölgesinde yürütülmesinin de gecikmede etkisi olduğunu vurguladı. Vatandaşların, ‘yapılan konutların önünde ahır ve tandır olmaması’ yönündeki itirazlarının yersiz olduğunu aktaran yetkililer, Afşar’ın bir belde olduğunu ve Hıfzıssıhha Kanunu’na göre beldelerde yerleşim yeri içinde ahır bulundurulmasının yasak olduğunu belirtti. Yetkililer, ‘Bizim için can güvenliği önceliklidir. Afşar’da yaşayan vatandaşların, evlerinin altında ahıra ihtiyacı olabilir ama bizim görevimiz de onların sağlığını riske atmayacak işler yapmaktır’ dedi. Konutların değeri ve ödeme planı hakkında da vatandaşların ‘eksik bilgiye’ sahip olduğunu dile getiren yetkililer, Bala merkezde yapılan konutların 51 bin lira, belde ve köylerdeki konutların ise 55 bin lira civarında hak sahiplerine teslim edileceği bilgisini verdi. Hak sahiplerinin konutlara 2 yılı ödemesiz olmak üzere 20 yıl vadeyle, eşit taksitlerle sahip olacağını anlatan yetkililer, afet konutlarının hak sahiplerinin talepleri doğrultusunda yapıldığını, bu nedenle evleri teslim almak istemeyenlerin 2 bin lira ceza ödemek zorunda kalacaklarını kaydetti.

(Kaynak: http://www.sadehaberler.com/luks_konut_yerine_ahirli_tandirli_ev_istiyorlar_haberi_202951.aspx)

Yukarıdaki durumu Proje Yönetimi açısından değerlendiriniz. Yorumlarınızı bekliyorum.

100. Proje Yönetimi Sertifika Programı

2004 yılında Türkiye’de ilk kez İstanbul Kurumsal Gelişim tarafından başlatılan Proje Yönetimi Sertifika Programı 2011’in Ocak Ayı içinde Mecidiyeköy’de açılacak olan programla açık kurs olarak 100. Tekrarını gerçekleştirecektir.

Kurum içinde yaptığımız sertifika programları da düşünülürse bugüne kadar 3400 – 3500 kişi, 60 saatlik programlarımıza katılmış bulunmaktadır.

2011’in başından itibaren Proje Yönetimi Sertifika Programlarımıza Ankara’da da başlıyoruz. Yaklaşık 5-6 aydır Ankara’da 2 ve 3 günlük eğitimler yaparak, yürüttüğümüz çalışmaları daha da genişletme kararı almış bulunmaktayız.

Bizlere güvenerek eğitimlerimize gelen ve daha sonra referans olan tüm katılımcılarımıza, verdikleri destekten dolayı kendim ve tüm çalışma arkadaşlarım adına teşekkür ederim.

Programlarımızla ilgili detay bilgi: http://www.projeyonetimi.com/tc.asp?icid=149&itype=i

FATİH Projesi

Google’da arattığınızda 10’larca sayfa çıkıyor. Leyhte ve aleyhte 100’lerce yazı mevcut. Ben yine işin Proje Yönetimi tarafından bakayım.

Madem proje kamuoyuna duyurulmuştur ve ben de bir paydaşım, bu durumda ben aşağıdakileri öğrenmek istiyorum.

Projenin Arkaplanı:

Projenin Müşterisi:

Proje Yürütme Kurulu Üyeleri:

Değişiklik Onay Komitesi Üyeleri:

Proje Sponsoru:

Proje Yöneticisi:

Projenin Amaçları:

Hedef Kitle:

Projenin Kapsamı:

Hedef Başlangıç ve Bitiş Tarihleri:

Bütçesi:

Kısıtları:

Varsayımları:

Başarı Kriterleri:

Riskleri:

Proje Aşamaları, Kilometre Taşları:

Kalite Kriterleri:

Tedarikçi Firmalar ve Sorumlulukları:

Görev alacak Kurumlar ve Sorumluluk Alanları:

Değişiklik ve Konfigürasyon Yönetim Planı:

İletişim Planı:

Yukarıdakilerin hepsi olmak zorunda değil. Aslına bakarsanız,  EXCEL’de çizilmiş  Gantt Diyagramı’na da razıyım.

Sanal Hacim (Virtual Volume)

 

Bir kaç hafta önce bir haber kanalında “yeni neslin sosyalleşme anlayışındaki değişiklikler” konulu bir tartışma programı izledim. Genel kanı, “insanlar yüz yüze iletişimde zorlanabilirler fakat internet sayesinde farklı kimliklere bürünerek de olsa çok daha fazla insanla iletişim kurarak, sosyalleşmeleri mümkündür.” Bu yargı, sosyalleşmeden ne anladığımıza bağlı olarak değişkenlik gösterir ve uzun uzun tartışılır fakat sonucu bir yere bağlanamaz.

Ben, konuşmaları dinlerken aslında başka bir sonuca gittim. Onu da kendimce “Sanal Hacim (Virtual Volume)” diye adlandırdım.

“Virtual Volume” kelimesini Google’da aradığımda daha çok bilgisayar hafızasının genişliği anlamında kullanılmış fakat ben bu ifadeyi “sosyalleşme anlamında internette kaplanan yer” olarak tanımlamayı uygun görüyorum. Bu tanım hem kişilere, hem markalara, hem şirketlere uyabilir. (Bu açıklamaya karşılık gelen başka bir kelime biliyorsanız, lütfen benimle paylaşın. Eğer yok ise bu anlamda bu kelimeyi ilk defa ben kullanıyorum, yarın, öbür gün bu ifade meşhur olursa isim babası benim, şimdiden duyurulur. 🙂 ) Şöyle ki;

Google’da kendi adınızı yazdığınızda kaç başlık sizinle ilgili? Bunu bir deneyin. Kendi adınızla, şirketinizin veya markanızın adıyla aynı olan diğer başlıklar Google aramalarında daha ön planda ise Sanal Hacminizi sorgulama vaktidir.

Sanal Hacmi genişletmenin yolu internet üzerinde sosyalleşmekten geçiyor. Sosyalleşme artıkça Sanal Hacim de genişliyor ve diğer benzerlerinizin önüne geçiyorsunuz. Böylece siz, şirketiniz veya markanız daha da tanınır hale geliyor. Bu da reklam maliyetlerinin düşürüyor.

Bu konuda naçizane tavsiyem kimseyi kopya etmeden, özgün bir konuda mutlaka bir blog sayfası açın ve ilgi duyacağını düşündüğünüz kişilere mutlaka haber verin. Düzenli olarak yazılar yazın ve gelen yorumlara mutlaka cevap verin ki takipçilerinizle interaktif bir ortam yaratabilesiniz.

Beni de blogger yapan, hatta bu konuda  pek çok kişiyi cesaretlendiren Savaş Şakar’dan da burada bahsetmemek olmaz. Şu sayfayı mutlaka okuyun, derim. http://www.savassakar.com/index.php/blogumun-daha-fazla-okunmasini-nasil-saglarim/

Blog sayfanızda yazdığınız tüm yazıları, Facebook, Twitter, Friendfeed, Digg, Linkedin vs. ile besleyin. Bu siteler üzerinden diğer insanları takip edin ve onların da sizi takip etmesini sağlayın.

İş veren Firmaların Markası üzerine yazılar yazan Türker BAŞ Bey’in bir konuşmamız esnasında söylediği bir şey de çok hoşuma gitmişti. Aynen paylaşmak istiyorum: “İnsanlar sizin kendi hakkınızda ne söylediğinize değil, başkalarının sizin hakkınızda ne söylediği bakıyor artık.”

MS Project 2010 Eğitimlerimiz

İstanbul Kurumsal Gelişim olarak, Aralık ayından itibaren MS Project/Server 2010 eğitimlerimiz başlamıştır. Açık kurs veya kuruma özel olarak 3’er günlük eğitimler, proje yöneticilerine yöneliktir.

Bunun yanısıra, Project Server 2010 eğitimlerimizde Aralık 2010’dan itibaren kurumlara özel olarak gerçekleştirilecektir. Bu eğitim 3 alt başlıkta sunulmaktadır.

Project Server 2010 Kurulum eğitimi 2 gün – Katılımcı Profili: Bilgi İşlem

Project Server 2010 Sistem Yönetimi – 2 gün – Katılımcı Profili: Bilgi İşlem, Proje Ofisi

Project Server 2010 Kullanıcı Eğitimi – 0,5 gün – Katılımcı Profili: Proje Takım Üyeleri

Detaylı bilgi için: 0216 – 456 60 50 ile irtibata geçebilirsiniz.

Cin

Bir yazılım mühendisi, bir donanım mühendisi ve bir proje yöneticisi sahil kenarında dolaşıyormuş. Birden yerde bir lamba görmüşler, ellerine alıp da lambayı ovuşturduklarında içinden bir cin çıkmış. Cin “size 3 dilek hakkı veriyorum fakat 3 kişi olduğunuz için her biriniz bir dilek dileyebilirsiniz” demiş.

İlk sırayı donanım mühendisi almış ve “ben güzel bir adada para derdi olmadan hayatımın geri kalanını geçirmek istiyorum” demiş. Cin, bir anda donanım mühendisini çok güzel bir adaya göndermiş.

Yazılım mühendisine sıra gelmiş. Yazılım mühendisi de “ben de hayatımın geri kalanını bir yat içinde, sevdiğim insanla hiç para derdi olmadan geçirmek istiyorum” şeklinde bir istekte bulunmuş. Cin bir anda yazılım mühendisini denizin ortasında çok güzel bir yatın içine göndermiş.

Son olarak, Cin, proje yöneticisine dönmüş ve “senin dileğin nedir?” diye sormuş. Proje yöneticisi, “projemin zamanında bitmesi için o gönderdiğin iki arkadaşı geri istiyorum” demiş.

Türkçe PMBOK’ta Düzeltilmesi Gereken Yerler

Sayfa 19 – Aşağıdaki Süreç isimleri değişmeli; Doğrusu Sayfa 39’da mevcuttur.

Initiating – Süreçlere Başlama
Planning – Süreçleri Planlama
Executing – Süreçleri Uygylama
Monitor and Control – İzleme ve Kontrol Süreçleri
Closing- Süreçleri Kapama

Sayfa 25 –  “Program Yöneticileri/Program değerlendirme kurulu” – “Portföy Yöneticileri/Portföy değerlendirme kurulu” olarak değişmelidir.

Sayfa 38 –  2. ve 3. paragrafların kalın (Bold) olması gerekmektedir.

Sayfa 43 – Sayfa 274 – Sayfa 277 – 11.5 – “Riske yanıtlarının planlanması” ifadesi “Risk yanıtlarının planlanması” şeklinde değişmelidir.
Sayfa 75 – 4.1.1.1 – Stratejik plan tanımı şu şekilde değişmiştir: “Stratejik plan bir organizasyonun stratejik hedeflerini belgeler. Bu yüzden, bütün projeler, stratejik plana göre şekillenmelidir.”
Sayfa 139 –  Şekil 6.7’deki FS, SS, FF ifadeleri Türkçe’deki biçime dönmelidir.

Sayfa 158 –  Şekil 6.14’deki SS, FF ifadeleri Türkçe’deki biçime dönmelidir.

Sayfa 162– 6.6.2.1 – 2.paragraf, 2satırdaki “verilerini” kelimesi “tarihini” olarak düzeltilmelidir.

Sayfa 190 – İlk paragraf 3.kelime “Sınıf”. İngilizcede “Grade” olan bu ifade PMBOK TR’nin Birleşik Standartlar Sözlüğünde “Derece” olarak kullanılmıştır. Sanırım bu durumda sınavda hem “Derece” hem de “Sınıf” kelimesi adayların karşısına çıkabilir.

Sayfa 191 – Kalite Güvencesinin Sağlanması bölümünde tekniklerinde 4 adet numara gözüküyor, yanlış basım var. “2” rakamı yanlış yere yazılmıştır.

Sayfa 224’deki “Kaynak Takvimleri” aslında “Personel Yönetim Planı”’nın bir alt başlığıdır. Bu yüzden kalınlık ve noktalama düzeltilmelidir.

Sayfa 240 – Sondan 3. paragrafta “Ek – F” ifadesi “Ek – G” olarak değiştirilmelidir.

Sayfa 297 – Olasılık Dağılımları’nın anlatıldığı paragrafta “münferit dağılımlar” kelimesi kullanılmıştır. “Münferit”, İngilizce’deki Discrete kelimesi yerine kullanılmıştır. Bu ifadenin Türkçe İstatistik terminolojisinde “Kesikli Dağılım” olarak geçmektedir.

Sayfa 298 – Duayrlılık Analzi paragrafı içinde 4. satırda iki adet (, – virgül) basılmıştır.

Sayfa 342 – 1. paragraf – 6. satırdaki “projenin” kelimesinin yerine “sözleşmenin” olması gerekmektedir.

Projelerin İnsan Hayatına Etkisi

TANDIR TOPRAĞI 6 KİŞİYE MEZAR OLDUhttp://www.bugun.com.tr/haber-detay/126345-tandir-topragi-6-kisiye-mezar-oldu-haberi.aspx

UYDURUK BENTLERİN MÜTEAHHİTLERİ BEŞ YILLA KURTULDU – http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=1022866&CategoryID=77

—————–O——————–

Evimin sokağından bundan 2 ay önce İSKİ Müteahhiti kanalizasyon hattı geçirdi. Çalışmaları tam bir felaketti. İş makinası operatörü, ne vatandaşın sınır duvarına, ne de belediyenin bahçe için ördüğü sınır duvarlara dikkat etmeksizin çalıştı. Bu arada dikkatsizliklerinden dolayı 4-5 ağaç kökünden söküldü. Adam sanki altındaki araçla doğadan öç almaya çalışır gibi iş yapıyordu.

İşlerini bitirdikten sonra kaba toprağı örtüp gittiler. Geçen yağmurlarda o kaba toprak çöktü ve yolun ortasında 2 metre çapında bir delik açıldı. Yine geldiler, bu sefer siyah bir toprak – mıcır karışımı atıp gittiler. 2 aydır ne asfalta gelen var ne de verdikleri zararı nasıl tazmin edeceklerini soran. Arasam ilgili kimseyi de bulamam büyük ihtimalle…

Halbuki İGDAŞ da benzer şekilde iş yaptırıyor ama o müteahhit çok daha düzenli ve daha dikkatli iş yaptıklarını gözlemliyorum.

Yukarıdaki haberleri internette biraz araştırınca onlarcası karşımıza çıkıyor. Cezalar caydırıcı değil, en azından bir oto kontrol yöntemi kurulmasını öneriyorum. İşini iyi yapmayan müteahhitler internet üzerinden, tartışma gruplarında paylaşılsın, duyurulsun. İşini iyi yapanlarla, yapmayanlar mutlaka ayrılsın ve bilinsin.

Ben artık hem işi yapan tarafta hem işi yaptıran tarafta Proje Yöneticisi, Proje Sponsoru, Proje Planı, İlerleme Raporu gibi şeyleri internet üzerinden görmeyi hayal ediyorum.

Bir PAYDAŞ olarak çok şey mi istiyorum?

Bireyden, Ekip Olmaya Giden Yol

İnsan Kaynakları Yönetimi Bilgi Alanı içinde Proje Ekibinin Geliştirilmesi alt süreci vardır. Bu bölüm (PMBOK 9.3.2.3) özellikle proje ekibini oluşturan bireylere ekip ruhunun nasıl aşılanması gerektiğine dair teknikler önerir.

Bu tekniklerin en önemlisi ise Bruce Tuckman tarafından ortaya atılmış olan “Grup Geliştirme Aşamaları” dikkat çekicidir.

Aşağıdaki sıralama bir proje için biraraya gelmiş kişilerin hangi aşamalardan geçerek ekip olabileceklerini çok güzel özetler.

Oluşum.(Forming) Bu aşamada ekip üyeleri birbirleriyle tanışır, proje hakkında bilgi alır ve resmi rollerini ve sorumluluklarını öğrenir. Ekip üyeleri bu aşamada genellikle bağımsız davranır ve çok açık olmazlar.

Karmaşa.(Storming) Bu aşamada ekip, proje çalışmalarını, teknik kararları ve proje yönetimi yaklaşımını ele almaya başlar. Ekip üyeleri işbirliğine ve farklı fikirlere ve  perspektiflere açık değillerse, ekip ortamı yıkıcı bir hale gelebilir.

Düzenleme.(Norming) Düzenlenme aşamasında, ekip üyeleri birlikte çalışmaya, çalışma alışkanlıklarına ve davranışlara uyum sağlamaya başlarlar ve bu durum ekibi destekler. Ekip üyeleri birbirlerine güvenmeye başlarlar.

Performans.(Performing) Performans aşamasına ulaşan ekipler iyi organize edilmiş bir birim olarak faaliyet gösterirler. Üyeler karşılıklı bağımlılık içerisinde çalışırlar ve sorunları kolay ve etkin bir şekilde ele alırlar.

Çözülme.(Adjourning) Çözülme aşamasına gelen ekip üyeleri proje çalışmalarını tamamlar ve başka çalışmalara geçerler.

Bir Kaç Noktaya Dikkat

  • Başkasının söylediği herşeye hemen inanmayın. Kendiniz araştırın ve mümkünse işin başında durun.
  • Güçlü bir sponsoru olmayan ve başarıya ulaşması zor olduğu düşünülen projelerden uzak durun.
  • Projedeki varsayımların daha sonra karşınıza risk olarak çıkacağını unutmayın.
  • Projenin en başında, ortaya çıkacak ürünün detay özelliklerini düşünmekle zaman kaybetmeyin.
  • İhtiyaçları karşılamayacak çözümler, tanımlamaya kalkmayın.
  • Müşterilerin beklentirini yönetmeniz gerektiğini unutmayın.
  • Takım üyelerine işlerinin sonunda teşekkür etmeyi unutmayın.
  • Hiç bir zaman mızmızlanmayın. Bir lider asla mızmızlanmaz ve bir mızmız asla lider olamaz.
  • Güvenilirliğinizi sarsmayın.
  • Güvenilirliğin, dürüstlük, kendini adama, sözünde durma ve icra kudreti ile ortaya çıktığını unutmayın.
  • Projelerin başarısızlığında insanların birince etken olduğunu unutmayın.
  • Ekibi eğitmenin ve güçlendirmenin genel bir yönetim fonksiyonu olduğunu unutmayın.
  • Başkalarının sizin tutum ve davranışlarınızı etkilemesine izin vermeyin. Zorluklarla karşılaştığınızda mantıklı davranmayı unutmayın.
  • Proje işlerinizde çalışırken eğlenmeyi unutmayın.
  • Proje Yönetiminin biraz sanat biraz bilim olduğunu unutmayın.