Açılın, Açılın biraz. Ben PMP’yim.

  • Projeleriniz gecikiyor ve sebebini bilemiyor musunuz? Gecikme sebeplerini açıkça ortaya çıkarabilirim.
  • Müşteri isteklerinin projeyi nasıl etkileyeceğini, ortaya koyabilirim.
  • Bir projenin sadece zaman değil, bütünleşik (kapsam, maliyet, kalite, iletişim vb.) planını çıkartabilirim.
  • Değişiklikleri sadece zaman veya maliyet üzerinden değil, kapsam, kalite, insan kaynağı gibi konularda inceleyebilir ve raporlarım.
  • Bir şirketin çalışanlarına Proje Yönetimi metodunu anlatabilirim ve ortak bir dil oluşmasına yardımcı olurum.
  • Kurum içinde proje yönetimi metodu oluşturabilirim.
  • Proje paydaşları arasında beklentilerin dengelenmesi için önerilerde bulunabilirim.
  • Proje dokümantasyonu yapabilirim.
  • Proje Yönetimi için şirketin ihtiyaç duyduğu organizasyon ile ilgili öneride bulunabilirim.
  • Proje Ofisi kurulmasında önerilerde bulunabilirim.
  • Proje Ofisinin işleyişinde görev alabilirim.
  • Proje paydaşları arasında iletişim ve koordinasyon merkezi olabilirim.

(Tüm PMP’ler adına yazdım. Proje Yöneticisi arayanların dikkatine…)

İletişimin Planlanması – PMBOK

Proje paydaşlarının bilgi ihtiyaçlarının belirlenmesi ve bir iletişim yaklaşımının tanımlanması sürecidir.

İletişimin Planlanması süreci, paydaşların bilgi ve iletişim ihtiyaçlarına yanıt vermek için yürütülür; örneğin, kimin hangi bilgiye ne zaman ihtiyaç duyacağı , bu bilgilerin onlara nasıl ve kimin tarafından verileceği gibi konularda kararlar alınır.

İletişimin yanlış planlanması veya hiç planlanmaması mesajların iletilmesinde gecikmelere, hassas bilgilerin yanlış yerlere gönderilmesine ve bazı paydaşlara eksik bilgi gönderilmesine yol açabilir.

Etkin iletişim, bilginin doğru içerikte, doğru zamanda ve doğru etkiyi yaratacak şekilde sunulması demektir.

Verimli iletişim ise sadece gerekli bilgilerin sunulması anlamına gelir.

Neye İhtiyacımız Var?

İletişimin planlanabilmesi için öncelikle Paydaş Listesi elinizin altında olmalıdır. Paydaş Listesi’ni inceleyerek, hangi paydaşı nasıl yönteceğinize dair bir strateji geliştirmelisiniz. Geliştirdiğiniz stratejilerde hangi paydaşa hangi bilgileri göndereceğinizi veya hangi bilgileri alacağınızı belirlemekte yardımcı olacaktır.

Nasıl Yapılır?

İletişim Analizi ve İletişim Teknolojisini belirleyerek, iletişim planına ulaşılabilir. Yapılması gereken şey, proje sürecinde Gantt Şemasına da bakarak, öncelikle Major Toplantıların (Üst Yönetime, Sponsora) zamanına, katılımcılarına, yerine, gündemine karar vermek, daha sonra  Minor Toplantıların sıklıklarını belirlemek ve aynı şekilde olmazsa olmaz katılımcıları, gündem konularını belirlemek olarak özetlenebilir.

Ayrıca bilgi akışında kullanılacak araçlar, teknoloji, formlar, yazılımlar da netleştirilir. Bu araçların neler olduğu proje ekibine tanıtılmalıdır.

Ortaya Ne Çıkar?

İletişim planı, herkesin baktığında bu projede iletişimin nasıl yapılacağını anlaması gereken bir doküman olmalıdır.

İçinde örneğin;

  • Takım üyeleri gerçekleşme verilerini ne sıklıkta Proje Yöneticisine ve nasıl aktaracaklardır?
  • Proje Yöneticisi, üst yönetimi veya müşteriyi ne sıklıkta ve hangi bilgi içeriği sunarak bilgilendirecektir.
  • Üretilen bilgiler nasıl arşivlenecektir.
  • Rapor formatları, sıklığı, kimden kime gönderileceğine dair yaklaşım.
  •  ve daha fazlası…

Ankara’da Başarılı Bir Başlangıç Yaptık

İstanbul Kurumsal Gelişim olarak, Ankara’da Mayıs 2010 itibariyle açık kurslara başlayacağımızı önceki yazılarımda söylemiştim.

Geçen hafta 14 kişilik bir katılımla iki günlük Proje Yönetimi eğitimi gerçekleşti. (Aldino Hotel) Eğitmenimiz, Murat SANDIKÇIOĞLU Bey’in, başarılı bir eğitime imza attığını gördük. Bu hafta da Ankara’da PMP Hazırlık eğitimimiz yine Murat Bey tarafından gerçeklşetiriliyor. Katılımcı sayımız 10 kişi.

Benim de gelecek hafta sonu Ankara’da MS Project açık kurs eğitimim olacak. Şimdiden 10 kişiden fazla katılımcımız var. MS Project konusunda Ankara’da önemli bir boşluğu tamamlayacağımıza inanıyorum. Kuruma özel eğitimlerden dolayı (Vakıfbank , Tübitak, Türk Telekom, Başkent Elektrik) zaten bir ayağım Ankara’daydı, şimdi açık kurslarla daha da Ankara’da yer edinmeye başlıyoruz. Bu gidişle yerleşik bir Ankara Ofisini açmamız çok uzun sürmeyecek.

Ankara’dan uzun zamandır kurumumuza olan ilgiyi ve talebi alıyorduk. Bize güvenlerinden dolayı eğitimlerimize katılan tüm Ankara’lı Proje Yönetici’lerine teşekkür ederiz.

Mayıs 2010 Bulmaca – İletişim Yönetimi

Bu ay konumuz İletişim Yönetimi:

Projelerde yönetilmesi en zor olan konu ve proje başarısızlıklarının sinsi sebebi: İletişim hataları, yanlış anlama, yanlış anlatma, bilgi vermeme isteği, sorunu görüp de söylememe vs.

Bu yüzden Proje Yöneticisi, zamanının büyük bir çoğunluğunu iletişimle geçirmelidir. Proje Yöneticisi’nin esas işi bu olmalıdır. Çünkü ekipler içindeki koordinasyonu sağlayamazsa proje başarısızlığa doğru ilerleyecektir. Alt Süreçler:

  • Paydaşların Belirlenmesi
  • İletişimin Planlanması
  • Bilgilerin Dağıtılması
  • Paydaş Beklentilerinin Yönetilmesi
  • Performansın Raporlanması

Communication Management

————————————-

Mart Ayı’ndaki İnsan Kaynakları Yönetimi’nin Cevap Anahtarı: Human Resouce Management (answe

Proje Yönetim Ofisi mi, Proje Destek Ofisi mi?

Son zamanlarda çok sık karşılaştığım bir durum üzerine yazmak istiyorum, bugün. Proje Ofisi’nden ne anlıyor ve ne bekliyoruz?

Öncelikle şunu belirltmem gerekir; Proje Ofisleri pek çok firmada yoğun bir şekilde konuşulmakta ve yavaş yavaş hayata geçirmek için adımlar atılmakta. Eğitim verdiğimiz ve Proje Ofisi’nin ne olduğunu anlattığımız kurumlar yavaş yavaş Proje Ofisi’ni kuruyor, yazılımla destekliyor, sorumlular atıyor, görevler yüklüyor ve doğal olarak PO’nun çalışma biçimiyle ilgili sorunlar yaşamaya da başlıyorlar.

Bu sorunların en başında Proje Ofisi’nin yapacağı işin ne olacağının tam olarak netleşmemesinden kaynaklandığını gözlemliyoruz.

PMI’ın tanımlarında yer alan Proje Yönetim Ofisi için kabaca “projelere yukarıdan bakan bir göz” tanımı vardır. Böylece kaynak yüklemesini projelerin önemine göre değiştirebilir, projelerin metoda uygun ilerleyip, ilerlemediğini denetleyebilir, projelerin ilerlemeleriyle ilgili düzgün veri toplanıp, toplanmadığını kontrol eder. Birden fazla projeden oluşan Programların koordineli yönetilmesini sağlar, vb.

Yukarıdaki ifadeler kitabi tanımlardı. Olması gereken… en azından PMI’ın dile getirdiği bu ifadelerle özetlenebilir…

Peki karşılaştığımız durum ne?

Evet, bir Proje Ofisi kurulsun fakat projelere yukarıdan bakmasın da, Proje Yöneticisi’nin hemen bir adım gerisinden baksın. Daha açık ifadeyle, Proje Yöneticisi’nin eli ayağı olsun; Proje planlarını Proje Yöneticisi’nden aldığı bilgiler çerçevesinde hazırlasın, bunları bir Web platformunda yayınlasın, sonra da proje devam ederken, ilerlemeleri takip etsin ve gelişmeleri anında proje planına yansıtsın. Evet, bu da Proje Ofisi için biçilen bir görev olabilir. Sonuçta, Proje Ofisi’nden ne yapmasını isteyeceğiniz, kurumunuzun kararıdır. Bu yapıya Proje Destek Ofisi demek sanırım daha doğru olur.

Temel sorun şurada;

Proje Ofisi kurulurken, Üst Yönetim’in aklında veya hayalindeki Proje Destek Ofisi kurulması yönünde ve bu Destek Ofisi’nin, Proje Yöneticilerine, planlamada, takipte sürekli destek olacağını umut ediyorken, bu Ofisi’e seçilenler de Proje Yönetim Ofisi gibi çalışaklarını düşünüyor. Her ne kadar Ofise, resmi olarak, Proje Yönetim Ofisi’nin rol ve sorumlukları yazılsa bile, Üst Yönetim, fiilen Proje Destek Ofisi’nin işlerinin yapılmasını istiyor. Bu durum da başta Ofisin iş yükünü, Ofisin çalışan eleman sayısını, Ofis elemanlarının gerekli olan teknik bilgi birikimine sahip olup, olmamalarını etkilediğinden önemli bir bocalama yaşanıyor.

Bu yüzden, şirketinizde eğer bir Proje Ofisi kurulacağına dair bir sinyal aldıysanız, Üst Yönetim ile bu durum açık ve net baştan konuşmak gerekir. Proje Ofisi dendiğinde, beklenen DESTEK OFİSİ mi, YÖNETİM Ofisi mi?

Müşteri için Doğru Şeyler Yapmak

  • Proje Kapsamını Müşteriye Doğru Anlatmak: Proje Yöneticisi, müşterisine müzakereler sonucu ulaştığı kapsamı açık ve net olarak, anlatmak zorundadır. Kapsamda belirsizlikler olsa dahi bu belirsizliklerin de neler olduğu konusunda iki tarafta hemfikir olmalıdır. Kapsamda değişiklikler oldukça veya kapsamdaki belirsizlikler ortadan kalktıkça müşteri gelişmelerden haberdar edilmeli ve kapsamı kontrol altında tutabilmek için Proje Yöneticisi azami gayreti göstermelidir.
  • Riskleri Dikkatli Takip Etmek: Proje Yöneticisi, kendisinin ve ekibinin geçmiş deneyimlerini proje planına yansıtabilmelidir. Geçmişte yaşanan olumsuzlukları yok etmek için Risk Yönetimi’ne önem vermelidir. Projesi için yapacağı düzenli Risk Değerlendirme Toplantıları ile risklere nitel veya nicel tehdit değerleri verip, önlem alınması gereken durumları sorgulamalıdır.
  • Etkili İletişime Önem Vermek: Müşteriniz, sizin onun işiyle ne kadar uğraştığınızı merak eder. Bir hayli zaman harcayıp, uğraşsanız bile eğer müşteriyi bu konuda bilgilendirmesseniz, onun işini arka plana attığınızı düşünecektir. Bu yüzden olumlu ve olumsuz gelişmeleri, uğraşlarınızı, yapabildiklerinizi ve yapamdıklarınızı eğer düzenli olarak bildirirseniz, başarı için toleranslarınız artar.
  • Proje İlerlemesini Raporlamak: Müşteri istediği bir anda kendi projesinin ne durumda olduğunu görmek ister. Bunun için de şeffaf bir Proje Yönetimi’nin olmasını ister. Projenin gelişmesini görmek için herhangi bir kimseye sormadan bir kaç tıkla ve çok kısa bir zaman içinde gelişme raporuna kolayca ulaşma talebi olur. Şeffaf bir Proje Yönetimi yapısını sağlamak için gerekli alt yapı çalışmalarına başlayın. Bu sayede müşteri size olan güveni de artacaktır.

Özet

Müşteri için doğru şeyleri yapmak, müşterinin her istediğini yapmak anlamına gelmez. Müşterinizi Proje Yönetimi’nin nimetlerinden faydalandırabilirseniz, başarı kendi kendine gelecektir.

MS Project Kullanımı için Gereksinim Belirleme

Bu gereksinim belirleme sorularının amacı;

  • MS Project Professional / Project Server lisanslarında sayılara karar vermek
  • Gerekli eğitim içeriğine karar vermek
  • Katılımcı sayılarına karar vermek

ve şirketinizde fayda/maliyet avantajı sağlamaktır. Aşağıdaki sorulara cevap vererek, sonuçları bize gönderdiğiniz takdirde, size özel eğitim ve lisanslama ihtiyaçlarını söyleyebiliriz.

Deneyimlerimize göre bir çok şirket MS Project’ten tam olarak neler beklemesi gerektiğini bilmeden, lisanslama ve eğitim sürecine girdiği için parasal açıdan önemli maliyetlere katlanmak zorunda kalıyor. Bu maliyetlere karşılık elde edilen faydanın yükseltilmesi amacıyla İKG olarak, yardımcı olmak isteriz.

Sorular

Adınız:

Soyadınız:

Firma Adı:

Tel No:

E-mail:

MS Project, aktivitelerin süre, başlangıç, bitiş tarihlerini göstersin. (Evet / Hayır)

MS Project, projede çalışan insan kaynağımızın  detaylı bilgilierini göstersin. (Evet / Hayır)

MS Project, tedarikçilerimizin detaylı bilgilerini göstersin. (Evet / Hayır)

MS Project, aktivitelerin maliyetlerini göstersin. (Evet / Hayır)

MS Project, gerekli olan insan kaynağı ihtiyacını göstersin. (Evet / Hayır)

MS Project, gerekli olan malzeme ihtiyacını göstersin. (Evet / Hayır)

MS Project, tedarikçilerin işlerini göstersin. (Evet / Hayır)

MS Project, tedarikçilere yapacağımız ödeme planını göstersin. (Evet / Hayır)

MS Project planı yaparken, işlerimizi kendi çalışanlarımıza atıyoruz. (Evet / Hayır)

MS Project planı yaparken, işlerimizi tedarikçilerimize atıyoruz. (Evet / Hayır)

MS Project planlarını e-mail ile paylaşmak istiyoruz ve bu bizim için yeterli. (Evet / Hayır)

MS Project planlarını web platformundan paylaşmak istiyoruz. (Evet / Hayır)

Gerçekleşme verilerini telefon, e-mail yolu ile alıyor ve güncelliyoruz ve bu bizim için yeterli. (Evet / Hayır)

Gerçekleşme verilerini web platformundan toplamak istiyoruz. (Evet / Hayır)

Proje bilgilerimizi web platformu üzerinden üst yönetime açmak istiyoruz. (Evet / Hayır)

Proje bilgilerimizi web platformu üzerinden müşterimize açmak istiyoruz. (Evet / Hayır)

Proje bilgilerini güvenli biçimde internet ortamına açmak istiyoruz. (Evet / Hayır)

Ortak kaynak kullanımı açısından sorunlar yaşıyoruz ve bunu ortak bir web platformu üzerinden takip etmek istiyoruz. (Evet / Hayır)

Projelerinizi ortak takip eden Proje Ofisininz mevcut mu? (Evet / Hayır)

Proje Ofisinizde kaç kişi görevli?

Proje yöneticilerinizin sayısı kaç kişi?

Projelerde kullanılan ortak kaynak sayısı kaç kişi?

Bir sene içinde MS Project kullanarak, yönetmeyi hedeflediğiniz proje sayısı kaç adet?

Eklemek istediğiniz notlar:

Tutkulu PY’den Mektup – 3

Sevgili Proje Koçu,

Bir kaç aydır Proje Ofisini kurma sürecindeyiz. Üst yönetimin proje ofisinden beklentileri çok ve bu ofisi etkinleşitrme görevi de benim.

Çalışmalara ilk başladığımızda önemli işler gerçekleştirdik; Bir metot hazırlama çalışmasıyla başladık, rol ve sorumlulukları tanımladık, proje yöneticilerimize MS Project eğitimleri aldırdık ve hatta Project Server kurduk. Görüldüğü gibi herşey hazır fakat hiç birşey istediğimiz gibi yürümüyor.

Örneğin,

  • Proje Yöneticileri’nin projeleriyle ilgili gelişmeleri Proje Ofisi ile paylaşmaları gerekirken yine eskisi gibi Genel Müdürümüzle görüşüyorlar.
  • Proje ilerleme bilgilerinin Proje Ofisi’ne aktarılması gerekirken, Proje Ofisi’ne bilgi vermeden, Müşteri, şirketimizin Genel Müdürü ve Takım Üyeleri kendi aralarında eski yöntemlerle projeleri takip ediyorlar.
  • MS Project’in yeterince verimli kullanılmıyor. Takım Üyeleri işlerine Project Server üzerinden hem bakmıyorlar, baksalar bile düzenli gerçekleşme verileri girmiyorlar.
  • Metot içinde tanımladığımız formlar, dokümanlar yeterince etkin kullanılmıyor ve dokümantasyon da eksiklikler kalıyor. Bunların tamamlandığını inceleme görevi de bende… fakat Proje Yöneticileri’ne “bu formları, dokümanları doldurun” dediğim de insanlar, bana düşman gözüyle bakıyorlar.

İnanın, önceden yakın olduğum arkadaşlarım bile şimdi benden uzak duruyor, sanki onların projelerdeki başarısızlıklarını üst yönetime raporlayan kişiymişim gibi görülüyorum. Çok zor durumdayım, başka iş aramayı bile düşündüm. Sizce ne yapmalıyım?

Rumuz: Tutkulu PY

– – – – – – – –

Sevigili Tutkulu PY,

Proje Ofisini kurmak gerçekten zor bir süreçtir. Proje Ofisi’ni kurma görevinin bir kişinin üzerinde olması, işi daha da zorlaştırır. “Proje Ofisi’ni kurmak”, deyince pek çok kişi “evin bir odasına kütüphane kurmak” gibi bir şey anlar halbuki Proje Ofisi kurmak şirket içinde kültürel bir değişimdir. Bu yüzden, bu iş “hadi yarın Proje Ofisi kuruyoruz” demekle olmaz.

Şu anda yaşadıklarınız doğal bir süreç. Eğer Üst Yönetim bu konuda daha bilinçlenirse, Proje Ofisi’ne etkinleştirilmesi konusunda daha fazla destek olacaktır.

Proje Yöneticileri ise önce Proje Ofisi’nin faydalarını görmek isterler. Bu yüzden Proje Ofisi, proje yöneticilerinin işini kolaylaştırmalıdır. Planlama sürecinde, geçmişteki verilere ulaşmada, planları güncellemede, ortak kaynakların iş yüklerinin düzenlenmeside Proje Ofisi, Proje Yöneticilerine yardımcı olabilir.

Lütfen ümitsizliğie kapılmayın; her fırsatta Proje Ofisi’nin yardımcı, destek bir birim olduğunu dile getirin ve önce güven aşılayın; Zaman içinde (fakat çok kısa değil) Proje Ofisi’nin etkinliğinin arttığını göreceksiniz. Proje Ofisi kurma konusunda hem üst yönetim hem de siz sabırlı olmanız gerekir.

Proje Koçu

İnsan Kaynakları Yönetiminin Planlanması

Projeye ait rollerin, sorumlulukların, gerekli becerilerin ve raporlama ilişkilerinin belirlenmesi ve belgelenmesi ve personel yönetimi planının geliştirilmesi sürecidir. Bu süreçle, proje yöneticisi, başarı için gerekli olan insan kaynağı becerilerini, miktarını ve istediği kişilerin proje için ne kadar zaman ayırması gerektiğine dair planı oluşturacaktır. Bunların yanı sıra, ekip üyelerini motive etmek için ne gibi yöntemler kullanması gerektiğine karar verecek, takım üyelerine ekip ruhu aşılaması için neler yapması gerektiğini düşünecektir.

Neye İhtiyacımız Var? Aktivite Kaynak  İhtiyacı, ve şirketin organizasyon yapısı, bu süreç için önemli girdilerdendir. Aktivite Kaynak İhtiyacı;  Proje Zaman Yönetimi bilgi alanı içinde ele alınır ve her aktivite için gerekli olan kaynak ihtiyacını belirleme sürecidir. Şirketin organizasyon yapısı ise projeye kaynak bulmada proje yöneticisinin işini kolaylaştırabilir de, zorlaştırabilir de… Eğer şirket dengeli veya güçlü matris organizasyon yapısını kullanıyor ise bu durum proje yöneticisinin de başarıya ulaşma ihtimalini artıracaktır.

Nasıl Yapılır? İnsan Kaynağı ihtiyacını belirlemek için aşağıdaki yöntemler kullanılabilir. Projeye özel bir organizasyon yapısı: Proje ekibi, kurumun mevcut organizasyon yapısnın dışında bir hiyerarşi ile yönetilmesi gerekebilir. Matris tabanlı şemalar: En çok kullanılan yöntem, sorumluluk atama matrisidir. Bu matris ile projenin hangi aşamalarından kimlerin/hangi departmanların ne derece sorumlu olduğu belirlenir. Metin halinde görev tanımlarının yazılması: Projede çalışanların, görev ve sorumluluklarında hiç bir açık kalmayacak şekilde yazılı hale getirmek amacıyla kullanılır. Diğer yöntemlere göre daha resmi tanımların çıkmasını sağlar. Bireyler arası sosyal ilişki ağları: Hepimiz insanız, doğal olarak, sevdiğimiz, güvendiğimiz kişilerle çalışmak isteriz. Birey olarak sevmediğimiz, haz almadığımız kişilerle aynı ortamda bulunmak bile istemeyiz. Bu yüzden, beşer-i ilişkiler proje için gerekli kaynakları düşünürken, proje yöneticisini ister istemez yönlendirir.

Ortaya Ne Çıkar? Roller ve Sorumluluklar: Projeyi tamamlamak için proje yöneticisinin ihtyiaç duyduğu kaynakların rolleri ve sorumluluklaı belirginleşir. Proje için organizasyon şemasına karar verilir ve bu bilgi proje ekip üyelerine duyurulur. Personel yönetim planı: Bu plan ile proje yöneticisi, ihtiyaç duyacağı kaynakların hangi departmanlardan, hangi dönemlerde gelmesi gerektiğini netleştirir. Ayrıca ekip üyelerinin projeden ne zaman çıkarılacağı da bu plana eklenir. Ayırca, ekibin eğitim ihtiyaçları, takdir ve ödül politikası, yasalara uyum (sigortalama, sözleşme) ve insan kaynakları için alınması gereken emniyet  ve tedbirler de İnsan Kaynakları Planı içinde yer alır.

Dinamikler 2010 – Öğrenilen Dersler

İstanbul Proje Yönetim Derneği tarafından 11. düzenlenen Dinamikler Kongresinin bu seneki konusu “Öğrenilen Dersler”di. 2-3 Nisan 2010 tarihlerinde İstanbul Intercontinental Otel’inde kongre gerçekleştirildi

Kongre konusu Öğrenilen Derler olunca ben de bu kongreden öğrendiklerimi beni takip edenlerle paylaşmak istedim.

Öncelikle tabi ki kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen herkese şahsen teşekkür etmek isterim.

 Öğrendiğim Dersler:

 Biz, İstanbul Kurumsal Gelişim olarak, kongrede stant açmadık, sadece ben, bireysel olarak katıldım. Açıkçası bize stant ücretleri yüksek gelmişti.

 Katılımcı sayısının 300-350 arasında olduğunu gözlemledim. Zaten 350 kişi olduğu birinci günün sabahında da açılış konuşmacıları tarafından dile getirildi.

 Sunumlara yoğun bir şekilde katıldım. Bazı sunumları kısaca kaleme almak istiyorum.

 Yapı Sektöründe Öğrenilmiş Dersler: Bir Veritabanı Uygulaması – Haluk DOĞANÇAY tarafından yapılan bu sunum bence çok önemli bir sunumdu fakat tam anlamıyla gümbürtüye gitti.

 İnşaat – Taahhüt Sektörü için Web 2.0 uygulamalarını bir örnekle dinleme imkanı bulacaktık fakat organizasyon hatası, bu sunumun geç başlamasına ve erken bitmesine sebep oldu.

 Ulvi KARAŞAHİN, ADALET BAKANLIĞI – Adelet Bakanlığı Bilgi İşlem Daire Başkanlığından bir hakim, Adalet Bakanlığında yapılan UYAP projesini çok yönlü olarak anlattı. Kamu kuruluşlarının bu tip projeleri tanıtması bence çok önemli. Hatta bu konuda “Proje Açılımı İstiyorum” diye bir yazım vardı.

 MARMARAY PROJESİ: Arkeoloji Dersleri Hüseyin BELKAYA – Süper bir sunumdu. Ben, daha çok Marmaray Projesi’nin ne aşamada olduğunu öğreneceğimizi zannediyordum fakat projenin Arkeolojik açıdan ne kadar önemli olduğunu öğrendim. Espirili ve sıkmayan bir anlatımla herkesin ilgisini çekti.

 Levent Karadağ – TBD Başkanı – Levent Bey’i ismen tanıyordum. Dernek olarak yaptıkları çalışmaları ve ülkemizde bilişim hangi seviyede olduğunu öğrenme imkanı buldum.

 11 Yıllık Öğrenilmiş Dersler Ve Gelecek 11 Yıla Başlarken – Ahmet N.TAŞPINAR  – Derneğin, geçmiş 11 yılını değerlendirdi ve üye sayısnın yıllara göre nasıl değiştiğini rakamlarla açıkladı. Tarafsız (eğitim ve danışmanlık firmalarına aynı mesafede) bir dernek yönetiminin, taraflı yönetimlere göre nasıl daha başarılı olduğunu da sunumuna ekleseydi bence öğrenilen dersler listesi tam olacaktı.

 Mustafa ÇAĞAN, Microsoft Türkiye – Bu sunumda proje yönetimi adına çok fazla bir şey duymadım ama dünyanın gelecekteki durumunu görmemiz açısından ve yatırım kararlarını verirken Microsoft hangi faktörlere bakıyor sorusunu öğrenmiş olduk.

 Bir Proje Portföy Yönetim Aracı İmplementasyonu Masalı – Mahir Orat – 4S, Ayşe Birinci – TEB– Süper bir sunum daha … Bir proje yönetimi yazılımının nasıl uygulamaya geçirildiği, herkesin ilgisini çekecek şekilde anlatılmış. Yukarıdaki “MASAL” ifadesine dikkatinizi çekerim çünkü sunum gerçekten “Bir varmış, bir yokmuş…” diye başlıyor. Sunumun her anı önceden çalışılmış. Mahir Bey’i, Teknoloji Holding’den tanırım ki paralel iş ilişkilerimizden dolayı pek çok ortamda karşılaşıyoruz. Ayşe Hanım’ı da ismen tanıyordum, tanışma fırstı buldum. İkisinin de titiz ve özenli çalışması mükemmel öğrenilen derslerin çıkmasına sebep olmuş. Ha bu arada Masal (Sunum) – “3 Elma düşmüş…” diye bitiyor ve o elmalardan tüm proje paydaşlarının neler öğrendiği anlatılıyor.

 Kongrenin bence Öğrenilen Dersler temasına uyan en iyi sunumuydu.

 Yabancılar Kategorisi – İsimlerini aklımda tutmaya bile çalışmadığım  3-4 Amerikalı’nın sunumuna girdim. Tam bir felaketti. Sahneye çağrılırken büyük övgüler yağdırıldı ama tek kelimeyle sunumlarının içi bom boştu.

 Evet, aralarda eğitimlerimden tanıdğım pek çok kişiyle karşılaşma imkanım oldu. Bence bu tip kongreler sosyalleşmek adına çok iyi oluyor. Ben de hem kendi adıma, hem de kurumum adına bunu yaptım.

 Rakibim olan firmaların stantlarını gezdim, sektörüme yeni adıma atan insanlarla tanıştım, hatta Sayın Faruk Budak Bey’den bir hediye bile aldım. Sonuçta benim adıma güzel ve verimli bir kongre oldu.

İstanbul Kurumsal Gelişim’in Blog Sayfası Açıldı

1 Nisan 2010 tarihi itibariyle İstanbul Kurumsal Gelişim’in Blog sayfasını resmen duyuruyoruz.

Şirketimizin blog sayfasında, yaptığımız eğitimler, eğitmenlerimizin paylaşımları, kendi içimizdeki organizasyonlar, kurumumuzdan çeşitli haberleri görmeniz mümkün olacak.

Blog sayfamızı ziyaret etmek için http://blog.projeyonetimi.com ve eğer kayıt akışına abone olmak isterseniz de bu linki kullanabilirsiniz. (http://blog.projeyonetimi.com/?feed=rss2)

Mart 2010 Bulmacası – İnsan Kaynakları Yönetimi

Bu ayın konusu İnsan Kaynakları Yönetimi.

Projeye dahil olacak bireylerin seçiminden, etkin kullanımına, eğitiminden, motivasyon konularına kadar geniş yelpazede bir proje yöneticisinin bilmesi gereken konular bu süreç altında ele alınır.

  • İnsan Kaynakları Planının Geliştirilmesi
  •  Proje Ekibinin Oluşturulması
  •  Proje Ekibinin Geliştirilmesi
  •  Proje Ekibinin Yönetilmesi

 Human Resouce Management

Ocak Ayı’daki Kalite Yönetimi’nin cevabı: Quality Management (answer key)

E-Ticaret Projeleri

Pazarlamada, teknolojiyi daha yoğun kullanma isteği günümüzde, şirketlerin internete ve teknolojiye önem vermesinde önemli bir etken haline geldi.

Bu konuda profesyonel olan ve iyi iş yapanları bulmak pek kolay olmuyor. Konusunun uzmanı olan kişi ve kuruluşları, bu konudaki ihtiyaç sahiplerine duyurmakta fayda olduğunu düşünüyorum.

Eğer, E-Ticaret Projesi gibi bir projeye girmek üzereyseniz ve destek alabileceğiniz güvenilir ve profesyonel birilerini arıyorsanız, Turuncu Tasarım ihtiyaçlarınıza cevap verebilecek bir kuruluş.

Özellikle ihtiyaca göre E-Ticaret paketleri oluşturmuşlar ve sisteminizin hem kuruluş sürecinde, hem de sonrasında destek alma açısından rahatlıkla çalışabiileceğiniz bir şirket.

Ayrıca, kurumunuzun diğer teknolojik ihtiyaçlarını da karşılayabilmekteler. Kurumsal Portal Paketler sayfasını da incelemenizi tavsiye ederim.

Aslan Kralın Toplantısı

Ormanlar kralı aslan yıllık izine çıkacakmış. Yerine vekalet edecek bir hayvan düşünmeye başlamış. Vekili kendisi kadar atak ve hareketli bir hayvan olmalıymış. Aklına tavşan gelmiş. Hemen tavşanı çağırmış yanına ve “ben yıllık izindeyken yerime sen vekalet edeceksin” diye buyurmuş

Aslan kral ormanda bir toplantı düzenlemiş ve “ben yokken, tavşan ormanın kralıdır” diye bütün hayvanlara duyurmuş. Tabiki bütün hayvanlar kralın emrine boyun eğmişler.

 Ertesi gün kral yıllık izine çıkmış ve tavşanın da kralllık dönemi başlamış. Krallık dönemi başlar başlamaz da tavşan, ormanı teftişe çıkmış. Gezerken kurnaz tilkiyi görmüş. Tilkinin, bir hayvana tuzak kurduğunu farketmiş. Tam o sırada tilkinin arkasından yaklaşıp, ensesine bir tokat patlatmış. “Kim o benim enseme vurmaya cesa…” derken arkasına dönmüş, bir de bakmış ki tavşan. Hiç sesini çıkaramamış. Bunun üzerine tavşanın kendine güveni gelmiş.

 Yine tavşan gezerken, çakalı görmüş. Çakal, tam bir leş yemeye hazırlanırken, tavşan arkasından gelmiş ve ensesine sağlam bir tokat yapıştırmış. “Ulan ben seni…” diye söze başlayan çakal, arkasında tavşanı görünce birden sesi soluğu kesilmiş. Tavşanın iyice güveni artmış.

 Tavşan teftişe devam etmiş Bu sefer karşısına ayı çıkmış. Ayı bir ağaçtaki bal kovanına uzanıyormuş ki tavşan, zıplayıp, ayının ensesine okkalı bir şamar yapıştırmış. Ayı neye uğradığını şaşırmış ve hışımla arkasını dönmüş. Bakmış ki tavşan. Bir eliyle tavşanı sıkı sıkıya tutmuş, diğer eliyle de başlamış tavşanı pataklamaya. Tasvşan öyle bir dayak yemiş ki yüzü gözü yamulmuş. Ayının, siniri geçince tavşanı bırakmış ve sinirli sinirli oradan uzaklaşmış.

 Tavşan, ayının arkasından bağırmış: “Ayı oğlu ayı, dünkü toplantıya niye gelmedin?”