Tag: pmp sertifikası
PMP Olunca Bizi Bırakıp Gidecek mi Bu Çocuk?

Kendimi tanıtayım: Ben bir yöneticiyim. Ekip yönetiyorum, hedef koyuyorum, strateji geliştiriyorum. Ama son zamanlarda, küçük ama huzur kaçıran bir şüphe beynimi kemiriyor:
“Bu bizim Ahmet, gizli gizli PMP sınavına çalışıyor galiba…”
Başta önemsemedim. “Gelişim göstermek istiyor çocuk,” dedim. “Sertifika almak istiyor, ne güzel…” Ama zamanla bazı şeyler dikkatimi çekti. Toplantılarda “deliverable”, “scope creep”, “stakeholder management” gibi kelimeleri kullanmaya başladı. Göz göze geldiğimizde, sanki bir şey saklıyormuş gibi davranıyor. Kahvesini içerken bile MS Project ekranına kaçamak bir bakış atıyor.
Ve sonra bir gün… tesadüfen yazıcıdan “PMP Question Set by Gökrem Tekir, PMP® ” başlıklı doküman bastırdığını gördüm.
İşte o an içimde bir kıyamet koptu:
“Bu çocuk PMP oluyor! Hem de bizden habersiz!”
Peki Bu Neden Kafama Takıldı?
Ben kötü biri değilim. Çalışanlarım gelişsin, kariyerlerinde ilerlesin isterim. Ama bir yandan da, ekip kurmuşuz, omuz omuza savaşmışız, o yoğun deadline’ları birlikte geçmişiz. Şimdi çocuk PMP olacak, sonra ne olacak?
LinkedIn profilini güncelleyip, bir de ‘Open to Work’ mü diyecek?
Yoksa ‘Artık ben proje yönetirim, operasyona bakamam’ mı diyecek?
Ya da önceki sprint retrospective’te “bize sahip çıkılmıyor” diyen oydu da, şimdi gidip başka takıma mı katılacak?”
İnsan işte… Duygusal. Bir yandan gururlanıyorum, bir yandan da “bizi bırakacak mı?” korkusunu yaşıyorum.
PMP Ne Demek, Ne Değil?
Araştırmaya başladım. PMP neymiş bakalım… Meğer iş öyle kolay değilmiş. 35 saatlik eğitim, kapsamlı bir sınav, bilgi alanları, süreç grupları, çevik, yarı-çevik, hibrit yöntemler falan…
Kendi kendime düşündüm:
“Bu kadar çalışan, bu kadar efor harcayan biri, gerçekten ayrılmak istiyor olsaydı, patronuna bunu neden söylemesin ki? Belki de sadece kendini geliştirmek istiyordur?”
Sonra biraz daha düşündüm…
“Yok yok, kesin gidecek bu. Gelişmek isteyen insan kalmaz. Kalıp geliştikçe sistemle çatışır.”
İşte Tam Bu Noktada Kendi Çelişkilerimle Yüzleştim
Ben bir yönetici olarak yıllardır toplantılarda “inovasyon”, “gelişim”, “yetkinlik artışı” diyorum. Çalışanlarıma “kendinizi geliştirin, sürekli öğrenin” diye telkinde bulunuyorum. Ama iş gerçekten öğrenmeye, gelişmeye geldiğinde, içimden bir ses “aman ha çok da gelişme, sonra kaçar gidersin” diyor.
Bu nasıl bir çelişki?
“Sen hem ‘geliş’ diyorsun, hem de gelişince güvenmiyorsun.”
İşte bu içsel sorgulama beni başka bir noktaya getirdi.
Asıl Korkum Ne?
Aslında korkum şu:
Ahmet PMP olunca ben sorgulanacağım. O sınavı geçince, belki benim eksik yöneticilik becerilerim daha görünür olacak. Belki süreçleri daha iyi biliyor hale gelecek. Belki bazı şeyleri sorgulayacak.
Ve belki… haklı çıkacak.
“Bu projede net bir tanım yapılmamış.”
“Risk kaydı tutmadık, o yüzden bu başımıza geldi.”
“Paydaş haritası yoktu, bu yüzden iletişim kopuktu.”
Bunları bir çalışan söylese, “bilmişlik” olur. Ama PMP olan biri söylerse… adam belgeyle konuşuyor.
İşte sanırım en çok bundan korkuyorum.
Bir Yandan da Gurur
Ama bir yandan da kıymetini biliyorum. Ekipten birinin PMP olması, takımın kalitesini artırır. Belki diğerlerine örnek olur. Belki içimizden birinin dışarıdan doğrulanmış yetkinliğe sahip olması, müşterilerle görüşmelerimizde avantaj sağlar.
Düşünsene, müşteri arıyor ve diyoruz ki:
“Bu projeyi yöneten arkadaş PMP sertifikalı.”
Boom! Güven %50 artar.
Sonra Şunu Dedim Kendime:
“Yahu, bu çocuk gidiyorsa bile, güzel ayrılacak. Şirketin adını iyi anacak. Belki dışarıdan destek verecek. Belki başka bir gün, başka bir pozisyonda yollarımız yine kesişecek.”
İnsanı kaçıran gelişim değil, gelişime izin vermeyen ortamdır.
Ve Sonunda Ne Yaptım?
Ahmet’i çağırdım. Dedim ki:
“Bak oğlum, sen PMP’ye çalışıyorsun değil mi?”
Gözleri büyüdü. Önce inkar etti, sonra kabul etti. “Evet müdürüm, ama işime yansıtmadım, akşamları çalışıyorum,” dedi.
Ben de şöyle dedim:
“Aferin. PMP sertifikası kolay değil. Destek gerekiyorsa, eğitim bütçesi gerekiyorsa, söyle. Hem şirkete katkı olur hem sana.”
Ahmet’in yüzü o an aydınlandı. Gözlerinde bir saygı parıltısı belirdi. “Gerçekten destekler misiniz?” dedi.
Ben de dedim ki:
“Evet, desteklerim. Çünkü ben sadece yönetici değilim, aynı zamanda yol göstericiyim.”
Sonuç?
Ahmet şu anda PMP sınavına hazırlanıyor. Arada gelip süreçlerle ilgili bana sorular soruyor. Ben de öğreniyorum, güncelleniyorum. Hatta kendime de bir hedef koydum: Bu yıl içinde ben de bir PMP’ye başvuracağım.
Bazen çalışanına güvenmek, sadece onu değil, seni de geliştirir.
Ve unutmayın:
İyi insanlar, sadece iyi fırsatlara gider. Siz o fırsatı yaratmazsanız, başkası yaratır.
İşte böyle sevgili meslektaşlarım.
Eğer bir çalışanınız gizli gizli PMP çalışıyorsa, paniklemeyin.
Onunla konuşun, destek olun.
Çünkü gelişmek isteyen bir çalışan, aslında size en çok değer katan kişidir.
Proje Yönetimi Eğitimleriyle Kariyerinizi Geliştirin
Proje yönetimi alanında uzmanlaşmak, kariyerinizde fark yaratmanın en etkili yollarından biridir. Günümüz iş dünyasında projelerin başarıyla tamamlanması, şirketlerin rekabet gücünü artırır. Bu nedenle, proje yönetimi kursları profesyoneller için vazgeçilmez bir eğitim alanı haline gelmiştir. Bu yazıda, proje yönetimi kurslarının kariyerinize nasıl katkı sağladığını, hangi becerileri kazandırdığını ve sertifikasyon süreçlerini detaylı şekilde ele alacağım.
Proje Yönetimi Kursları Neden Önemlidir?
Proje yönetimi, sadece bir işi zamanında bitirmekten ibaret değildir. Kaynakların etkin kullanımı, risklerin yönetimi, ekip koordinasyonu ve müşteri memnuniyeti gibi pek çok unsuru içerir. Bu karmaşık süreci başarıyla yönetmek için sistematik bilgi ve becerilere ihtiyaç duyarsınız.
Proje yönetimi kursları, size bu becerileri kazandırmak için tasarlanmıştır. Örneğin, PMI® onaylı kurslar, uluslararası standartlara uygun eğitim sunar. Bu sayede, sadece teorik bilgi değil, aynı zamanda pratik uygulamalarla da donanırsınız. Kurslar, proje planlamadan bütçe yönetimine, iletişim stratejilerinden risk analizine kadar geniş bir yelpazede eğitim verir.
Bu eğitimler sayesinde, projelerinizi daha etkin yönetebilir, iş süreçlerinde verimliliği artırabilir ve ekip içi iletişimi güçlendirebilirsiniz. Ayrıca, proje yönetimi alanında sertifika sahibi olmak, işverenler nezdinde sizi daha değerli kılar.

Proje Yönetimi Kursları ile Kazanacağınız Temel Beceriler
Bir proje yöneticisi olarak başarılı olmanız için bazı temel becerilere sahip olmanız gerekir. Proje yönetimi kursları, bu becerileri sistematik şekilde geliştirmenize olanak tanır. İşte kazanacağınız başlıca yetkinlikler:
- Zaman Yönetimi: Projelerin zamanında tamamlanması için etkin planlama ve takip yöntemleri öğrenirsiniz.
- Risk Yönetimi: Olası riskleri önceden tespit edip, etkilerini minimize etme stratejileri geliştirilir.
- Bütçe Yönetimi: Proje maliyetlerini kontrol altında tutmak için finansal planlama becerileri kazanılır.
- Ekip Yönetimi: Takım içi iletişim ve motivasyon teknikleri ile ekip performansını artırma yolları öğretilir.
- İletişim Becerileri: Proje paydaşları ile etkili iletişim kurma ve raporlama yöntemleri geliştirilir.
Bu beceriler, sadece proje yönetiminde değil, genel iş hayatınızda da size avantaj sağlar. Örneğin, zaman yönetimi becerisi sayesinde günlük işlerinizi daha verimli organize edebilirsiniz.

Proje Yönetimi Eğitimleri ile Sertifikasyon Süreci
Proje yönetimi alanında kariyer yapmak isteyenler için sertifikasyon büyük önem taşır. PMP® (Project Management Professional) gibi uluslararası geçerliliği olan sertifikalar, profesyonel profilinizi güçlendirir. Bu sertifikalara ulaşmak için ise doğru eğitim programlarına katılmak gerekir.
Proje yönetimi eğitimleri bu noktada devreye girer. PMI® onaylı eğitimler, sertifika sınavlarına hazırlık için kapsamlı içerik sunar. Eğitimlerde, sınav formatı, soru tipleri ve sınav stratejileri detaylı şekilde anlatılır. Ayrıca, gerçek proje örnekleri üzerinden uygulamalar yapılır.
Sertifikasyon süreci genellikle şu adımlardan oluşur:
- Eğitim programına katılım ve derslerin tamamlanması
- Sınav başvurusu ve gerekli belgelerin hazırlanması
- PMP® sınavına girilmesi ve başarılı olunması
- Sertifikanın alınması ve sürekli mesleki gelişim için yenileme süreçlerinin takip edilmesi
Bu süreç, disiplinli çalışma ve doğru rehberlikle başarıyla tamamlanabilir. Eğitim kurumları, adaylara sınav öncesi deneme testleri ve destek hizmetleri sunarak başarı şansını artırır.

Kariyerinizde Fark Yaratmak İçin Atmanız Gereken Adımlar
Proje yönetimi alanında uzmanlaşmak istiyorsanız, sadece kurslara katılmak yeterli değildir. Kariyerinizde fark yaratmak için şu adımları takip etmelisiniz:
- Doğru Kursu Seçin: PMI® onaylı ve sektör tarafından tanınan eğitim programlarını tercih edin.
- Pratik Deneyim Kazanın: Teorik bilgileri gerçek projelerde uygulayarak pekiştirin.
- Sürekli Öğrenin: Proje yönetimi trendlerini ve yeni metodolojileri takip edin.
- Ağınızı Genişletin: Sektördeki profesyonellerle iletişim kurarak bilgi ve deneyim paylaşımında bulunun.
- Sertifikasyonunuzu Güncel Tutun: PMP® gibi sertifikalar belirli aralıklarla yenilenmelidir. Bu süreçte yeni eğitimlere katılmak önemlidir.
Bu adımlar, sizi sadece bir proje yöneticisi değil, aynı zamanda sektörde lider bir profesyonel yapar. İstanbul Kurumsal Gelişim gibi kurumlar, bu yolculukta size rehberlik edecek eğitim ve destek hizmetleri sunar.
Proje Yönetimi Kursları ile Geleceğe Hazırlanın
Geleceğin iş dünyasında proje yönetimi becerileri daha da kritik hale gelecek. Dijital dönüşüm, karmaşık projelerin artması ve global rekabet, bu alandaki uzmanlara olan talebi artırıyor. Bu nedenle, proje yönetimi kursları ile kendinizi sürekli geliştirmek, kariyerinizin sürdürülebilirliği için şarttır.
Eğitimler sayesinde sadece mevcut işinizde değil, farklı sektörlerde de fırsatlar yakalayabilirsiniz. Örneğin, teknoloji, inşaat, finans ve sağlık gibi alanlarda proje yönetimi bilgisi yüksek talep görmektedir. Ayrıca, uluslararası sertifikalarla yurt dışı iş imkanlarınız da genişler.
Sonuç olarak, proje yönetimi alanında eğitim almak, kariyerinizde yeni kapılar açar. Doğru eğitim programını seçip, öğrendiklerinizi pratiğe dökerek profesyonel hayatınızda fark yaratabilirsiniz.
Proje yönetimi alanında kendinizi geliştirmek ve uluslararası sertifikalara ulaşmak için proje yönetimi eğitimleri sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Bu eğitimler, kariyerinizde sağlam adımlarla ilerlemenize yardımcı olacaktır.
“PMP Oldum ama Yöneticim Beni Görmezden Geliyor.”
Öncelikle, PMP sertifikasını alman çok büyük bir başarı. Zorlayıcı bir süreci tamamladın, profesyonel yetkinliğini uluslararası düzeyde kanıtladın. Ancak yöneticinin bu başarıyı görmezden gelmesi can sıkıcı olabilir — çünkü takdir beklemek insanidir. Bu durumla olgun, stratejik ve kendini yıpratmadan nasıl başa çıkabilirsin?
1. Gerçek Amacını Hatırla
PMP sertifikasını neden aldın?
* Daha yetkin bir profesyonel olmak için mi?
* Daha iyi projelere liderlik etmek için mi?
* Kendine yatırım yapmak için mi?
Bu başarıyı başkalarının takdirine değil, kendi gelişimine dayandırırsan duygusal olarak daha güçlü durursun. Yani: “Yöneticim takdir etmese de ben bu başarıyı hak ettim.”
2. Yöneticinin Tutumunu Anlamaya Çalış
Her görmezden gelme kötü niyetli olmayabilir. Şunları bir düşün:
* Başarıyı fark etti ama nasıl tepki vereceğini bilmiyor olabilir.
* Seni kaybetmekten korktuğu için duygularını bastırıyor olabilir.
* Kendisi PMP değilse, kıyaslama yapmamak için mesafe koyuyor olabilir.
Yani bu sessizlik bazen “küskünlük”, bazen de “korku” olabilir.
3. Dolaylı Bir Şekilde Gündeme Getir
Doğrudan “Neden tebrik etmediniz?” demek yerine, başarıyı doğal bir şekilde gündeme taşıyabilirsin:
“PMP sürecinde öğrendiğim bazı araçları önümüzdeki projede denemek isterim, örneğin risk değerlendirmede…” Bu tür cümleler hem başarıyı hatırlatır hem de yeni değer önerisi sunar.
4. Gelişim Talep Et (Gizli Terfi Girişimi)
Yöneticin görmese bile sen bu başarıyı pozisyona dönüştürmeye çalış:
“Artık projelerde daha fazla sorumluluk alabileceğimi düşünüyorum. PMP ile bazı alanlarda katkım olabilir, örneğin zaman planlama veya paydaş yönetimi gibi.”
Böylece hem takdiri tetiklersin, hem de yeni fırsatlar doğurursun.
5. Mentorluk Rolünü Üstlen
Senin başarın, diğer ekip üyeleri için de cesaret verici olabilir. PMP sürecini anlatan kısa bir paylaşım ya da iç eğitim öner:
“İsterseniz ekibe PMP süreciyle ilgili kısa bir bilgi paylaşımı yapabilirim. Faydalı olabilir.”
Bu, görünürlüğünü artırır ve yöneticinin seni “göz ardı edemeyeceği” bir pozisyona getirir.
6. İçsel Takdir Mekanizmanı Geliştir
Belki de artık dış takdir yerine iç takdirle yürümen gereken bir dönemdesin. Kendine şunu söyle:
“Görmese de fark etse de etmese de ben bu başarıyı kazandım. Bu artık benim kimliğimin bir parçası.”
Çünkü bazen sessizlik, bir terfiden daha sessizce gelir ama senin gelişimini durdurmamalıdır.
7. Gerekirse Alternatifleri Düşün
Eğer bu başarı görmezden geliniyor, katkın değer bulmuyorsa ve bu kronik bir hâl aldıysa, şunu düşün:
* Beni gören başka bir kurum ya da pozisyon var mı?
* Bu başarıyı daha iyi değerlendirebileceğim bir yer olabilir mi?
Bu başarı, yeni fırsatların kapısını açabilir.
Özet
* Kendi başarını içselleştir.
* Yöneticinin neden sessiz kaldığını analiz et.
* Başarıyı gündeme doğal şekilde taşı.
* Daha fazla sorumluluk talep et.
* Gerekirse yeni fırsatları düşün.
PMP Sertifikası için: İstanbul Kurumsal Gelişim.
Teknik Uzmanlıktan Liderliğe: Kariyer Gelişiminde Yönetim Becerilerinin Rolü

Teknik bilgi birikimi, günümüzün hızla gelişen ve dijitalleşen iş dünyasında büyük bir değer taşır. Yazılım geliştiriciler, veri analistleri, mühendisler, sistem yöneticileri gibi teknik uzmanlar, çoğu zaman problemleri çözme, sistemleri tasarlama, analiz yapma gibi alanlarda derin bilgiye ve yetkinliğe sahiptir. Ancak kariyer yolculuğu yalnızca teknik becerilerin derinleştirilmesiyle sınırlı değildir. Belirli bir deneyim seviyesine ulaştıktan sonra teknik uzmanlar, ister istemez yöneticilik rollerine doğru evrilir ya da kendilerini bu rollerin içinde bulurlar. Bu noktada, teknik uzmanların kariyerlerini sürdürülebilir ve etkili bir şekilde ilerletebilmeleri için yönetim becerilerini geliştirmeleri bir zorunluluk haline gelir.
Teknik Bilgi ile Sınırlı Kalmak: Kapanan Kapılar
Birçok teknik uzman, kariyerinin ilk yıllarında becerilerini teknik derinlikte ilerletmeyi hedefler. Programlama dillerinde ustalaşmak, sistem mimarileri hakkında bilgi sahibi olmak ya da karmaşık veri setleri üzerinde analizler yapmak öncelikli odak noktalarıdır. Bu dönemde insan yönetimi, stratejik planlama ya da iletişim becerileri genellikle arka planda kalır.
Ancak zamanla, yalnızca teknik bilgiyle devam eden bir kariyer çizgisi bir noktada tıkanabilir. Özellikle organizasyonlar, teknik bilginin yanı sıra liderlik vasıflarını da barındıran bireyleri terfi ettirmeyi tercih eder. Bunun nedeni açıktır: Yüksek performanslı takımlar yalnızca teknik bilgiyle değil, aynı zamanda etkili liderlik, vizyon, iletişim ve empati ile yönetilmelidir. Bu beceriler, teknik bilgiyi sürdürülebilir bir başarıya dönüştürmekte kilit rol oynar.
Yöneticilik Becerilerinin Önemi
Yöneticilik ya da liderlik becerileri çok yönlüdür. Bunların başında insan yönetimi, çatışma çözme, zaman yönetimi, karar alma, stratejik düşünme ve etkili iletişim gelir. Bir teknik uzmanın bu becerileri öğrenmesi, yalnızca kariyerinde bir üst seviyeye geçmesini sağlamakla kalmaz; aynı zamanda çalıştığı ekiplerin daha verimli ve mutlu olmasına katkıda bulunur.
- İnsan Yönetimi ve İletişim Teknik uzmanlar çoğunlukla bireysel çalışmaya alışkındır. Ancak yöneticilik pozisyonunda olan biri, artık başkalarının sorumluluğunu üstlenmek zorundadır. Bir projede görev dağılımı yapmak, ekip içi dinamikleri yönetmek, bireylerin motivasyonunu sağlamak ve aynı zamanda şirketin hedeflerine uyumlu bir şekilde yön vermek, etkili bir insan yönetimi gerektirir. Empati kurmak, açık iletişim kurmak ve geri bildirim verme becerileri bu noktada büyük önem taşır.
- Stratejik Düşünme ve Karar Alma Teknik insanlar genelde mikro düzeyde detaylarla çalışırken, yöneticilik makro düşünmeyi gerektirir. Şirketin uzun vadeli hedefleri, projelerin bütçeleri, kaynak planlaması gibi daha geniş perspektifte düşünmeyi gerektiren konular yöneticilik sorumluluğunun bir parçasıdır. Bu yüzden teknik uzmanların yalnızca kod ya da devre değil, aynı zamanda strateji ve vizyon üzerine de kafa yorması gerekir.
- Mentorluk ve Bilgi Aktarımı Yönetim becerileri, sadece performans odaklı değildir. Aynı zamanda teknik bilgi birikiminin paylaşılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından da kritiktir. Genç çalışanlara mentorluk yapmak, onların gelişimine katkıda bulunmak ve bir öğrenme kültürü oluşturmak, deneyimli teknik uzmanların en değerli katkılarından biridir.
Yönetim Becerileri Nasıl Geliştirilir?
Peki teknik geçmişe sahip biri, bu becerileri nasıl kazanabilir?
- Eğitim ve Sertifikalar: Proje yönetimi (örneğin PMP), liderlik eğitimleri, koçluk programları, etkili iletişim atölyeleri bu süreçte oldukça faydalı olabilir.
- Kitap ve Kaynaklar: Liderlik, organizasyonel davranış, takım yönetimi gibi konular üzerine yazılmış birçok kaliteli kaynak bulunmaktadır. Özellikle Harvard Business Review gibi yayınlar teknik profesyoneller için kolay anlaşılır ve uygulanabilir bilgiler sunar.
- Rol Modeller ve Mentorlar: Kendi yöneticilerinden ya da başarılı buldukları liderlerden öğrenmek, teknik uzmanların vizyonlarını genişletmelerine yardımcı olur.
- Deneyim Yoluyla Öğrenme: Küçük bir ekibin yönetilmesi, bir projede liderlik görevi üstlenmek gibi fırsatlar teknik uzmanların gerçek hayatta liderlik becerilerini sınayarak geliştirmelerine olanak tanır.
Zihin Haritasının Değişmesi: Bireysel Başarıdan Ekip Başarısına
Birçok teknik uzman, iş hayatının ilk yıllarında bireysel başarılarla ödüllendirilir. Yazdığı başarılı bir kod, çözdüğü karmaşık bir problem, bireysel katkıları öne çıkarır. Ancak yöneticilik, bu düşünce yapısının değişmesini gerektirir. Artık önemli olan, ekip olarak başarıya ulaşmaktır. Takım arkadaşlarının başarılarıyla gurur duymak, onların gelişimine katkıda bulunmak, liderliğin temel bileşenlerindendir.
Bu nedenle, “Ben yaparım” anlayışından “Nasıl birlikte başarabiliriz?” anlayışına geçmek, teknik bir uzmanın yöneticiliğe geçiş sürecindeki en önemli zihinsel dönüşümlerden biridir.
Teknik İnsanlar İçin Yönetim: Bir Zorunluluk mu, Seçim mi?
Bazı teknik uzmanlar, yöneticilik rollerine ilgi duymayabilir. Bu durum tamamen doğaldır. Ancak liderlik yalnızca resmi bir pozisyon değildir. Teknik bir kişi, ekibin içinde “gayriresmi lider” olarak da yönlendirici olabilir. Bilgi paylaşımı yaparak, diğerlerine örnek olarak, süreçleri iyileştirerek liderlik rolünü üstlenebilir. Bu yönüyle bakıldığında, yöneticilik becerileri yalnızca kariyer basamaklarını tırmanmak için değil, iş yerinde etkili bir çalışan olmak için de gereklidir.
Sonuç: Teknik Becerilerle Yönetim Becerilerini Harmanlamak
Teknik bilgi birikimi, iş dünyasında sizi başlatır; ama sürdürülebilir başarı için yönetim becerileri ile desteklenmesi gerekir. Bu beceriler, sadece terfi etmek için değil, aynı zamanda iş yerinde değer yaratmak, ekiplerin gelişimini desteklemek ve bilgi birikimini gelecek nesillere aktarmak için de gereklidir.
Teknik uzmanlar, belirli bir noktadan sonra bireysel başarıdan çok daha fazlasına ihtiyaç duyarlar. Bu noktada liderlik vasıfları, kariyer yolculuğunun olmazsa olmazıdır. Yani, teknik bilginin gücü, etkili liderlikle birleştiğinde, ortaya yalnızca başarılı bireyler değil, başarılı ekipler ve sürdürülebilir organizasyonlar çıkar.
PMI® Onaylı – Proje Yönetimi Uzmanlığı Sertifika Programı (Nisan Programı)
1- Eğitim Tarihleri: 15 – 17 – 22 – 24 – 29 Nisan – 6 – 8 – 13 – 15 – 20 – 22 – 27 Mayıs 2025
Salı ve Perşembe / 19:30 – 22:30 (Akşam Programı/Zoom)
2- Eğitim Tarihleri: 19 – 20 – 26 – 27 Nisan – 3 – 4 – 10 – 11 – 24 Mayıs 2025
Cumartesi ve Pazar / 09:30 – 13:30 (Zoom)
PMP Sertifikasının Diğer Sertifikalara Göre Önemi
Günümüz iş dünyasında proje yönetimi becerileri giderek daha fazla talep görmektedir. Şirketler, projelerini daha verimli yönetmek, bütçe ve zaman hedeflerine sadık kalmak ve riskleri minimize etmek için profesyonel proje yöneticilerine ihtiyaç duymaktadır. Bu noktada, Project Management Professional (PMP®) sertifikası, proje yönetimi alanında en prestijli ve global olarak en çok tanınan sertifikalardan biri olarak öne çıkmaktadır. Peki, PMP sertifikası neden diğer proje yönetimi sertifikalarına göre daha önemli bir yere sahiptir? İşte PMP sertifikasını öne çıkaran başlıca faktörler:
1. Global Tanınırlık ve Güvenilirlik
PMP sertifikası, Project Management Institute (PMI®) tarafından verilen ve dünya çapında tanınan bir sertifikadır. Dünya genelinde 1.5 milyondan fazla PMP sertifikalı profesyonel bulunmaktadır ve birçok uluslararası şirket, proje yöneticilerinde bu sertifikayı zorunlu bir kriter olarak görmektedir. PMP, ISO 9001:2015 sertifikasına sahip olup kalite standartlarına uygunluğu kanıtlanmış bir belgedir. Bu, PMP sertifikasının güvenilirliğini artıran önemli bir faktördür.
2. PMP, Pratik ve Kapsamlı Bir Çerçeve Sunar
PMP sertifikası, PMBOK® Guide (Project Management Body of Knowledge) temel alınarak oluşturulmuştur. PMP sınavı;
- Çevik (Agile), öngörücü (Predictive) ve hibrit proje yönetim metodolojilerini kapsar,
- En iyi uygulamaları ve gerçek hayatta uygulanabilir çözümleri öğretir,
- İletişim, liderlik, risk yönetimi, paydaş yönetimi ve stratejik uyum gibi alanlarda derinlemesine bilgi verir.
Bu kapsamlı yaklaşım, PMP’yi birçok spesifik ve dar kapsamlı proje yönetimi sertifikasından ayıran en büyük farklardan biridir.
3. PMP Sahiplerine Daha Yüksek Maaş ve İş Fırsatları
PMI tarafından yayınlanan Earnings Power: Project Management Salary Survey raporuna göre, PMP sertifikalı profesyoneller PMP’siz meslektaşlarına göre ortalama %20 daha yüksek maaş almaktadır. PMP sertifikası, kariyer ilerlemesini hızlandıran ve global pazarda rekabet avantajı sağlayan bir unsurdur. Özellikle büyük şirketlerde ve uluslararası organizasyonlarda proje yöneticileri için PMP sertifikasına sahip olmak, işe alım sürecinde önemli bir avantajdır.
4. PMP, Deneyim ve Uzmanlığı Kanıtlar
Diğer birçok sertifikadan farklı olarak PMP’ye sahip olabilmek için yalnızca sınavı geçmek yeterli değildir. PMP sertifikası almak için adayların;
- En az 36 ila 60 ay arasında proje yönetimi deneyimine sahip olması,
- 35 saatlik proje yönetimi eğitimi almış olması,
- Zorlu bir sınavı başarıyla tamamlamış olması gerekir.
Bu kriterler, PMP sertifikasının yalnızca teorik bilgiye değil, aynı zamanda gerçek dünya deneyimine dayandığını gösterir. PMP sertifikası, kişinin sadece metodolojileri bilmekle kalmayıp, bunları uygulama yetkinliğine sahip olduğunu da kanıtlar.
5. PMP, Proje Yönetimi Kariyerinde Sürekli Öğrenmeyi Destekler
PMP sertifikası alındıktan sonra, profesyonellerin her üç yılda bir 60 PDU (Professional Development Unit) toplamasıgerekmektedir. Bu, PMP sertifikalı kişilerin sürekli olarak proje yönetimi alanındaki yeni trendleri takip etmelerini ve kendilerini geliştirmelerini sağlar. PMP’nin sunduğu bu sürekli öğrenme gerekliliği, diğer birçok sertifikaya kıyasla onu daha dinamik ve güncel bir sertifika haline getirir.
Diğer Sertifikalar ile PMP’nin Karşılaştırılması
| Sertifika | Veren Kuruluş | Kapsam | PMP’ye Göre Farklılık |
|---|---|---|---|
| PMP (Project Management Professional) | PMI | Öngörücü, Çevik, Hibrit Proje Yönetimi | Küresel standart, en prestijli proje yönetimi sertifikası |
| CAPM (Certified Associate in Project Management) | PMI | Giriş seviyesi, temel bilgiler | PMP’nin daha az deneyim gerektiren versiyonu |
| PRINCE2 Practitioner | AXELOS | Süreç tabanlı proje yönetimi | Daha çok Avrupa ve İngiltere’de tercih edilir, PMP kadar geniş kapsamlı değildir |
| CSM (Certified Scrum Master) | Scrum Alliance | Çevik proje yönetimi (Scrum) | Sadece Scrum metodolojisine odaklanır, PMP kadar kapsamlı değildir |
| AgilePM | APMG International | Çevik proje yönetimi | PMP’nin çevik kapsamı kadar detaylı değildir |
Sonuç: PMP Neden Önemli?
PMP sertifikası, proje yönetimi alanında en kapsamlı, en çok talep edilen ve en prestijli sertifikalardan biridir. Küresel tanınırlığı, maaş avantajları, geniş metodoloji kapsamı ve sürekli gelişimi teşvik etmesi nedeniyle, proje yönetimi kariyerinde ilerlemek isteyen profesyoneller için büyük bir fark yaratır. PMP sertifikasına sahip olmak, yalnızca bir unvan değil, aynı zamanda proje yönetiminde ustalık ve liderlik anlamına gelir.
Eğer proje yönetimi alanında başarılı bir kariyer hedefliyorsanız, PMP sertifikası size global fırsatlar ve yüksek maaş avantajları sunan en güçlü araçlardan biri olacaktır.
PMP Sertifikasına en kısa sürede ulaşmak için İstanbul Kurumsal Gelişim’in her ay düzenli açtığı eğitimlere katılabilirsiniz. Detaylı bilgi için aşağıdaki linki takip edin.
12- Artırım ve Tamamlandının Tanımı
Artırım, ürünün yeni bir sürümüdür ve önceki tüm sprintlerden gelen artırımlara eklenir.
Bunu, tamamlanmış önceki tüm işlerin üzerine yerleştirilmiş bir yapı taşı gibi görebilirsiniz.
Geliştiriciler, her sprintte en az bir adet yeni ürün artırımı sağlamak için çalışır.
Her yeni artırım, ürünün geliştirilmiş ve kullanılabilir bir sürümüdür.
Artırımın, müşterinin kullanımına sunulma zamanına, yani yayınlanmasına, sadece ürün sahibi karar verir. Bununla birlikte, artırımın kendisi, test etme, belgeleme ve hatta diğer Scrum ekiplerinin yaptığı işlerle entegre etme gibi, herhangi bir ek çalışmaya ihtiyaç duymayacak şekilde, kullanılabilir olmalıdır.
Bir ürün birikim öğesi tamamlanmış olarak kabul edildiğinde, herkes tamamlanmış ifadesinin ne anlama geldiğini anlamalıdır.
Çoğunlukla “tamamlanmış” ifadesi için kalite yönetiminden bildiğimiz kabul kriterleri referans alınır.
Eğer 7. videoda başlattığımız örnekte, ilk ürün birikim öğemiz “Başlangıç sayfası oluşturmaktı. Sonraki bir videomuzda bu öğe için kullanıcı hikayesi yazmıştık. Bir başka videomuzda ise kabul kriterlerini tanımlamıştık.
- Kurumun logosu sayfada gözükmeli.
- Marketin bina görseli sayfad gözükmeli.
- Şirketin adresi, telefon numarası ve email adresi sayfada gözükmeli.
Yine bir başka videomuzda, ekibin yönlendirmesiyle, ürün sahibi, kabul kriterlerinin içine şu iki maddeyi eklemişti.
Logo dijital olarak çizilmiş olmalıdır.
Binanın fotoğrafları profesyonel olarak çekilmiş olmalıdır.
Tam bu noktada lütfen dikkat. Kabul kriterleri hiç bir zaman subjektif ifadeler içeremez. Dikkat ederseniz, “Profesyonel fotoğraf çekimi” ifadesi bile yoruma açıktır. Bu yüzden, çekilecek fotoğrafların çözünürlüğü sayısal verilerle ifade edilmelidir. Amaç, çıkan sonucun ki bu örnekte çekilen fotoğrafların çözünürlüğü, yoruma açık olmaksızın, test edilebilir ve doğrulanabilir olmalıdır.
Her sprint, kalite planlamayı ve kalite kontrolü kendi içinde barındırır. Scrum ekibi, sprint sonlarında yapacakları retrospektif toplantısında öğrendikleri derslerden yola çıkarak, kaliteyi sürekli artırmanın yollarını arayacaklardır.
11- Sprint Kapsamı ve Sprint Hedefi
Scrum’ın en kafa karıştırıcı kısımlarından biri, sprint kapsamı ile sprint hedefi arasındaki farkı anlamaktır. Sprint hedefi sabit kalmakla beraber, sprint kapsamı müzakereye açık bir konudur. Bu dersimizde bu konuyu tüm yönleriyle ele alacağız.
Hemen basit bir örnekle konuyu netleştirmeye çalışalım. Bu hafta sonu evinizde temizlik yapmaya karar verdiğinizi varsayalım. Bu çerçevede, sprintin amacını, temiz bir yaşam alanına kavuşmak şeklinde tanımlayabiliriz. Kapsam, bu hedefe ulaşmak için yapmak istediğiniz çalışmanın ne olduğudur.- Örneğin, Elektrik süpürgesiyle yerleri tozunu almak, ardından yerleri nemli bezle silmek, çamaşırları yıkamak, camları silmek, mutfak dolaplarının içini temizlemek şeklinde detaylar oluşturulabilir. Amaç aynı kaldığı sürece sprintin kapsamı ekip tarafından müzakere edilebilir.
Hafta sonu işe giriştikten sonra, eğer belirlediğiniz kapsamın yetişmeyeceğini fark ederseniz, kapsamı daraltabilirsiniz. Örneğin, mutfak dolaplarının içini temizlemeyi bir sonraki sprint’e bırakma kararı verebilirsiniz. Bu durumda, kapsamınız biraz değişmiştir, fakat temiz bir yere ulaşma hedefinizde değişiklik olmamıştır.
Bu yüzden, sprintin bir hedefinin olması sizi odaklanmanız gereken konu üzerinde, sabit tutacaktır. Hedefe odaklandığınız takdirde, çalışma kapsamınızın içine hiç bir zaman “arabanızı temizlemek” gibi bir aktivite girmeyecektir.
Bununla birlikte, başta hiç düşünmediğiniz detaylar, bir anda karşınıza çıkabilir ve kimi zaman sprint kapsamını, hatta ürün birikim listesini etkileyebilir. Bunu da bir örnekle açıklayalım. Hafta sonu temizliğe başladınız ve oturma odasındaki resim albümlerinin tozunu alırken fark ettiniz ki, pek çok aile resmi, albümlere girmeden karışık bir biçimde büyükçe bir kutunun içinde duruyor. Resimleri tarih sırasına göre albüme dizme fikri aklınıza gelebilir. Fakat bu işi baştan hiç düşünmemiştiniz ve o hafta sonu yapılacak temizlik kapsamına dahil etmemiştiniz. İşin büyüklüğüne göre, diğer Scrum ekibinin değerlendirmesine de başvurarak bu işi mevcut sprintin kapsamına alabilir veya ürün sahibine öneride bulunup, fotoğraf albümlerinin düzenlenmesini yeni bir ürün birikim listesi öğesi olarak ekletebilirsiniz.
Sprint hedefine doğru ilerlerken kesinlikle vazgeçilmez olan kriter, kalitedir. Kapsam içinde yapılacak çalışmaların ulaşılması gereken sonuçları için kabul kriterleri tanımlanmalıdır. Kabul kriterleri hakkında detaylı bilgi sonraki videolarımızın içinde yer alacaktır. Kaliteden ödün vermeyecek şekilde ilerlemek, bazen kapsamdan feragat etmeyi gerektirebilir ve bu durum normaldir.
Bu konuyla ilgili olarak, proje yönetiminde şu iki kavram arasındaki ödünleşmeyi sürekli dikkate almak gerekir. Bir ürünün sınıfı, o ürünün içindeki özelliklerinin sayısını ifade etsin. Müşterinize yüksek sınıflı bir ürün teslim etmeye çalıştığınızı varsayalım. Fakat, sizi o kadar acele ettiriyorlar ki, bazı özelliklerin çalışıp, çalışmadığından emin olmadan, yani test etmeye zaman kalmadan, ürünü teslim ediyorsunuz. Özelliği fazla, fakat çalışıp, çalışmadığından emin olmadığınız bir ürünü, müşterinize teslim etseniz, içiniz rahat olur muydu?
Buna karşılık, özelliği az, ama en azından çalıştığından emin olduğunuz bir ürünü, müşterimize teslim etseniz içiniz daha rahat olurdu, elbette. Şunu lütfen unutmayalım; kaliteden ödün verilmediği takdirde kapsamı genişletmek çok kolaydır. Fakat kalite sorunu yaşayan bir ürün, proje ekibinin sürekli hata düzeltmek için efor ve zaman harcamasına sebep olacaktır.
Tedarik Yönetiminde Müzakerenin Önemi
Müzakereler, tarafların bir anlaşmaya varmasını amaçlayan tartışmalardır.
En çok kullanıldığı yer, tedarik sürecindedir ve karşılıklı anlaşmayı netleştirmek, satın alma haklarını, yükümlülükleri ve şartları belirlemek içindir.
Tedarik yönetiminde şirketler arası müzakereleri proje yöneticisinin veya proje ekibinin idare etmesi mümkün olmayabilir. Özellikle satın alma departmanından ve hatta hukuk departmanından uzmanların da katılması gerekebilir.
Tedarik sürecinde müzakere edilecek konular aşağıdaki maddeler olarak düşünülebilir:
- Şartname veya ana teslimatlar
- Kilometre taşları ve tarihleri içeren bir zaman çizelgesi
- Performans raporlama beklentileri
- Fiyatlandırma ve ödeme koşulları
- Tetkik, kalite gereklilikleri ve kabul kriterleri
- Garanti ve gelecekteki destek
- Teşvikler veya cezalar
- Sigorta ve kesin teminat
- Taşeron onayları
- Şartlar ve koşullar
- Değişiklik talebi ele alma prosedürü
- Fesih hükümleri ve anlaşmazlıkların çözümü
Şunu da unutmamak gerekir: Proje daha büyük bir programın parçasıysa, tedarik süreçleri ve bu çerçevede yürütülecek müzakereler program hedeflerine göre yönetilmelidir.
Sanal Ekipler
Günümüzde birçok proje ekibi, farklı yerlerde bulunan birden çok üyeye sahip sanal ekiplerdir. Sanal ekipler, yüz yüze görüşmeye çok az zaman ayırarak veya hiç zaman harcamadan rollerini yerine getiren ortak bir amacı olan bir grup insan olarak tanımlanır.
Sanal ekipler, yüksek becerilere sahip ekip üyelerini daha düşük maliyetlerle bulmak için fırsatlar yaratır ve projenin ulaşım ve konaklama masraflarından kurtulmasına imkan verir.
Ayrıca, sanal ekip kullanımı artıkça engelli insanlar için iş yapma imkanları da artmaktadır. Bu yüzden, istihdamı artırmak için çok önemli avantajları vardır.
Sanal ekipler, yüz yüze iletişimi kolaylaştırmak, dosyaları depolamak ve paylaşmak, etkili tartışmalar yönetmek ve ve ekibin takvimini takip etmek için teknolojik çözümlerden yararlanmalıdır.
Sanal ekipler, şeffaflığı artırmak, işbirliğini teşvik etmek, görevlerin durumunu takip edebilmek için bilgi radyatörlerinden yararlanırlar. Bilgi Radyatörleri, herkesin en son bilgileri hızlı bir şekilde görebilmesi için oldukça görünür bir konuma yerleştirilen görsel ekranlar için kullanılan genel bir terimdir. Kanban veya Scrum Panoları örnek olarak verilebilir. Bu yapıda çalışan Trello.com gibi web siteleri de örnek olarak verilebilir.
Sanal ekip üyeleri coğrafi olarak farklı konumlarda olduğu için aşağıdaki zorluklarla karşılaşmak söz konusudur.
• Ekip ruhu ve işbirliği duygusu sağlamanın yollarını bulmak zor olabileceğinden, bağ ve ekip ruhu oluşturmak zor olabilir.
• Ekipler yüz yüze görüşemediği için iletişim ve bilgi paylaşımının çeşitli teknoloji türlerine dayanması gerekir.
• Ekipteki herkesin birbirine güvenilir bir şekilde bilgi iletebilmesi ve bilgilere erişebilmesi için elektronik ortamdaki işbirliğini yönetmek zor olabilir.
• Dağınık bir ekipte roller, raporlama ve performansı izlemek daha zor olabileceğinden, bireysel performanslar gözden kaçabilir.
• İletişimde vücut dilinin etkisi %50’den fazladır. Sanal ekiplerde iletişim hatalarının daha fazla yaşanması yüz yüze iletişime göre daha sık karşılaşılan bir durum olabilir.
• Sanal ekip üyelerinin bulundukları ortamlardaki dikkat dağıtıcı faktörleri ortadan kaldırmak, proje yöneticisinin kontrolünde olamayacağından ekip üyelerinin performansını doğru değerlendirmek mümkün olmayabilir.
• Sanal ekip üyeleri arasındaki saat farklılıkları, ekip performansını olumsuz etkileyebilir.
• Teknik yanı yoğun projelerde yer alan sanal ekip üyeleri farklı ölçü birimlerini (ağırlık, uzunluk gibi) gündelik hayatlarında kullanıyor olabilirler; Bu tip projelerde iletişim esnasında ölçü birimleri üzerinde farklı algılar veya yanlış anlamalar oluşabilir.
Proje Paydaşları için Beceriler Listesi
Proje ekibindeki herkesin birbirleriyle ilişki ve iletişim kurması için çeşitli kişilerarası beceriler vardır.
Kişilerarası ilişki becerileri projenin farklı dönemlerinde farklı ağırlıklarda kendini gösterir. Bu başlıkları bilmek ve yeri geldiğinde kullanmak paydaşları etkileyebilmek için proje yöneticisine avantajlar sunar.
Çatışma yönetimi
Çatışma yönetimi, bir çatışmanın olumsuz bir sonucunun ortaya çıkmasından önce müdahale etmeyi içerir.
Bir projenin yaşam döngüsü boyunca çatışmaları başarılı bir şekilde yönetmek zor olabilir.
Proje yöneticisi olarak, ortaya çıkan herhangi bir çatışmanın karar merkezi siz olacaksınız.
Çatışmanın nasıl ele alınacağını siz belirleyeceksiniz.
Amaç, çatışmanın olumlu şekilde sonuçlanmasını sağlamak ve bir öğrenme deneyimi kazanmak olmalıdır.
Kültürel farkındalık
Proje ekibinizdeki bireylerin farklı kültürel bakış açılarını ve inançlarını anlamak ve farkında olmak yanlış iletişim ve yanlış anlamaları azaltmaya yardımcı olacaktır.
Karar verme
Karar verme, bir sonuç elde etmek için çok önemli bir beceridir.
Karar verme yeteneği zor durumlarda sorumluluk üstlenme ve sonuçlarını savunabilmeyi içerir. Karar verme, aşağıdakiler de dahil olmak üzere bir dizi aşamaya ayrılabilir:
• Sorunu tanımlama
• Potansiyel çözümler üretmek
• Çözüm eylemlerinin planlanması
• Fikirleri eyleme geçirmek
• Çözüm değerlendirme planlaması
• Sonuçların ve süreçlerin değerlendirilmesi
Şeklinde sayabiliriz.
Kolaylaştırma
Kolaylaştırma teknikleri, bir araya getirilmiş bir gruba karar vermelerini veya çözüm bulmalarını sağlamak için kılavuzluk veya liderlik etme üzerine kullanılan becerilerdir.
Liderlik
Sonuç elde etmek için adım atma ve başkalarına yol gösterme yeteneğidir. Liderlik yetenekleri tecrübe sahibi olmak, insanlarla ilişkiler kurmak ve inisiyatif almak yoluyla kazanılır.
Toplantı yönetimi
Toplantıların verimli ve etkili bir şekilde yürütülebilmesi, projenin başlatılabilmesi, planlanabilmesi, yürütülebilmesi, başlatmada, planlamada, yürütmede, kontrolde ve hatta kapatılabilmesi için gerekli bilgileri toplarken faydalı olacaktır.
Müzakere
Müzakere, birden fazla kişi tarafından bir anlaşmaya veya karara varmak için kullanılan bir yaklaşımdır.
Başarılı bir şekilde müzakere edebilmek, bir proje sırasında ortaya çıkan sorunları ve çatışmaları nasıl çözeceğiniz üzerinde büyük bir etkiye sahip olacaktır.
İlişki Ağı Kurma
İş konuları hakkında bilgilerini genişletmek için insanlar arasındaki etkileşim oluşturma sürecidir. Kuruluş içinde, endüstride veya farklı profesyonel ortamlarda gerçekleştirilebilir.
Gözlemleme / Konuşma
Bir durumun veya sürecin nasıl ilerlediğine dair ilk elden bilgi edinmek için bireyleri günlük görevlerini yerine getirirken izlemeyi ve karşılıklı konuşmak suretiyle bilgi almayı ve vermeyi içeren tekniklerdir.
Hizmetkar Liderlik
Çevik ve diğer projelerde kullanılan, dinleyerek, koçluk yaparak ve ekip üyelerinin gelişmelerine izin veren bir ortam sağlayarak ekibin kendini tanımlamasını, kendini keşfetmesini ve öz farkındalığını teşvik eden bir liderlik türüdür.
Hizmetkar liderler ekibin çalışmasını kolaylaştırır, çalışma engellerini kaldırır, paydaşları süreçler konusunda eğitir ve ekibin başarısını kutlar.
Takım Oluşturma
Güçlü bir ekip oluşturmak zor olabilir, ancak sürekli destek ve işbirliği içinde çalışarak bir ekibin sorunlarını çözmek, kişiler arası sorunları ortadan kaldırmak, bilgi paylaşmak ve proje hedeflerini birleşik bir güç olarak ele almak için birlikte çalışılmasını sağlayabilirsiniz.
Takım oluşturma proje hedeflerine ulaşmada çok güçlü bir araçtır.
Proje Paydaşları
Bir projenin paydaşları, adından da anlaşılacağı gibi, projede ve çıktılarında pay sahibidir. Proje Yöneticisinin paydaşları tanımlayabilmesi, paydaş katılımını planlayabilmesi, paydaşları yönetebilmesi ve paydaş katılımını izleyebilmesi gerekir.
Paydaş, bir proje, program veya portföyün bir kararından, faaliyetinden veya sonucundan etkilenebilecek, bunları etkileyebilecek veya etkilendiğini algılayabilecek bir kişi, grup veya kuruluştur. Paydaşlar proje çalışmasına aktif olarak dahil olabilir veya olmayabilir ve bir kararı, bir faaliyeti veya bir projenin sonucunu etkileyebilir veya bunlardan etkilenebilir.
Paydaşlar bir projede çeşitli roller ve sorumluluklar üstlenirler. Proje boyunca paydaşların etkisini ve katılımını yönetmek, bir projenin sonuçları ve başarısı üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.
Paydaşların çatışan çıkarları, ihtiyaçları, öncelikleri ve görüşleri olabilir. Projenin sonuçları için birbiriyle çelişen vizyonları olabilir, bu nedenle bunları dikkatli bir şekilde yönetmek proje yöneticisinin rolünün önemli bir parçasıdır.
Proje yöneticileri, bir projenin iç ve dış paydaşlarını mümkün olduğunca erken belirlemeli, ihtiyaçlarının neler olduğunu öğrenmeli ve proje parametrelerinin ve başarı kriterlerinin belirlenmesine katılımlarını sağlamalıdır. Projenin başında bir fikir birliğine varmak zor olsa da, yalnızca bir kişinin ihtiyaçlarının karşılanmadığını veya yanlış anlaşıldığını sonradan öğrendiğinizde proje başarısızlığa sürüklenebilir veya değişiklik isteklerinden dolayı maliyetlerin kontrolsüz artmasına sebep olabilir.
Proje Ekibi Kompozisyonu
Proje ekibi kompozisyonu, organizasyonel kültüre, konuma ve kapsama göre değişebilir.
Kompozisyon, ekibin yapısını ve ekip üyelerinin ekipte nasıl bir araya getirildiğini veya birleştirildiğini ifade eder.
Örneğin, proje ekibi üyelerinin çoğunun proje üzerinde tam zamanlı çalışmak üzere atandığı özel bir ekip olabilirler veya normal işlerine ek olarak bir proje üzerinde çalışan yarı zamanlı ekip üyeleri olabilirler.
Çoğu zaman, kuruluşlar bu iki biçimin bir karışımına sahiptir.
Proje ekibi genellikle proje yöneticisi, proje yönetim ekibi ve diğer bireysel ekip üyelerinden oluşur. Bireysel ekip üyeleri proje çalışması gerçekleştirir ve projenin yönetim tarafında yer almayabilir.
Proje ekibi, belirli konularda bilgi sahibi olan veya proje çalışmasını yürütmek için benzersiz becerilere sahip farklı gruplardan kişilerden oluşur.
PMBOK 7 Güncellemesi
Yeni PMP Sınav Deneyimleri
Yeni PMP Sınav Deneyimleri – 02.01.2021’den sonra #PMP Sınavına girmiş ve başarılı olmuş yeni PMP’lerimizin deneyimlerini aşağıdaki videodan dinleyebilirsiniz.Kendilerini tebrik ediyoruz ve bundan sonraki kariyerlerinde başarılar diliyoruz.

