PMP Olunca Bizi Bırakıp Gidecek mi Bu Çocuk?

Kendimi tanıtayım: Ben bir yöneticiyim. Ekip yönetiyorum, hedef koyuyorum, strateji geliştiriyorum. Ama son zamanlarda, küçük ama huzur kaçıran bir şüphe beynimi kemiriyor:

“Bu bizim Ahmet, gizli gizli PMP sınavına çalışıyor galiba…”

Başta önemsemedim. “Gelişim göstermek istiyor çocuk,” dedim. “Sertifika almak istiyor, ne güzel…” Ama zamanla bazı şeyler dikkatimi çekti. Toplantılarda “deliverable”, “scope creep”, “stakeholder management” gibi kelimeleri kullanmaya başladı. Göz göze geldiğimizde, sanki bir şey saklıyormuş gibi davranıyor. Kahvesini içerken bile MS Project ekranına kaçamak bir bakış atıyor.

Ve sonra bir gün… tesadüfen yazıcıdan “PMP Question Set by Gökrem Tekir, PMP® ” başlıklı doküman bastırdığını gördüm.

İşte o an içimde bir kıyamet koptu:

“Bu çocuk PMP oluyor! Hem de bizden habersiz!”


Peki Bu Neden Kafama Takıldı?

Ben kötü biri değilim. Çalışanlarım gelişsin, kariyerlerinde ilerlesin isterim. Ama bir yandan da, ekip kurmuşuz, omuz omuza savaşmışız, o yoğun deadline’ları birlikte geçmişiz. Şimdi çocuk PMP olacak, sonra ne olacak?

LinkedIn profilini güncelleyip, bir de ‘Open to Work’ mü diyecek?

Yoksa ‘Artık ben proje yönetirim, operasyona bakamam’ mı diyecek?

Ya da önceki sprint retrospective’te “bize sahip çıkılmıyor” diyen oydu da, şimdi gidip başka takıma mı katılacak?”

İnsan işte… Duygusal. Bir yandan gururlanıyorum, bir yandan da “bizi bırakacak mı?” korkusunu yaşıyorum.


PMP Ne Demek, Ne Değil?

Araştırmaya başladım. PMP neymiş bakalım… Meğer iş öyle kolay değilmiş. 35 saatlik eğitim, kapsamlı bir sınav, bilgi alanları, süreç grupları, çevik, yarı-çevik, hibrit yöntemler falan…

Kendi kendime düşündüm:

“Bu kadar çalışan, bu kadar efor harcayan biri, gerçekten ayrılmak istiyor olsaydı, patronuna bunu neden söylemesin ki? Belki de sadece kendini geliştirmek istiyordur?”

Sonra biraz daha düşündüm…

“Yok yok, kesin gidecek bu. Gelişmek isteyen insan kalmaz. Kalıp geliştikçe sistemle çatışır.”


İşte Tam Bu Noktada Kendi Çelişkilerimle Yüzleştim

Ben bir yönetici olarak yıllardır toplantılarda “inovasyon”, “gelişim”, “yetkinlik artışı” diyorum. Çalışanlarıma “kendinizi geliştirin, sürekli öğrenin” diye telkinde bulunuyorum. Ama iş gerçekten öğrenmeye, gelişmeye geldiğinde, içimden bir ses “aman ha çok da gelişme, sonra kaçar gidersin” diyor.

Bu nasıl bir çelişki?

“Sen hem ‘geliş’ diyorsun, hem de gelişince güvenmiyorsun.”

İşte bu içsel sorgulama beni başka bir noktaya getirdi.


Asıl Korkum Ne?

Aslında korkum şu:

Ahmet PMP olunca ben sorgulanacağım. O sınavı geçince, belki benim eksik yöneticilik becerilerim daha görünür olacak. Belki süreçleri daha iyi biliyor hale gelecek. Belki bazı şeyleri sorgulayacak.

Ve belki… haklı çıkacak.

“Bu projede net bir tanım yapılmamış.”

“Risk kaydı tutmadık, o yüzden bu başımıza geldi.”

“Paydaş haritası yoktu, bu yüzden iletişim kopuktu.”

Bunları bir çalışan söylese, “bilmişlik” olur. Ama PMP olan biri söylerse… adam belgeyle konuşuyor.

İşte sanırım en çok bundan korkuyorum.

Bir Yandan da Gurur

Ama bir yandan da kıymetini biliyorum. Ekipten birinin PMP olması, takımın kalitesini artırır. Belki diğerlerine örnek olur. Belki içimizden birinin dışarıdan doğrulanmış yetkinliğe sahip olması, müşterilerle görüşmelerimizde avantaj sağlar.

Düşünsene, müşteri arıyor ve diyoruz ki:

“Bu projeyi yöneten arkadaş PMP sertifikalı.”

Boom! Güven %50 artar.


Sonra Şunu Dedim Kendime:

“Yahu, bu çocuk gidiyorsa bile, güzel ayrılacak. Şirketin adını iyi anacak. Belki dışarıdan destek verecek. Belki başka bir gün, başka bir pozisyonda yollarımız yine kesişecek.”

İnsanı kaçıran gelişim değil, gelişime izin vermeyen ortamdır.


Ve Sonunda Ne Yaptım?

Ahmet’i çağırdım. Dedim ki:

“Bak oğlum, sen PMP’ye çalışıyorsun değil mi?”

Gözleri büyüdü. Önce inkar etti, sonra kabul etti. “Evet müdürüm, ama işime yansıtmadım, akşamları çalışıyorum,” dedi.

Ben de şöyle dedim:

“Aferin. PMP sertifikası kolay değil. Destek gerekiyorsa, eğitim bütçesi gerekiyorsa, söyle. Hem şirkete katkı olur hem sana.”

Ahmet’in yüzü o an aydınlandı. Gözlerinde bir saygı parıltısı belirdi. “Gerçekten destekler misiniz?” dedi.

Ben de dedim ki:

“Evet, desteklerim. Çünkü ben sadece yönetici değilim, aynı zamanda yol göstericiyim.”

Sonuç?

Ahmet şu anda PMP sınavına hazırlanıyor. Arada gelip süreçlerle ilgili bana sorular soruyor. Ben de öğreniyorum, güncelleniyorum. Hatta kendime de bir hedef koydum: Bu yıl içinde ben de bir PMP’ye başvuracağım.

Bazen çalışanına güvenmek, sadece onu değil, seni de geliştirir.

Ve unutmayın:

İyi insanlar, sadece iyi fırsatlara gider. Siz o fırsatı yaratmazsanız, başkası yaratır.


İşte böyle sevgili meslektaşlarım.

Eğer bir çalışanınız gizli gizli PMP çalışıyorsa, paniklemeyin.

Onunla konuşun, destek olun.

Çünkü gelişmek isteyen bir çalışan, aslında size en çok değer katan kişidir.

Proje Yönetimi Eğitimleriyle Kariyerinizi Geliştirin

Proje yönetimi alanında uzmanlaşmak, kariyerinizde fark yaratmanın en etkili yollarından biridir. Günümüz iş dünyasında projelerin başarıyla tamamlanması, şirketlerin rekabet gücünü artırır. Bu nedenle, proje yönetimi kursları profesyoneller için vazgeçilmez bir eğitim alanı haline gelmiştir. Bu yazıda, proje yönetimi kurslarının kariyerinize nasıl katkı sağladığını, hangi becerileri kazandırdığını ve sertifikasyon süreçlerini detaylı şekilde ele alacağım.

Proje Yönetimi Kursları Neden Önemlidir?

Proje yönetimi, sadece bir işi zamanında bitirmekten ibaret değildir. Kaynakların etkin kullanımı, risklerin yönetimi, ekip koordinasyonu ve müşteri memnuniyeti gibi pek çok unsuru içerir. Bu karmaşık süreci başarıyla yönetmek için sistematik bilgi ve becerilere ihtiyaç duyarsınız.

Proje yönetimi kursları, size bu becerileri kazandırmak için tasarlanmıştır. Örneğin, PMI® onaylı kurslar, uluslararası standartlara uygun eğitim sunar. Bu sayede, sadece teorik bilgi değil, aynı zamanda pratik uygulamalarla da donanırsınız. Kurslar, proje planlamadan bütçe yönetimine, iletişim stratejilerinden risk analizine kadar geniş bir yelpazede eğitim verir.

Bu eğitimler sayesinde, projelerinizi daha etkin yönetebilir, iş süreçlerinde verimliliği artırabilir ve ekip içi iletişimi güçlendirebilirsiniz. Ayrıca, proje yönetimi alanında sertifika sahibi olmak, işverenler nezdinde sizi daha değerli kılar.

Planlama

Proje Yönetimi Kursları ile Kazanacağınız Temel Beceriler

Bir proje yöneticisi olarak başarılı olmanız için bazı temel becerilere sahip olmanız gerekir. Proje yönetimi kursları, bu becerileri sistematik şekilde geliştirmenize olanak tanır. İşte kazanacağınız başlıca yetkinlikler:

  • Zaman Yönetimi: Projelerin zamanında tamamlanması için etkin planlama ve takip yöntemleri öğrenirsiniz.
  • Risk Yönetimi: Olası riskleri önceden tespit edip, etkilerini minimize etme stratejileri geliştirilir.
  • Bütçe Yönetimi: Proje maliyetlerini kontrol altında tutmak için finansal planlama becerileri kazanılır.
  • Ekip Yönetimi: Takım içi iletişim ve motivasyon teknikleri ile ekip performansını artırma yolları öğretilir.
  • İletişim Becerileri: Proje paydaşları ile etkili iletişim kurma ve raporlama yöntemleri geliştirilir.

Bu beceriler, sadece proje yönetiminde değil, genel iş hayatınızda da size avantaj sağlar. Örneğin, zaman yönetimi becerisi sayesinde günlük işlerinizi daha verimli organize edebilirsiniz.

Rapor Analizi

Proje Yönetimi Eğitimleri ile Sertifikasyon Süreci

Proje yönetimi alanında kariyer yapmak isteyenler için sertifikasyon büyük önem taşır. PMP® (Project Management Professional) gibi uluslararası geçerliliği olan sertifikalar, profesyonel profilinizi güçlendirir. Bu sertifikalara ulaşmak için ise doğru eğitim programlarına katılmak gerekir.

Proje yönetimi eğitimleri bu noktada devreye girer. PMI® onaylı eğitimler, sertifika sınavlarına hazırlık için kapsamlı içerik sunar. Eğitimlerde, sınav formatı, soru tipleri ve sınav stratejileri detaylı şekilde anlatılır. Ayrıca, gerçek proje örnekleri üzerinden uygulamalar yapılır.

Sertifikasyon süreci genellikle şu adımlardan oluşur:

  1. Eğitim programına katılım ve derslerin tamamlanması
  2. Sınav başvurusu ve gerekli belgelerin hazırlanması
  3. PMP® sınavına girilmesi ve başarılı olunması
  4. Sertifikanın alınması ve sürekli mesleki gelişim için yenileme süreçlerinin takip edilmesi

Bu süreç, disiplinli çalışma ve doğru rehberlikle başarıyla tamamlanabilir. Eğitim kurumları, adaylara sınav öncesi deneme testleri ve destek hizmetleri sunarak başarı şansını artırır.

Kariyer

Kariyerinizde Fark Yaratmak İçin Atmanız Gereken Adımlar

Proje yönetimi alanında uzmanlaşmak istiyorsanız, sadece kurslara katılmak yeterli değildir. Kariyerinizde fark yaratmak için şu adımları takip etmelisiniz:

  • Doğru Kursu Seçin: PMI® onaylı ve sektör tarafından tanınan eğitim programlarını tercih edin.
  • Pratik Deneyim Kazanın: Teorik bilgileri gerçek projelerde uygulayarak pekiştirin.
  • Sürekli Öğrenin: Proje yönetimi trendlerini ve yeni metodolojileri takip edin.
  • Ağınızı Genişletin: Sektördeki profesyonellerle iletişim kurarak bilgi ve deneyim paylaşımında bulunun.
  • Sertifikasyonunuzu Güncel Tutun: PMP® gibi sertifikalar belirli aralıklarla yenilenmelidir. Bu süreçte yeni eğitimlere katılmak önemlidir.

Bu adımlar, sizi sadece bir proje yöneticisi değil, aynı zamanda sektörde lider bir profesyonel yapar. İstanbul Kurumsal Gelişim gibi kurumlar, bu yolculukta size rehberlik edecek eğitim ve destek hizmetleri sunar.

Proje Yönetimi Kursları ile Geleceğe Hazırlanın

Geleceğin iş dünyasında proje yönetimi becerileri daha da kritik hale gelecek. Dijital dönüşüm, karmaşık projelerin artması ve global rekabet, bu alandaki uzmanlara olan talebi artırıyor. Bu nedenle, proje yönetimi kursları ile kendinizi sürekli geliştirmek, kariyerinizin sürdürülebilirliği için şarttır.

Eğitimler sayesinde sadece mevcut işinizde değil, farklı sektörlerde de fırsatlar yakalayabilirsiniz. Örneğin, teknoloji, inşaat, finans ve sağlık gibi alanlarda proje yönetimi bilgisi yüksek talep görmektedir. Ayrıca, uluslararası sertifikalarla yurt dışı iş imkanlarınız da genişler.

Sonuç olarak, proje yönetimi alanında eğitim almak, kariyerinizde yeni kapılar açar. Doğru eğitim programını seçip, öğrendiklerinizi pratiğe dökerek profesyonel hayatınızda fark yaratabilirsiniz.

Proje yönetimi alanında kendinizi geliştirmek ve uluslararası sertifikalara ulaşmak için proje yönetimi eğitimleri sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Bu eğitimler, kariyerinizde sağlam adımlarla ilerlemenize yardımcı olacaktır.

11- Sprint Kapsamı ve Sprint Hedefi

Scrum’ın en kafa karıştırıcı kısımlarından biri, sprint kapsamı ile sprint hedefi arasındaki farkı anlamaktır. Sprint hedefi sabit kalmakla beraber, sprint kapsamı müzakereye açık bir konudur. Bu dersimizde bu konuyu tüm yönleriyle ele alacağız.

Hemen basit bir örnekle konuyu netleştirmeye çalışalım. Bu hafta sonu evinizde temizlik yapmaya karar verdiğinizi varsayalım. Bu çerçevede, sprintin amacını, temiz bir yaşam alanına kavuşmak şeklinde tanımlayabiliriz. Kapsam, bu hedefe ulaşmak için yapmak istediğiniz çalışmanın ne olduğudur.- Örneğin, Elektrik süpürgesiyle yerleri tozunu almak, ardından yerleri nemli bezle silmek, çamaşırları yıkamak, camları silmek, mutfak dolaplarının içini temizlemek şeklinde detaylar oluşturulabilir. Amaç aynı kaldığı sürece sprintin kapsamı ekip tarafından müzakere edilebilir.

Hafta sonu işe giriştikten sonra, eğer belirlediğiniz kapsamın yetişmeyeceğini fark ederseniz, kapsamı daraltabilirsiniz. Örneğin, mutfak dolaplarının içini temizlemeyi bir sonraki sprint’e bırakma kararı verebilirsiniz. Bu durumda, kapsamınız biraz değişmiştir, fakat temiz bir yere ulaşma hedefinizde değişiklik olmamıştır.

Bu yüzden, sprintin bir hedefinin olması sizi odaklanmanız gereken konu üzerinde, sabit tutacaktır. Hedefe odaklandığınız takdirde, çalışma kapsamınızın içine hiç bir zaman “arabanızı temizlemek” gibi bir aktivite girmeyecektir.

Bununla birlikte, başta hiç düşünmediğiniz detaylar, bir anda karşınıza çıkabilir ve kimi zaman sprint kapsamını, hatta ürün birikim listesini etkileyebilir. Bunu da bir örnekle açıklayalım. Hafta sonu temizliğe başladınız ve oturma odasındaki resim albümlerinin tozunu alırken fark ettiniz ki, pek çok aile resmi, albümlere girmeden karışık bir biçimde büyükçe bir kutunun içinde duruyor. Resimleri tarih sırasına göre albüme dizme fikri aklınıza gelebilir. Fakat bu işi baştan hiç düşünmemiştiniz ve o hafta sonu yapılacak temizlik kapsamına dahil etmemiştiniz. İşin büyüklüğüne göre, diğer Scrum ekibinin değerlendirmesine de başvurarak bu işi mevcut sprintin kapsamına alabilir veya ürün sahibine öneride bulunup, fotoğraf albümlerinin düzenlenmesini yeni bir ürün birikim listesi öğesi olarak ekletebilirsiniz.

Sprint hedefine doğru ilerlerken kesinlikle vazgeçilmez olan kriter, kalitedir. Kapsam içinde yapılacak çalışmaların ulaşılması gereken sonuçları için kabul kriterleri tanımlanmalıdır. Kabul kriterleri hakkında detaylı bilgi sonraki videolarımızın içinde yer alacaktır. Kaliteden ödün vermeyecek şekilde ilerlemek, bazen kapsamdan feragat etmeyi gerektirebilir ve bu durum normaldir.

Bu konuyla ilgili olarak, proje yönetiminde şu iki kavram arasındaki ödünleşmeyi sürekli dikkate almak gerekir. Bir ürünün sınıfı, o ürünün içindeki özelliklerinin sayısını ifade etsin. Müşterinize yüksek sınıflı bir ürün teslim etmeye çalıştığınızı varsayalım. Fakat, sizi o kadar acele ettiriyorlar ki, bazı özelliklerin çalışıp, çalışmadığından emin olmadan, yani test etmeye zaman kalmadan, ürünü teslim ediyorsunuz. Özelliği fazla, fakat çalışıp, çalışmadığından emin olmadığınız bir ürünü, müşterinize teslim etseniz, içiniz rahat olur muydu?

Buna karşılık, özelliği az, ama en azından çalıştığından emin olduğunuz bir ürünü, müşterimize teslim etseniz içiniz daha rahat olurdu, elbette. Şunu lütfen unutmayalım; kaliteden ödün verilmediği takdirde kapsamı genişletmek çok kolaydır. Fakat kalite sorunu yaşayan bir ürün, proje ekibinin sürekli hata düzeltmek için efor ve zaman harcamasına sebep olacaktır.

Kariyere Hız Katmak

Kariyerine Hız Katmak İsteyen Yeni Mezunlardan mısınız? Size Yardımcı Olabiliriz.

Photo by MD Duran on Unsplash

Üniversiteden mezun oldunuz ve 2 ay ne çabuk geçti. Herhalde dinlenmişsinizdir; Şimdi artık iş arama yarışı sizi bekliyor.

Peki, rakiplerinizin önüne geçmek için sadece diploma yeterli mi? Kendinizi biraz daha fazla geliştirmek adına Proje Yönetimi konusuna eğilmeye ne dersiniz?

Şu araştırmaya bir göz atmanızı öneririm.

The global economy needs 25 million new project professionals by 2030. To close the talent gap, 2.3 million people will need to enter PMOE every year just to keep up with demand — this includes project managers and all change makers.

Kaynak Link

İstanbul Kurumsal Gelişim olarak size nasıl yardımıcı olabiliriz?

Proje Yönetimi eğitim ve danışmanlığı konusunda Türkiye’nin en köklü kuruluşuyuz. Faaliyetlerimize 2000 yılında başladık ve www.projeyonetimi.com web sitemiz üzerinden yaptığımız hizmetlerimizi duyurmaktayız.

Proje yönetimi eğitim ve danışmanlığı üzerine Türkiye’deki en deneyimli kadroya sahibiz.

Dünyaca kabul edilmiş ve merkezi Amerika’da bulunan Project Management Institute (PMI®) bilgi birikimini temel alarak, Proje Yönetimi, Çevik Proje Yönetimi, Microsoft Project Kullanarak Proje Planlama ve Takibi, PMP Sertifikası Sınavına Hazırlık vb. konularda eğitim hizmetleri sunmaktayız. Detay bilgileri web sitemizden alabilirsiniz.

Diğer yandan, PMI®’ın Türkiye’de Yetkili Eğitim Ortağı (Authorized Training Partner) olarak kabul ettiği ilk şirket İstanbul Kurumsal Gelişim’dir.

Kariyeriniz Dünyada Geçerli Olsun

Proje yönetimi üzerine uzmanlaştıkça, kariyerinize dünyanın farklı ülkelerinde devam etme şansını da kolayca bulabilirsiniz.

Yukarıdaki linkte gördüğünüz üzere proje bazlı çalışma dünya genelinde hızla yayılan bir çalışma modeli. Artık, iş üretenler daha fazla müşteri odaklı olmak zorunda, bu da proje yönetiminin önemini her geçen gün artırıyor.

Kariyerinizi proje yönetimi alanında geliştirmek için zaman kaybetmeyin.

Eğitimlerimiz hakkında detaylı bilgi için web sitemizi ziyaret ediniz.

Kariyer yolculuğunda genç arkadaşlarıma başarılar diliyorum.

Tedarik Yönetiminde Müzakerenin Önemi

Müzakereler, tarafların bir anlaşmaya varmasını amaçlayan tartışmalardır. 

En çok kullanıldığı yer, tedarik sürecindedir ve karşılıklı anlaşmayı netleştirmek, satın alma haklarını, yükümlülükleri ve şartları belirlemek içindir. 

Tedarik yönetiminde şirketler arası müzakereleri proje yöneticisinin veya proje ekibinin idare etmesi mümkün olmayabilir. Özellikle satın alma departmanından ve hatta hukuk departmanından uzmanların da katılması gerekebilir.

Tedarik sürecinde müzakere edilecek konular aşağıdaki maddeler olarak düşünülebilir:

  • Şartname veya ana teslimatlar
  • Kilometre taşları ve tarihleri ​​içeren bir zaman çizelgesi
  • Performans raporlama beklentileri
  • Fiyatlandırma ve ödeme koşulları
  • Tetkik, kalite gereklilikleri ve kabul kriterleri
  • Garanti ve gelecekteki destek
  • Teşvikler veya cezalar
  • Sigorta ve kesin teminat
  • Taşeron onayları
  • Şartlar ve koşullar
  • Değişiklik talebi ele alma prosedürü
  • Fesih hükümleri ve anlaşmazlıkların çözümü

Şunu da unutmamak gerekir: Proje daha büyük bir programın parçasıysa, tedarik süreçleri ve bu çerçevede yürütülecek müzakereler program hedeflerine göre yönetilmelidir. 

Sanal Ekipler

Günümüzde birçok proje ekibi, farklı yerlerde bulunan birden çok üyeye sahip sanal ekiplerdir. Sanal ekipler, yüz yüze görüşmeye çok az zaman ayırarak veya hiç zaman harcamadan rollerini yerine getiren ortak bir amacı olan bir grup insan olarak tanımlanır.

Sanal ekipler, yüksek becerilere sahip ekip üyelerini daha düşük maliyetlerle bulmak için fırsatlar yaratır ve projenin ulaşım ve konaklama masraflarından kurtulmasına imkan verir.

Ayrıca, sanal ekip kullanımı artıkça engelli insanlar için iş yapma imkanları da artmaktadır. Bu yüzden, istihdamı artırmak için çok önemli avantajları vardır.


Sanal ekipler, yüz yüze iletişimi kolaylaştırmak, dosyaları depolamak ve paylaşmak, etkili tartışmalar yönetmek ve ve ekibin takvimini takip etmek için teknolojik çözümlerden yararlanmalıdır.

Sanal ekipler, şeffaflığı artırmak, işbirliğini teşvik etmek, görevlerin durumunu takip edebilmek için bilgi radyatörlerinden yararlanırlar. Bilgi Radyatörleri, herkesin en son bilgileri hızlı bir şekilde görebilmesi için oldukça görünür bir konuma yerleştirilen görsel ekranlar için kullanılan genel bir terimdir. Kanban veya Scrum Panoları örnek olarak verilebilir. Bu yapıda çalışan Trello.com gibi web siteleri de örnek olarak verilebilir.

Sanal ekip üyeleri coğrafi olarak farklı konumlarda olduğu için aşağıdaki zorluklarla karşılaşmak söz konusudur.


• Ekip ruhu ve işbirliği duygusu sağlamanın yollarını bulmak zor olabileceğinden, bağ ve ekip ruhu oluşturmak zor olabilir.

• Ekipler yüz yüze görüşemediği için iletişim ve bilgi paylaşımının çeşitli teknoloji türlerine dayanması gerekir.

• Ekipteki herkesin birbirine güvenilir bir şekilde bilgi iletebilmesi ve bilgilere erişebilmesi için elektronik ortamdaki işbirliğini yönetmek zor olabilir.

• Dağınık bir ekipte roller, raporlama ve performansı izlemek daha zor olabileceğinden, bireysel performanslar gözden kaçabilir.

• İletişimde vücut dilinin etkisi %50’den fazladır. Sanal ekiplerde iletişim hatalarının daha fazla yaşanması yüz yüze iletişime göre daha sık karşılaşılan bir durum olabilir.

• Sanal ekip üyelerinin bulundukları ortamlardaki dikkat dağıtıcı faktörleri ortadan kaldırmak, proje yöneticisinin kontrolünde olamayacağından ekip üyelerinin performansını doğru değerlendirmek mümkün olmayabilir.

• Sanal ekip üyeleri arasındaki saat farklılıkları, ekip performansını olumsuz etkileyebilir.

• Teknik yanı yoğun projelerde yer alan sanal ekip üyeleri farklı ölçü birimlerini (ağırlık, uzunluk gibi) gündelik hayatlarında kullanıyor olabilirler; Bu tip projelerde iletişim esnasında ölçü birimleri üzerinde farklı algılar veya yanlış anlamalar oluşabilir.

Proje Paydaşları için Beceriler Listesi

Proje ekibindeki herkesin birbirleriyle ilişki ve iletişim kurması için  çeşitli kişilerarası beceriler vardır. 

Kişilerarası ilişki becerileri projenin farklı dönemlerinde farklı ağırlıklarda kendini gösterir. Bu başlıkları bilmek ve yeri geldiğinde kullanmak paydaşları etkileyebilmek için proje yöneticisine avantajlar sunar.

Çatışma yönetimi

Çatışma yönetimi, bir çatışmanın olumsuz bir sonucunun ortaya çıkmasından önce müdahale etmeyi içerir. 

Bir projenin yaşam döngüsü boyunca çatışmaları başarılı bir şekilde yönetmek zor olabilir. 

Proje yöneticisi olarak, ortaya çıkan herhangi bir çatışmanın karar merkezi siz olacaksınız. 

Çatışmanın nasıl ele alınacağını siz belirleyeceksiniz. 

Amaç, çatışmanın olumlu şekilde sonuçlanmasını sağlamak ve bir öğrenme deneyimi kazanmak olmalıdır.

Kültürel farkındalık

Proje ekibinizdeki bireylerin farklı kültürel bakış açılarını ve inançlarını anlamak ve farkında olmak yanlış iletişim ve yanlış anlamaları azaltmaya yardımcı olacaktır.

Karar verme

Karar verme, bir sonuç elde etmek için çok önemli bir beceridir. 

Karar verme yeteneği zor durumlarda sorumluluk üstlenme ve sonuçlarını savunabilmeyi içerir. Karar verme, aşağıdakiler de dahil olmak üzere bir dizi aşamaya ayrılabilir:

• Sorunu tanımlama

• Potansiyel çözümler üretmek

• Çözüm eylemlerinin planlanması

• Fikirleri eyleme geçirmek

• Çözüm değerlendirme planlaması

• Sonuçların ve süreçlerin değerlendirilmesi

Şeklinde sayabiliriz.

Kolaylaştırma

Kolaylaştırma teknikleri, bir araya getirilmiş bir gruba karar vermelerini veya çözüm bulmalarını sağlamak için kılavuzluk veya liderlik etme üzerine kullanılan becerilerdir. 

Liderlik

Sonuç elde etmek için adım atma ve başkalarına yol gösterme yeteneğidir. Liderlik yetenekleri tecrübe sahibi olmak, insanlarla ilişkiler kurmak ve inisiyatif almak yoluyla kazanılır.

Toplantı yönetimi

Toplantıların verimli ve etkili bir şekilde yürütülebilmesi, projenin başlatılabilmesi, planlanabilmesi, yürütülebilmesi, başlatmada, planlamada, yürütmede, kontrolde ve hatta kapatılabilmesi için gerekli bilgileri toplarken faydalı olacaktır.

Müzakere

Müzakere, birden fazla kişi tarafından bir anlaşmaya veya karara varmak için kullanılan bir yaklaşımdır. 

Başarılı bir şekilde müzakere edebilmek, bir proje sırasında ortaya çıkan sorunları ve çatışmaları nasıl çözeceğiniz üzerinde büyük bir etkiye sahip olacaktır.

İlişki Ağı Kurma

İş konuları hakkında bilgilerini genişletmek için insanlar arasındaki etkileşim oluşturma sürecidir. Kuruluş içinde, endüstride veya farklı profesyonel ortamlarda gerçekleştirilebilir.

Gözlemleme / Konuşma

Bir durumun veya sürecin nasıl ilerlediğine dair ilk elden bilgi edinmek için bireyleri günlük görevlerini yerine getirirken izlemeyi ve karşılıklı konuşmak suretiyle bilgi almayı ve vermeyi içeren tekniklerdir.

Hizmetkar Liderlik

Çevik ve diğer projelerde kullanılan, dinleyerek, koçluk yaparak ve ekip üyelerinin gelişmelerine izin veren bir ortam sağlayarak ekibin kendini tanımlamasını, kendini keşfetmesini ve öz farkındalığını teşvik eden bir liderlik türüdür. 

Hizmetkar liderler ekibin çalışmasını kolaylaştırır, çalışma engellerini kaldırır, paydaşları süreçler konusunda eğitir ve ekibin başarısını kutlar.

Takım Oluşturma

Güçlü bir ekip oluşturmak zor olabilir, ancak sürekli destek ve işbirliği içinde çalışarak bir ekibin sorunlarını çözmek, kişiler arası sorunları ortadan kaldırmak, bilgi paylaşmak ve proje hedeflerini birleşik bir güç olarak ele almak için birlikte çalışılmasını sağlayabilirsiniz. 

Takım oluşturma proje hedeflerine ulaşmada çok güçlü bir araçtır.

Proje Paydaşları

Bir projenin paydaşları, adından da anlaşılacağı gibi, projede ve çıktılarında pay sahibidir. Proje Yöneticisinin paydaşları tanımlayabilmesi, paydaş katılımını planlayabilmesi, paydaşları yönetebilmesi ve paydaş katılımını izleyebilmesi gerekir.

Paydaş, bir proje, program veya portföyün bir kararından, faaliyetinden veya sonucundan etkilenebilecek, bunları etkileyebilecek veya etkilendiğini algılayabilecek bir kişi, grup veya kuruluştur. Paydaşlar proje çalışmasına aktif olarak dahil olabilir veya olmayabilir ve bir kararı, bir faaliyeti veya bir projenin sonucunu etkileyebilir veya bunlardan etkilenebilir.

Paydaşlar bir projede çeşitli roller ve sorumluluklar üstlenirler. Proje boyunca paydaşların etkisini ve katılımını yönetmek, bir projenin sonuçları ve başarısı üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.

Paydaşların çatışan çıkarları, ihtiyaçları, öncelikleri ve görüşleri olabilir. Projenin sonuçları için birbiriyle çelişen vizyonları olabilir, bu nedenle bunları dikkatli bir şekilde yönetmek proje yöneticisinin rolünün önemli bir parçasıdır.

Proje yöneticileri, bir projenin iç ve dış paydaşlarını mümkün olduğunca erken belirlemeli, ihtiyaçlarının neler olduğunu öğrenmeli ve proje parametrelerinin ve başarı kriterlerinin belirlenmesine katılımlarını sağlamalıdır. Projenin başında bir fikir birliğine varmak zor olsa da, yalnızca bir kişinin ihtiyaçlarının karşılanmadığını veya yanlış anlaşıldığını sonradan öğrendiğinizde proje başarısızlığa sürüklenebilir veya değişiklik isteklerinden dolayı maliyetlerin kontrolsüz artmasına sebep olabilir.