Category: Proje Paydaş Yönetimi
Kilit Paydaşlarla Erken Etkileşim: Şehir Parkı Geliştirme Projesinde Bir Vaka İncelemesi

Giriş
Proje yönetimi alanında başarı, nadiren tek başına elde edilir. Bir proje planı ne kadar iyi yapılandırılmış olursa olsun, bir proje yöneticisinin doğru paydaşları — doğru zamanda — tanımlama, analiz etme ve onlarla etkileşime geçme becerisi, projenin başarısı ile başarısızlığı arasındaki farkı belirleyebilir. Bu ilke, birçok tarafın projenin sonucunda doğrudan çıkar sahibi olduğu kamu altyapı projelerinde, örneğin bir şehir parkı geliştirme projesinde, özellikle hayati önem taşır.
Bu makale, yalnızca çocuk oyun alanları ve yürüyüş yolları gibi rekreasyonel alanları değil, aynı zamanda topluluk etkinliklerine ev sahipliği yapacak küçük bir amfi tiyatroyu da içeren bir şehir parkı geliştirme projesi bağlamında erken paydaş katılımının stratejik önemini ele alır. Erken aşamalarda öncelik verilmesi gereken en kritik paydaşı tanımlamaya, bu paydaşın neden önemli olduğunu açıklamaya ve başarılı bir proje sonucu için etkili katılım stratejilerini incelemeye odaklanacağız.
Proje Genel Bakışı: Sadece Bir Park Değil, Daha Fazlası
Şunu hayal edin: Yeni bir şehir parkı geliştirme projesi için proje yöneticisi olarak atanmışsınız. Bu proje, kamuoyunda yüksek görünürlüğe sahip ve yerel yönetimin toplum refahını ve kamusal alanları geliştirme planının bir parçası. Park şunları içerecek:
- Çocuklar için oyun alanları
- Yürüyüş ve bisiklet yolları
- Müzik, tiyatro ve halka açık etkinlikler için küçük bir amfi tiyatro
- Umumi tuvaletler, piknik alanları ve muhtemelen bir yiyecek/içecek standı
Vizyon ilham verici olsa da, bu projeyi hayata geçirmek için izinler, topluluk beklentileri, çevresel değerlendirmeler, tedarik protokolleri ve yerel yasa ve yönetmeliklere sıkı uyum gibi karmaşık süreçlerin yönetilmesi gerekecektir. Böyle bir senaryoda, sorunsuz bir başlangıç için hangi paydaşla öncelikli olarak etkileşime geçilmelidir?
Paydaş Analizi: Proje Ekosistemindeki Oyuncular Kimler?
Proje yönetiminde paydaşlar, bir karar, faaliyet veya projenin sonucu tarafından etkilenebilecek, etkileyebilecek ya da etkilenme algısına sahip olan bireyler, gruplar veya organizasyonlardır. PMP çerçevesine göre, paydaşların tanımlanması ve katılımının erken başlaması ve proje yaşam döngüsü boyunca sürdürülmesi gerekir.
Bu şehir parkı projesindeki ana paydaşlara bakalım:
1. Yerel Yönetim Düzenleyici Kurumları
Bu kategoriye şehir planlama dairesi, imar otoriteleri, çevre ajansları ve kamu hizmetleri birimleri dahildir. Görevleri şunlardır:
- Arazi kullanım izinleri
- Çevresel etki değerlendirmeleri
- Gürültü ve güvenlik düzenlemeleri
- İnşaat ruhsatları ve denetimler
Bu kurumlarla erken aşamada etkileşime geçmek çok kritiktir çünkü projenizin başlayıp başlayamayacağına doğrudan onlar karar verir. Ruhsat alma gecikmeleri veya yerel düzenlemelere uyulmaması, ilerlemeyi durdurabilir ve maliyetleri ciddi şekilde artırabilir.
2. Oyun Alanı Ekipman Tedarikçileri
Bu tedarikçiler, güvenli ve kaliteli oyun ekipmanlarının sağlanmasında önemlidir. Ancak bu paydaşlar, tasarımlar onaylandıktan ve tedarik süreci başlatıldıktan sonra, yani yürütme aşamasında daha ilgili hale gelir.
3. İç Finans Analistleri
İç finans ekibiniz, bütçeleme, maliyet tahmini ve finansal izleme konularında yardımcı olur. Önemli olmakla birlikte, rolleri çoğunlukla içseldir ve proje kapsamı, düzenleyici koşullar ve zaman çizelgesi netleştirildikten sonra daha kritik hale gelir.
4. Medya Kuruluşları
Halkla ilişkiler açısından medyanın önemi büyüktür; ancak bu, proje planlamasının sonraki aşamalarına aittir. Projenin başlatılması veya ruhsatlandırılması için medyanın erken katılımı gerekli değildir.
Paydaş Önceliklendirmesi: Yerel Düzenleyici Kurumlar Neden En Önemli?
Yukarıdaki analizden de anlaşılacağı üzere, projenin erken aşamalarında öncelik verilmesi gereken paydaş yerel yönetim düzenleyici kurumlarıdır. Bu kurumların:
- İmar yasaları
- Çevresel uyumluluk
- İnşaat yönetmelikleri
- Gürültü düzenlemeleri
- İzin zamanlamaları
… üzerindeki etkisi, onları projenin sürdürülebilirliği açısından kilit konuma getirir.
Bu kurumları projeye erken dahil etmemek:
- Tasarım revizyonlarına
- İnşaat gecikmelerine
- Hukuki sorumluluklara
- Bütçe aşımına
- Kamusal tepkilere
yol açabilir.
Erken ve proaktif katılım ise bu risklerin büyümeden önlenmesini sağlar ve çatışmacı değil işbirliğine dayalı bir ilişki kurulmasına yardımcı olur.
Yerel Yetkililerle Erken Etkileşim için En İyi Uygulamalar
Artık öncelikli paydaş olarak yerel kurumları belirlediğimize göre, onlarla nasıl etkili bir şekilde etkileşim kurarız?
1. Paydaş Haritalama Çalışması Yapın
Paydaşları etkileri ve ilgileri doğrultusunda sınıflandırmak için Güç/İlgi Matrisi gibi araçları kullanın. Düzenleyici kurumlar genellikle yüksek güç / yüksek ilgi kategorisinde yer alır ve bu da onların yakın yönetim gerektirdiğini gösterir.
2. Ön Görüşmeler Planlayın
Herhangi bir resmi belge sunmadan önce, şehir plancıları, mühendisler ve çevre uzmanlarıyla gayriresmî görüşmeler ayarlayın. Bu görüşmeler:
- Varsayımların doğrulanmasını
- Kilit kaygıların anlaşılmasını
- Güven ve itibar oluşturulmasını sağlar.
3. Proje Hedeflerini Politika Hedefleriyle Uyumlu Hale Getirin
Parkın şu şekilde daha geniş kamu hedeflerini nasıl desteklediğini gösterin:
- Yeşil alanlarla halk sağlığını artırma
- Toplum dayanışmasını güçlendirme
- Çevresel sürdürülebilirliği teşvik etme
Bu tür uyum, iyi niyet oluşturur ve ruhsatların daha hızlı alınmasını kolaylaştırabilir.
4. Ayrıntılı Belgeler Hazırlayın
Yerel kurumlar, onay vermeden önce kapsamlı belgeler talep eder. Bunlar şunları içerebilir:
- Çevresel etki raporları
- Erişilebilirlik değerlendirmeleri (engelli uyumu)
- Güvenlik ve aydınlatma planları
- Trafik ve otopark analizleri
Bu belgeleri ilk toplantı öncesinde taslak olarak hazırlamak, profesyonelliğinizi ortaya koyar.
5. Topluluk Dinleme Toplantılarına Katılın
Birçok şehir, yeni projeler için halkın görüş bildirmesine izin verir. Düzenleyici kurumlarla birlikte bu tür forumlara ev sahipliği yapın. Bu toplantılar:
- Kamu desteğini artırır
- Olası riskleri erken aşamada açığa çıkarır
- Şeffaflık ve toplumsal uyum sağlar
Uyumun Ötesinde: Düzenleyici Kurumları Stratejik Ortaklar Olarak Görmek
Düzenleyici kurumları birer engel olarak görmekten vazgeçip, onları değer yaratan ortaklar olarak görmek gerekir. Yerel kurumlar:
- Kurumsal bilgi
- Teknik uzmanlık
- Hukuki öngörü
- Toplum perspektifi
getirir. Bu kurumlarla işbirliği:
- Kamu yatırımı hibelerine erişim
- Mimari tasarım desteği
- Denetim süreçlerinin kolaylaştırılması
gibi avantajların kapısını aralayabilir.
Paydaş Katılımını Proje Yaşam Döngüsüne Entegre Etmek
Başlatma Süreçleri
- Tüm paydaşları tanımlayın ve analiz edin
- Etki ve ilgi düzeyine göre önceliklendirin
- Ana düzenleyici kişilerle keşif toplantıları yapın
Planlama Süreçleri
- Yasal ve düzenleyici gerekleri kapsam ve zaman çizelgesine entegre edin
- Tedarik stratejilerini uyumlulukla hizalayın
- Paydaş katılım planı oluşturun
Yürütme Süreçleri
- Düzenli iletişimi sürdürün
- Durum güncellemeleri ve geri bildirim isteyin
- Denetim ve raporların zamanında yapılmasını sağlayın
İzleme ve Kontrol Süreçleri
- Uyum kilometre taşlarını izleyin
- Gerekirse kapsam veya zamanlamayı ayarlayın
- Sorunları büyümeden birlikte çözün
Kapanış Süreçleri
- Düzenleyici ortaklarla proje sonrası değerlendirme yapın
- Gelecekteki projeler için ders çıkarın
Sonuç
Şehir parkı gibi kamu projelerinde erken paydaş katılımı bir seçenek değil, bir zorunluluktur. Tüm paydaşlar arasında, yerel düzenleyici kurumlar, projenin erken aşamalarında en kritik ortaklar olarak öne çıkar.
Bu kurumlarla erken ve etkili bir iletişim kurmak; hukuki uyumu sağlar, zaman kazandırır, tasarım tekrarlarını azaltır ve güvene dayalı, işbirlikçi bir proje ortamı oluşturur. Başarılı bir proje yöneticisi, sadece iyi plan yapan değil, paydaşlarını doğru tanıyan ve onlarla doğru zamanda etkileşime geçen kişidir.
PMI® Onaylı – Proje Yönetimi Uzmanlığı Sertifika Programı
Proje Paydaşlarının Belirlenmesi
Paydaşlar, ihtiyaç ve beklentilerinin karşılanabilmesi için projede erken bir safhada belirlenmelidir.
Ayrıca, proje hedeflerine ve başarısına özel ilgileri olduğundan, projenin başarılı olmasına en iyi şekilde yardımcı olabilecek kişilerdir.
Proje paydaşlarını düzenli olarak belirlemek ve ilgileri, katılımları, karşılıklı bağımlılıkları, proje başarısı üzerindeki potansiyel etkileri ile ilgili bilgileri analiz etmek ve belgelemek önemlidir.
Belirlenen paydaş listesi, değişiklikler meydana geldikçe gözden geçirilmeli ve değiştirilmelidir. İş Gerekçesi ve Fayda Yönetim Planı gibi belgeler, paydaşların listelerini içermelidir.
İletişim yönetimi planı ve paydaş katılım planı, paydaşların katılım modelini göstermelidir. Proje ilerledikçe, Değişiklik Kayıtları, Sorun Kayıtları veya Gereksinim Belgesi yeni paydaşları projeye taşıyabilir.
Paydaş listelerini ve katılım modellerini oluşturmak için önceki projelerden gelen şablonlardan yararlanmak faydalı olacaktır.
Proje Paydaşları
Bir projenin paydaşları, adından da anlaşılacağı gibi, projede ve çıktılarında pay sahibidir. Proje Yöneticisinin paydaşları tanımlayabilmesi, paydaş katılımını planlayabilmesi, paydaşları yönetebilmesi ve paydaş katılımını izleyebilmesi gerekir.
Paydaş, bir proje, program veya portföyün bir kararından, faaliyetinden veya sonucundan etkilenebilecek, bunları etkileyebilecek veya etkilendiğini algılayabilecek bir kişi, grup veya kuruluştur. Paydaşlar proje çalışmasına aktif olarak dahil olabilir veya olmayabilir ve bir kararı, bir faaliyeti veya bir projenin sonucunu etkileyebilir veya bunlardan etkilenebilir.
Paydaşlar bir projede çeşitli roller ve sorumluluklar üstlenirler. Proje boyunca paydaşların etkisini ve katılımını yönetmek, bir projenin sonuçları ve başarısı üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.
Paydaşların çatışan çıkarları, ihtiyaçları, öncelikleri ve görüşleri olabilir. Projenin sonuçları için birbiriyle çelişen vizyonları olabilir, bu nedenle bunları dikkatli bir şekilde yönetmek proje yöneticisinin rolünün önemli bir parçasıdır.
Proje yöneticileri, bir projenin iç ve dış paydaşlarını mümkün olduğunca erken belirlemeli, ihtiyaçlarının neler olduğunu öğrenmeli ve proje parametrelerinin ve başarı kriterlerinin belirlenmesine katılımlarını sağlamalıdır. Projenin başında bir fikir birliğine varmak zor olsa da, yalnızca bir kişinin ihtiyaçlarının karşılanmadığını veya yanlış anlaşıldığını sonradan öğrendiğinizde proje başarısızlığa sürüklenebilir veya değişiklik isteklerinden dolayı maliyetlerin kontrolsüz artmasına sebep olabilir.
Çevik&Öngörücü Yaklaşımlarda Paydaş&Ekip Tanım Farklılıkları
117- Proje Çalışmalarını İzlemek ve Kontrol Etmek -Paydaş Kontrolleri
Sosyal sorumluluk projemize katılmak ister misiniz? www.patreon.com/projeyonetimi
Buradan elde edilen gelirin tamamını üniversite öğrencilerine Proje Yönetimi ve Microsoft Project eğitimlerimizi ücretsiz sunmak amacıyla kullanacağız ve destek verenlere düzenli olarak bilgi vereceğiz.
2.4.3. Paydaşlar – Müşteri – Fonksiyon Yöneticileri
2.4. Proje Paydaşları
Etkili Toplantı Yapmak için Şunlara Dikkat
- Toplantıdan hemen önce katılımcılara toplantı gündemini hatırlatın
- Katılımcı sayısını olabildiğince az tutun
- Gündem sırası belirleyin ve toplantıda bu gündemi takip edin
- Toplantıda hedef odaklı olun ve sonuca ulaşmak için müzakere yürütün
- Katılımcılara söz hakkı tanıyın ve fikirlere saygı duyun
- Olabildiğince grafik ve resim kullanarak, toplantıyı renklendirin
- Gündemde olmayan fakat önemli olabilecek konuları not edin
- Alınan kararları dokümante edin ve sorumluları belirleyin
- Toplantının sonunda genel bir özet yapın
Bölücü/Yıkıcı Takım Üyesi
Bir projeye Proje Yöneticisi olarak atandınız, diğer yandan önceden tanıdığınız ama hiç haz etmediğiniz birisi de proje takım üyesi olarak projenize atanmış. Biliyorsunuz ki bu kişi daha işin başında olumsuz tavırlarıyla hem sizin hem de diğerlerinin canını sıkacak. Her konuya olumsuz yaklaşıp, olumlu bir öneri de sunamayacak, bölücü/yıkıcı bir takım üyesi olarak projenizde sorun olacak.
Bu bölücü/yıkıcı takım üyesini yönetmek için ne ypamanız gerekir?
Sizleri ne kadar tatmin eder bilemiyorum ama ne yazık ki bu durumlar için 2+2=4 şeklinde bir formül yok. Zaten insan davranışları matematiksel olarak modellenemediği için bu işin uzmanları (psikologlar, sosyologlar) biz mühendislerin anlayamayacağı veya kabul edemeyeceği kadar yuvarlak sözlerle çözümler sunarlar. İşte aşağıda öneriler…
- Empati kurun: Bölücü/Yıkıcı takım üyesinin neden olumsuz davrandığını anlamaya çalışın.
- Köprü kurmaya çalışın: Etkin iletişim kurarak, kendisinin olumsuz karşıladığı kararlar hakkında onu ikna etmeye çalışın.
- Bölücü/Yıkcı Takım Üyesinin amacını aydınlatmaya çalışın ki herkes O’nun kötü amacını ve gerçek yüzünü görsün ve diğer takım üyeleri bu kişiden etkilenmesin.
- Daha yüksek motivasyon araçlarını kullanarak, Bölücü/Yıkıcı Takım Üyesini susturun. Konuşmaması ve ortalığı karıştırmaması için rüşvet verme yöntemini kullanın.
- Kendisiyle birebir iletişim kurun ve ekibi demotive etmemesi için özel ricada bulunun.
- Proje Yöneticisi olarak mutlaka bu kişiyi aktif olarak dinleyin. Her ne kadar bu kişiyi Bölücü/Yıkıcı Takım Üyesi diye adlandırmış olsak da farklı bakış açıları da projenin başarısı için gereklidir.
- Cezalandırmak ile tehdit edin ve Bölücü/Yıkıcı fikirlerini duymak istemediğinizi, söyleyin.
Proje Yöneticisinin Gücü
Önceki yazılarımı takip edenler bilirler; “Proje Yöneticisi, proje için ayırdığı zamanının %60-90’ını iletişim, koordinasyon ile geçirmelidir”, şeklinde ifadelere yer vermiştim.
Bu duurmda Proje Yöneticisi işi yapandan ziyade yaptıran rolünü üstlenmeli ve proje yapmak yerine, yönetme fonksiyonunu yerine geitrmelidir.
Bu noktada “iyi de Proje Yöneticisi nasıl iş yaptırabilir?” gibi bir soru akla geliyor. İşte bu yazımda Proje Yöneticisinin iş yaptırabilmesi için kullanabileceği güçlerden bahsedeceğim. (Bu güçler Heroes dizisindeki güçler gibi değil ama yine de işe yarayabilir.)
Uzmanlık Gücü: Eğer bir kişinin konusunda uzman olduğunu görürseniz o kişiye saygı duyarsınız. Proje Yöneticisi de gerçekten konusunda uzman veya tecrübeliyse proje takımı daha kolay ikna edebilir. Bir proje ekibi kurulduğunda, ekip üyeleri öncelikle Proje Yöneticisinde bu özelliği ararlar. Kendilerine liderlik yapabilecek bir Proje Yöneticisi varsa projenin başarısına olan inanç da artar.
Yasal Güç: Proje Yöneticisi şirket içindeki organizasyon yapısında üst kademelerde yer alıyorsa bu Proje Yöneticisinin yasal gücü olduğu anlamına gelir. Emir-komuta zincirinde yukarıda yer almak proje faaliyetlerinin sorgusuz, sualsiz yapılmasını kolaylaştırır.
Ödüllendirme Gücü: Proje Yöneticisi, takım elemanlarına projenin başarısı karşısında bir ödül vaat ediyorsa, bu durumda da Ödüllendirme Gücünü kullandığını söyleyebiliriz. Proje Yöneticisi özellikle motivasyonu yüksek tutabilmek amacıyla bu gücü kullanır fakat bu gücü kullanabilmesi için Üst Yönetimin desteği gerekmektedir. Bu gücü kullanarak bitirilen projelerde takım üyelerine vaadedilen ödül mutlaka takdim edilmelidir aksi takdirde Proje Yöneticisi ve hatta kurum içinde güven bunalımı yaşanır.
Korkutma Gücü: Takım elemanlarını ceza ile korkutarak da proje işleri yaptırılabilir. Korkutma Gücü, proje takımında stresi yükselten ve motivasyonu düşüren bir faktördür.
Referans Gücü: Yasal Güce benzer bir durum mevcuttur. Proje Yöneticisi eğer üst düzey bir yöneticinin desteği ile projedeki işleri yaptırmaya çalışıyorsa Referans Gücünü kullandığı anlamına gelir. Şirketlerde stratejik açıdan önemli projelere kurum içinde baskısı hissedilen (sesi yüksek çıkan) Genel Müdür Yardımcıları, sponsor olarak atanır. Bu Genel Müdür Yardımcısının desteğini alan Proje Yöneticisi kimi zamanda Departman Müdürlerinden bile yüksek yetkilere sahip olur. Bu gücü kullananlar, projenin bir başının ve bir sonunun olduğunu unutmamaları gerekir.
Proje Paydaşlarının Belirlenmesi – PMBOK
PMBOK 2008’e yeni eklenen başlıklardan bir tanesi de “Proje Paydaşlarının Belirlenmesi olmuştur. PMI, bu başlığı İletişim Yönetimi Bilgi Alanında ve Proje Başlatma süreci içinde ele almıştır.
Projeden etkilenecek bütün kişiler ve organizasyonları belirlenmesi işlemi olarak bu başlığı basitçe ifade edebiliriz. Projenin başarısı için proje taraflarının ilgi veya alakaları yazılı hale getirilmesi gerekir. Örneğin, bazı departmanlar müşteri durumunda iken, bazıları proje neticesinden etkilenecek, üst yönetim projenin sonunda verimlilik artışı isteyecek ve tedarikçi firmalar da alt projeleri üstleneceklerdir.
Proje Paydaşları Belirlemek için en önemli gereksinim Proje Başlatma Belgesi’dir ‘dir. Böylece, Proje Yöneticisi, talep edilen projenin özelliğine bakarak, proje için hangi kişi veya organizasyonların projeye dahil olması gerektiğini belirler.
Proje Paydaşlarını Belirlemek için iki adımdan oluşan “Proje Paydaş Analizi” yapılması gerekir. Bu analiz ile projeye taraf olan kişi veya organizasyonların İlgi ve Güçleri değerlendirmeye tabi tutulur.
Değerlendirme neticesinde elinizde Proje paydaşlarının açıkça isimleri, rolleri, organizasyondaki pozisyonları, iletişim bilgileri ve Proje paydaşlarını yönetmek için “Proje Paydaş Analizi” göz önüne alınarak, Proje Yöneticisi’nin stratejisi yazılı hale getirilir.
Dinleyin…
Proje Yöneticileri etkin iletişime önem vermek zorundadır. Proje ile ilgili bilginin dağıtılmasının yanısıra gelen bilgilerin de doğru anlaşılmış olması, projenin ilerleyişi açısından önnemlidir. Özellikle gelen bilgi yazılı değil de sözlü ise Proje Yöneticisi duymaya değil, dinlemeğe odaklanmalıdır.
Karşınızdakini dinlemek için
- Konuşmacı ne söylüyor?
- Ne demek istiyor?
- Şu anda söylediği ile bir önceki söyledikleri nasıl ilişkilendirilir?
- Konuşmacının verdiği bilgiyi ben nasıl kullanabilirim?
- Konuşma, dikkat etmem gereken bir duygu içeriyor mu?
- Bana anlatılanlar, tüm hikayenin tamamı mı yoksa bir kesit mi?
- Söylenenler yazılı olarak destekleniyor mu?
- Benim önceden bildiklerimle anlatılanlar arasında tutarlılık var mı?
- Benim anladığım ile anlatılmak istenen aynı mı?
- Konuşmacı anlatması gerekenlerin tamamını anlattı mı?
- Yanlış anlaşılma ihtimali olan konular ortak bir dille (teknik resim, çizim) tekrar ele alınacak mı?
Dinleyin
Paydaşlar arasıdaki bilginin doğru anlaşılması, projenin ilerleyişi açısından çok önemlidir. Özellikle gelen bilgi sözlü ise duymaya değil, dinlemeğe odaklanmalıyız.
Karşınızdakini doğru anlamak için:

- Konuşmacı ne söylüyor?
- Ne demek istiyor?
- Şu anda söylediği ile bir önceki söyledikleri nasıl ilişkilendirilir?
- Konuşmacının verdiği bilgiyi ben nasıl kullanabilirim?
- Konuşma, dikkat etmem gereken bir duygu içeriyor mu?
- Bana anlatılanlar, tüm hikayenin tamamı mı yoksa bir kesit mi?
- Benim önceden bildiklerimle anlatılanlar arasında tutarlılık var mı?
- Konuşmacı konunun tamamını anlattı mı?
- Yanlış anlaşılma ihtimali olan yazıyla desteklenecek mi?
- Bilgiyi veren kişiye anladığımı geri anlattım mı?
Müşterilerinizi Proje Süreçlerine Dahil Edin…
Eğer mümkünse, müşteri durumunda olan kişinin de proje süreçlerine dahil olmasına izin verin. Bü yüzden özellikle plan içinde müşteriye düşen görev ve sorumlulukları açıkça belirleyin ve bu görevlerin artmasını sağlayın ve bundan çekinmeyin. Müşterinin kendine düşen sorumlukları yerine getirmesi, projenin ilerleyişiyle ilgili daha fazla bilgi edinmesine imkan sağlayacaktır. Böylece keyfi talep değişikliklerinin önüne geçilebilir. Ayrıca projeden ürüne geçişin de daha yumuşak ve sancısız olmasını sağlayacaktır.