Reklamlar
Başlangıç > Proje Yönetimi > Orkestra Şefi Ne İş Yapar?

Orkestra Şefi Ne İş Yapar?


sef“Orkestra Şefi ne iş yapar ki? Elinde bir sopa salla-dur. Sanki o olmasa müzisyenler, çalamayacak?” diye düşünürdüm, küçükken…

“Peki, Proje Yöneticisi ne iş yapar ki? Elinde telefon lak lak, ya da toplantı toplantı gezer, bütün işleri de ekibe yıkar.” diye düşünülür genelde, fakat  proje yöneticisinin yapması gereken iş gerçekten budur?

Eğer bir orkestra şefi, müzisyenlerin müzik çalması için yardıma gider ve müzik çalma işini kendisi üstlenirse, gözünden kaçırdığı diğer müzisyenler ya farklı telden çalar, ya da hiç çalmaz.

Vikipedi’den Orkestra Şefini biraz daha iyi tanıyalım, ona göre de Proje Yöneticilerimizin görev tanımlarını bir daha değerlendirelim.

Orkestra şefliği (orkestra yönetmenliği olarak da bilinir), toplu çalınmak üzere bestelenmiş yapıtların seslendirilmesinde müzik topluluğunu (örn. orkestrakoro vb) yönetme eylemi. Bir şefin en başta, topluluğun bütün üyelerinin aynı tempoda çalabilmesi için müziğin vuruşlarını belirtmesi gerekir. Bu ritmik vuruşun parça boyunca korunması bir dizi el ve kol hareketiyle sağlanır.

Yaklaşık iki yüzyıl boyunca şefler ölçüyü, vuruşları ve tempoyu vermek için sağ ellerindeki batonu, farklı partilerin parçaya girişini ve nüanslarını göstermek için de sol ellerini kullandılar.

Orkestra yönetmenliği uzmanlık gerektiren bir müzik etkinliği durumuna ancak 19. yüzyıl başlarında geldi. Daha 15. yüzyılda Vatikan’daki Sistina Korosu’nun icralarında, kulakla işitilebilecek bir ritmi sürdürmek için kağıttan bir rulo (ya da uzun bir sopa, bir değnek) vuruluyordu.

Bach ve Handel‘in çağında (17. yüzyıl sonları ile 18. yüzyıl başları) önemli bir müzikçinin görevi yalnızca kendinden istenen müziği bestelemek değil, aynı zamanda o müziği org ya da klavyenin başındaki besteci-şef taburesinden yönetmekti. Paris Operası’nda yönetmenlik görevi birinci kemanların şefine verilmişti. Elindeki keman yayını şef batonu yerine de kullanan bu yönetmenin başlıca sorumluluğu toplulukla birlikte iyi bir yorumu gerçekleştirmekti; şeflik etmek ancak ikinci sırada gelirdi.

19. yüzyılda, yeni bir tür müzikçi olan besteci-yönetmenler yetişti. Bu tür müzikçilere örnek olarak Carl Maria von WeberHector BerliozFelix Mendelssohn Bartholdy ve Richard Wagner gösterilebilir. Bunlar, yorum üzerinde tam bir denetim kuran, yapıtlara yaratıcı bir bakış açısı getiren müzikçilerdi. Bazen bu yeni tür müzikçiler, dönemin müzik beğenisinin dışında kalmış yapıt ve bestecileri tanıtmayı da üstleniyorlardı. Örneğin Mendelssohn, o günlerde eski moda ve akademik sayılan Johann Sebastian Bach‘ın müziğini yeniden yaygınlaştırmıştı. Besteci, icracı ve dinleyici arasındaki bu çok önemli rolleriyle şefler, müzikçi olarak saygın bir konum kazandılar.

20. yüzyıl başlarının orkestra şefleri, kusursuz bir yoruma ulaşma çabasıyla müzikçiler üzerinde kurdukları kesin denetimle ün kazandılar. Bu dönemde bir konseri çekici kılan şeyin, şefin kişiliği olduğuna inanılıyordu. Ama yüzyılın ortalarına doğru, bestecinin üslubuna uygun biçimde çaldırma ve orkestrada bütünlük sağlama, şeflerde daha çok aranan nitelikler oldu.

Reklamlar
Kategoriler:Proje Yönetimi
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: