30 Saniyede Proje Durum Raporu

MS Project 2007’de Project Menusunden Project Information seçeneğini işaretleyin.

 

screenshot

 

Yukarıdaki pencerede Statistics butonuna tıklayın, karşınıza aşağıdaki gibi bir pencerede çıkacaktır.

6a00e551db8d428833016767b4ed1c970b-500wi

 

Bu sayfada;

Current Start ve Finish: Projenizin mevcut sapmalardan etkilenerek, yeni bitiş tarihini göstermektedir.

Baseline Start ve Finish: Nihai(Temel) Planı onaylattığınız andaki (yani planlanan) proje başlangıç ve bitiş tarihidir.

Actual Start ve Finish: Projenin fiilen başladığı tarihi göstermektedir. Projenin tüm falliyetleri bitmeden Actual Finish alanında NA ifadesi görülür.

Start Variance: Current Start ile Baseline Start arasındaki fark – Projeye plana göre ne kadar geç başladığınızı gösterir.

Finish  Variance: Current Finish ile Baseline Finish arasındaki fark – Projeye plana göre ne kadar geç bitireceğinizi gösterir.

Süre, Maliyet ve Efor gibi bilgiler de benzer şekilde yorumlanabilir.

Sol alt köşede %Comp. projenin % kaçını tamaladığınızı ve hemen yanında da %W.Comp. planlanan eforun % kaçının harcandığını gösterir.

Projenizde Büyü Var!

Millet olarak herşeyimiz kendimize özgüdür. Problemlere yaklaşım ve çözüm biçimimiz; Dolayısıyla, proje yönetme yaklaşımımız da yabancılara göre daha farklıdır. Örneğin biz planlamayla zaman kaybetmeyi sevmeyen bir milletiz, bu yüzden projeleri planlamadan doğrudan uygulama sürecine geçerek, başlatırız. Plan olmadığı için kontrol edecek de bir referans yoktur, böylece su akar yatağını bulur ve proje de münasip bir zamanda, münasip bir sonuçla biter, diye düşünürüz.

Konuyu fazla dağıtmak istemiyorum, esas ilginizi çekeceğini umduğum başlığı biraz açalım. Malumunuz milletimizin hurafelere olan inancı yüksek. Bir çok ipe sapa gelmez tartışma konusu TV’lerde boy gösteriyor. Çocuğuna kısmet bulmak isteyenler yatırlara, vücudundaki bir arızayı gidermek isteyenler üfürükçülere, evindeki uyumsuzluğu gidermek isteyenler büyücülere, cincilere başvuruyorar.

Bundan yola çıkarak ben de yeni bir sektöre açılmaya karar verdim. Malum benim konum Proje Yönetimi… Yapacağım yeni iş ise özellikle geciken, maliyetini aşan, müşterinin sürekli şikayet ettiği projelerde kara büyü olup, olmadığını bulmak ve her türlü büyüyü projenin içinden çekip, çıkarmak. Bu işi danışmanlık olarak düşünebilirsiniz. Ama ben şimdi projenizin içine büyü, in, cin vb. girmemesi için şimdi bir kaç öneride bulunacağım.

Kurban Kesme: Her projenin başında mutlaka kurbanınızı kesin. Bu uygulama inşaat projelerinde aslında uygulanır. Arazi sahibi inşaata başlamadan önce işçilerin faydalanması ve inşaatın hayırlara vesile olması için kurban kestirir. İşte benim önerim bu uygulamayı genişletme yönünde; özellikle IT projelerinde kick-off toplantısını müteakip kimse dağılmadan kurbanımızı kesiyoruz. Akan kanı bütün proje paydaşlarının (stakeholder) alnına sürüyoruz ki yarın öbür gün kimsenin başı ağrımasın, kimsenin motivasyonu düşmesin, stres bizden uzak olsun. Mutlu, mesut projemiz tamamına ersin. (Kurbanın nasıl kesileceğine ayrı bir yazıda değineceğim)

Projeci Babayı Ziyaret: Eğer kurbanınızı kestiyseniz, şimdi ekip olarak toplanıyor ve İstanbul Kadıköy/Ataşehir meydanda yattığı bilinen Projeci Baba’yı ziyaret ediyorsunuz. Projeci Baba’ya yolunuz düşünce bana da uğrayın. Ben de özel WC kağıtları var. Onları Projeci Baba’nın bulunduğu mekana rulo halinde bırakıyorsunuz. Topluca projenizin yine hayırlara vesile olmasını temenni eden dualarınızı yaptıktan sonra artık projeye başlamaya hazır sayılırsınız.

Yukarıdakileri bütün işlemleri bitirdikten sonra proje uygulaması esnasında örneğin Risk Yönetimi toplantısındasınız. Ne PMI’ın, ne de başka bir kurumun önerdiği yöntemleri asla uygulamıyoruz. Peki napıyoruz? Tabi ki yüzlerce yıldır bizleri idare eden Kahve Falına odaklanıyoruz. Proje Yöneticisi şekersiz bol telveli bir kahve içiyor ve arkasından kahve fincanını okumayı bilen en az üç arkadaşımız (çünkü bir kişi yanılabilir) projenin karşılaşabileceği riskleri açık ve net olarak ortaya koyuyor. Proje Yöneticisi elinde kalem ve kağıtla söylenenleri bir bir not ediyor. Bu arada ekip olarak önleme yöntemleri düşünülebilir ama lütfen fazla kafa yormayalım.

Bunun haricinde başta Proje Yöneticisi olmak üzere bütün takım üyeleri üzerlerinden nazarlıklarını eksik etmiyorlar, her nerde olursa olsun kara kedilere dikkat ediyorlar, yolu kısaltmak için bile olsa asla merdiven altından geçmiyorlar.

Bütün bunlara rağmen yine de projede başarısızlık sözkonusu oluyorsa üfürüğü güçlü bir hocaya, papaza, hahama (farketmez ama PMP olursa daha iyi olur) başvuruyorlar ve inanın bundan sonra projeler, ne kapsamından, ne zamanından, ne de maliyetinden taviz vermeden ilerlemeye başlıyor. Kalitesi hakkında birşey diyemeyeceğim, artık onu da Allah’a emanet edebilirsiniz.

Lütfen yukarıda önerdiklerimi çekinmeden uygulayın. Sonuçları da bu yazımın yorumlar bölümüne lütfen ekleyin ki başkaları da sizin yaptıklarınızdan öğrenilmiş ders alsın ve millet olarak daha başarılı projelere imza atalım.

Proje Başlatma Belgesinin Geliştirilmesi – PMBOK

PMBOK 2008, bildiğniz gibi 31.12.2008 tarihinde yayınlandı. Bir önceki baskıyla olan farklılıklardan daha önceki yazılarımdan bir tanesinde kısaca bahsetmiştim.

Bir yazı dizisiyle özellikle İngilizce olan PMBOK 2008’in önemli başlıklarını kısmen Türkçe’ye çevirmek ve okuyucularımla paylaşmak istiyorum.

PMI, bir projenin başlangıcında sürecinde en önemli işlemin Proje Başlatma Belgesi’nin hazırlanması olduğunu ifade eder.

Proje Başlatma Belgesi neden önemlidir?

Proje taraflarının ihtiyaç ve beklentilerini karşılayacak bir projenin tanıtımı yazılı olarak proje yöneticisine ve proje yöneticisini destekleyecek kişilere duyurulur. Böylece,

  • proje resmiyet kazanır.
  • proje yöneticisi üst yönetimden yetkiyi devralmış olur.

Proje henüz müşterinin dile getirdiği ihtiyaçlar çerçevesinde tanımlanmıştır. Üst Yönetim veya Proje Sponsoru bu dokümanı aşağıdaki başlıkları içerecek şekilde yayınlar.

  • Projenin amacı
  • Kabaca ihtiyaçlar
  • Çok genel proje tanımı
  • Karşılaşılabilecek riskler
  • Kilometre taşlarının neler olabileceği
  • Yaklaşık maliyet
  • Üst Yönetim adına destek alınacak kişi veya birimler
  • Atanan Proje Yöneticisi
  • Atanan Proje Sponsoru

Darboğaz Kaynak Konusu

Evet, bir proje planı hazırladınız ve planın gelecekteki durumunu inceliyorsunuz. Bir kaynağınız iki ay sonraki 4-5 aktiviteyi aynı anda yapmak üzere görevlendirilmiş. İleride yaşanacak bu darboğazı farkettiğinizde ne yaparsınız?

Değişik çözüm yöntemlerini önermeden önce bu fazla yüklenme durumunun nasıl oluştuğunu inceleyelim. Belirli bir zaman diliminde herhangi bir kaynağımızın kapasitesinin üzerinde iş atamış olmamızla birlikte kaynakta fazla yükleme problemi oluşur. Örneğin haftada 40 saatlik iş yüklediğimiz bir kaynağımıza daha fazla iş yüklemeye devam edersek, kaynağımız fazla yüklenmiş olarak ifade edilir.

Ne yapılabilir?

  1. Ek Kaynak Ekleyin: Fazla iş yüklenen kaynağın yanına bir kaynak daha ekleyin Böylece sorunlu kaynağın iş yükünü azaltıp, fazla yüklenme problemini çözün.
  2. Aktivitenin Süresini Uzatın:  Fazla yüklenen iş yükünden dolayı kişiye atanan aktivitelerin bitiş tarihlerini uzatın.
  3. İki Aktiviteyi Birbirine Bağlayın: Fazla yüklemeye sebep olan faaliyetleri ard arda başlayacak şekilde planlayın.
  4. Günlük-Haftalık Çalışma Saatlerini Artırın: Kaynağın günde 8 saat, haftada 40 saatlik çalışma süresini artırın.
  5. Teknolojiden Yararlanın: Eğer zamanınız varsa kaynağın aynı iş sonuçlarına hedeflediğiniz sürede ulaşması için teknolojik gelişmelere destek olun.
  6. Dış Yaptırım: Aynı nda bitmesini istediğim işlerin bir bölümünü dışarıdan birsine devredebiliriz. Bu seçenek maliyetleri daha fazla artırma riski yaratır.
  7. Kapsamı Daraltın: Son çare olarak düşünülebilecek bir seçenek.Eğer ekstra dahil edebileceğiniz kimse yoksa, dışarıdan destek konusunda  bütçe kısıtı varsa bu durumda projenin kapsamı daraltılabilir. Ortaya çıkacak ürünün veya hizmetin fonksiyonlarının azaltılması sonucuyla karşılaşılır.
  8. Hibirşey Yapmayın: İş yükü açısından ileride darboğaz olacağını görmenize rağmen hiçbir şey yapmamak da bir seçenektir. Darboğaz yaşayacak olan kişi işleri kalitesiz yapıp, teslim eder sonra o kalitesiz işleri düzeltmesi proje yöneticisine düşer.

Project Server'ı Kendinize Özel Hale Getirin

Microsoft Project Server bir kurum için projeleri takip etmede ve kaynaklar arasında iletişimin daha etkinleştirilmesi için oldukça etkili bir araçtır. Buna karşılık Proect Server’ın şirketin ihtiyaçlarına göre kesinlikle kişiselleştirilmesi gerekmektedir. Doğrudan kurup, kullanılabilecek bir program değildir. Kaynakların yetkilendirilmesi, projelerin kategorisinin oluşturulması, raporlarma sisteminin kurulması (bu özellikle içinde hazır değildir), ekran görünümlerinin elden geçirilmesi (çok fazla seçenek mevcut, bu yüzden azaltmak gerekebilir) gibi 4-5 günlük farklı proje taraflarının katılacağı ve karar vereceği detaylı bir çalışmanın ardından pilot projelerin yönetilmesi düşünülebilir. Tabi ki bu arada proje yöneticilerine, takım üyelerine, üst yönetime vb. kullanım eğitimini de vermiş de olmak gerekir.

Teşekkürler

Ben daha çiçeği burnunda bir blog yazarıyım ve Savaş Abi’min uzun süren ısrarı üzerine bu işe giriştim (iyi ki de çok ısrar etmiş). Aşağıda bu kısa zamanda blog sayfamı dünyanın nerelerinde girildiği gösteren bir harita var. Açıkçası her yıldız beni daha da heyecanlandırıyor ve motivasyonumu artırıyor.
Sayfama ilgi gösterip, giren herkese teşekkür ederim.
Eğer sormak istedikleriniz veya beklentileriniz de var ise bana her konuda mail yollayabilirsiniz.

MS Project ile Aylık Kaynak İhtiyacınızı Belirleyin

Proje Yöneticileri ihtiyaç duydukları kaynakları diğer departmanlardan temin etmek zorundadır. Proje Yöneticileri, diğer departmanların yöneticilerinden (Fonksiyon Yöneticileri) kaynak istediklerinde bir soruyla karşılaşırlar; “Departmanımdan kimi, hangi dönemde, kaç saatliğine istiyorsun?”

Eğer Proje Yöneticisi, bu soruya tatmin edici biçimde cevap veremezse, Fonksiyon Yöneticisinin de planlı bir kaynak desteğinde bulunması beklenemez.

İşte bu soruya tatmin edici cevap vermek için MS Project programında yararlanmak mümkündür.

Aktiviteleri belirledikten ve kaynak atamalarını gerçekleştirdikten sonra;
1- View menüsünden
2- More Views
3- Resource Usage görüntüsüne tıklayın
4- Zoom out butonu ile takvim üzerinde Aylık dönemleri görecek şekilde uzaklaşın.


Eğer Sarı Takvim üzerinde mouse’un sağ tuşuna basarsanız açılan menüden Cost’u seçerek, hangi ay, hangi kaynağınıza ne kadar ödeme yapacağınızı da görebilirsiniz.

Böylece hangi kaynağa hem kaç adam*saat ihtiyaç duyduğunuzu hem de hangi kaynağınıza hangi ay ne kadarlık bir ödeme yapmanız gerektiğini bulabilirsiniz.
Hatta isterseniz bunları Excel’de grafiksel olarak Kaynak Histogramı biçiminde görmek de mümkündür. O da bir balka yazının konusu olsun.

Kontrolsüz Sinirlenmeyin…

Bireyler arasında yaşanan çatışma iki farklı sinirlenme sonucu yaratır; Kontrollü Sinirlenme, Kontrolsüz Sinirlenme.

Kontrollü sinirlenme çatışanları arkadaş ortamının içinde tutsa da problem çözülmedikçe taraflar tatmin olma duygusu hissetmezler. Eğer çatışan taraflar dinlemeye açıksa problemin çözülme ihtimali yüksektir. Ortamda sinirler yükselse bile üzerinde durulan konu problemin kendisidir. Tarafların iletişim kanalları açık, her türlü olumlu veya olumsuz fikir bireysel egodan uzak bir biçimde değerlendirilmektedir.

Kontrolsüz Sinirlenme, duygulara hakim olamamktan kaynaklanır; Çatışanlar birbirlerine argo sözler sarfedebilir. Taraflar birbirlerini dinlemeyi veya ortak bir noktaya gelmeyi kabullenmiyorlardır Kontrolsüz sinirlenme durumunda çatışma bireyselliğe dönüşmüş, esas çözüm bekleyen problem unutulmuştur. Çatışan taraflar, fikirlein kurum için faydasını incelemeden karşı tarafa her ortamda zarar vermeyi hedeflemektedir.

Bu yüzden çatışma eğer işle ilgliyse faydalıdır, fakat bireyselliğe dönerse başta kurum olmak üzere çatışan kişilere ve dolaylı olarak çalışanlara zararı dokunur. Örneğin bir şirkette iki departman yöneticisinin bireysel çatışması, sadece kendilerine değil, şirkete ve departman çalışanlarına zarar verecektir.

Çatışmayı çözmek için;

1- Problemi tanımlayın. Anlayın ve anlatın.

2- Probleme etkisi olan tarafları açıkça dinleyin.

3- Çözüm için alternatifleri belirleyin. Destek isteyeceğiniz kaynakları belirleyin.

4- Tarafların söylemlerinin bireyselliğe dönüşmemesi için azami çaba gösterin.

5- Çözüm için eylem planı tanımlayın ve mutabakat sağlayın.

6- Problemi plana göre adım adım çözmeye başlayın. Çözüm neticesinde taraflardan onay alın.

Proje Yürütme Komitesi Sorumlulukları ve Rolü

  • Projeyi stratejik açıdan değerlendirmek: Projenin stratejik hedeflere ulaşmadaki payını düşünmeli ve projeleri bu gözle değerlendirerek, proje ekiplerine bir önem sırası belirtmelidir.
  • Projenin ihtiyacı olan stratejik kararları vermeli: Bu tarz kararlar Proje Yöneticisi’ne desteği sunmak adına önemlidir. Bu kararların gecikmesi projenin gecikmesine sebep olur. Bu kararların netleşmemesi ise projeler için belirsizlik ve risk olarak tanımlanır.
  • Proje planını onaylamalı: Proje yöneticilerinden gelen planların incelenmesi ve onay verilmesi, proje yöneticisinin ihtiyaç duyduğu kaynağı alması açısından yetki verilmesi anlamına da gelmektedir.
  • Proje uygulaması esnasında değişiklik isteklerinin kabul veya reddetmek.
  • Projenin tamamaen durdurulması kararını vermek.
  • Projenin ertelenmesi kararını vermek.
  • Proje Yöneticisini stratejik hedefler çerçevesinde yönlendirmek.
  • Düzenli olarak proje ilerleyişini ve çıkan problemleri gözden geçirmek ve projeyi istenilen hedeflere kanalize etmek.
  • Proje bütçesini takip etmek.
  • Proje risklerini takip etmek.
  • Kurum içi veya dışı politik proje yöneticisinin ihtiyaç duyacağı politik desteği sağlamak.

Beyin Fırtınası Tekniği

Beyin fırtınasını ilk defa uygulamaya koyan ve kullanımı için gerekli koşulları belirleyen Alex Osborn’dur. Beyin fırtınası hiçbir tür yargılamanın olmadığı ortamlarda gerçekleştirilir; yaratıcı ve orijinal fikirlerin doğmasına yardımcı olur.

Beyin fırtınası, bir grup insana, açık fikirli olarak, bir konunun veya problemin durumu hakkında düşünmelerini ve mantıklı olup olmadığı endişesine kapılmadan olabildiğince çok sayıda fikir üretmelerini istemek olarak tanımlanabilir.

Katılımcıların hayal güçlerini kullanmalarını sağlayan ve yaratıcılıklarını yüreklendirici bir sorun çözme yöntemidir. Beyin fırtınası esnasında

  • katılımcıların ileri sürdükleri fikirler asla eleştirilmemelidir.
  • katılımcılarda sınırsız düşünme özendirilmelidir.
  • katılımcıların fikirlerinde nitelik yerine nicelik aranmalıdır.
  • amaç gelişme ve geliştirme olmalıdır.

Beyin Fırtınası Örnekleri

Beyin fırtınasını ilk defa uygulamaya koyan ve kullanımı için gerekli koşulları belirleyen Alex Osborn’dur. Beyin fırtınası hiçbir tür yargılamanın olmadığı ortamlarda gerçekleştirilir; yaratıcı ve orijinal fikirlerin doğmasına yardımcı olur.

Beyin fırtınası, bir gruba ait öğrencilerin, açık fikirli olarak, bir konu olay veya problem durumu hakkında düşünmelerini ve mantıklı olup olmadığı endişesine kapılmadan olabildiğince çok sayıda fikir üretmelerini istemek olarak tanımlanabilir.

Katılımcıların hayal güçlerini kullanmalarını sağlayan ve yaratıcılıkların yüreklendirici bir sorun çözme yöntemidir. Bireylerin yaratıcı düşüncelerini devreye sokarak çok sayıda fikri, bir grup insandan, kısa sürede elde etme tekniği olarak tanımlanabilir.

  • Beyin fırtınası esnasında katılımcıların ileri sürdükleri fikirler asla eleştirilmemelidir.
  • Beyin fırtınası esnasında katılımcılarda sınırsız düşünme özendirilmelidir.
  • Beyin fırtınası esnasında katılımcıların fikirlerinde genellikle nitelik yerine nicelik aranmalıdır.
  • Katılımcıların beyin fırtınasını gerçekleştirmelerindeki amaçları, gelişme ve geliştirme olmalıdır.

Detay Bilgi

Projeniz Açık Olsun

Proje planları paydaşlarca görünür olmalıdır. Proje takım üyeleri, üst yönetim, müşteri herhangi bir anda projenin ilerlemesiyle ilgili kilometre taşlarını ve teslimatları takip edebilmelidir.

Proje takım üyelerinin desteğini alabilmek ve motivasyonu yüksek tutabilmenin yolu, planın ekibin ulaşabileceği bir ortamdan yayınlamasını sağlamaktır.

Üst Yönetim planların açık olmasından dolayı ekibin performansını kolay takip edebileceği için herhangi bir gecikmeye hızlıca önlem alabilirler.

Müşteri açısından bakıldığında ise projesini şeffaf biçimde yöneten şirketler, gelecekte müşteriler tarafından daha fazla tercih edilecektir.

Projeniz Açık Olsun…

Proje planları tüm yönleriyle herkes tarafından görülebilir olmalıdır. Proje takım üyeleri, üst yönetim, müşteri herhangi bir anda projenin ilerlemesiyle ilgili özellikle ana kilometretaşlarını ve teslimatlarla ilgili mevcut ilerleyişi takip edebilmelidir.

Proje takım üyelerinin ve fonksiyon yöneticilerinin desteğini alabilmek ve motivasyonu proje boyunca yüksek tutabilmenin yolu planın herkesin ulaşabileceği bir ortamda yayınlamaktan geçer.

Üst Yönetim de yine planların açık olmasından dolayı proje ekibinin performansını daha kolay takip edebileceği için herhangi bir gecikmeyi de kolayca analiz edebilecektir.

Müşteri açısından bakıldığında, projesini şeffaf olarak yöneten kurumlar gelecekte müşteriler tarafından daha fazla tercih edilecektir.

Krizde Şirketinizi Geliştirin

Kriz döneminde, kurum içindeki süreçlerin yeniden tanımlanması, belirsiz yetki ve sorumlulukların netleştirilmesi, bilgi – ürün akışının yeniden gözden geçirilmesi gibi iyileştirici projeler hayata geçirilmelidir.

Krizler özellikle donanım altyapısının iyileştirilmesi için yeni fırsatlar sunar. Otomobil ve araçların yenilenmesi, eski teknolojili donanımın  yenilenmesi krizden faydalanmanın bir diğer yoludur. Bu çerçevede Donanım Altyapısı Geliştirme Projesi başlatılabilir.

İşlerin yoğun olduğu dönemde bir türlü hayata geçirmeye fırsat bulamadığınız Bilgi İşlem Projeleri hayata geçirilebilir. Yazılım paket fiyatlarında önemli avantajlar sağlayabilirsiniz. İşlerin azlığından dolayı bu yeni yazılımlara geçiş kolay olacaktır. Yoğun iş dönemlerinde kullanıcılardan hem mevcut işlerini yapmaları, hem de yeni yazılımı öğrenmeleri beklenir. Bu yüzden pek çok proje başarısız olur. Krizi fırsata çevirmek için Bilgi İşlem Projeleri önemlidir.

Mevcut insan kaynağı farklı alanlarda eğitilerek, yetenek ve bilgi birikiminin artırılması sağlanabilir. Böylece personel kalitesinin artırılması mümkün olacaktır.

Görüldüğü gibi kriz döneminde şirketlerimizin yapabileceği pek çok proje vardır. İnsana yapılan yatırım çalışanlar için de motivasyon ve şirkete bağlılık yaratacaktır. Uzun vadede hem çalışanlar, hem de kurumlar krizden fayda sağlamış olur.