PMP Olunca Bizi Bırakıp Gidecek mi Bu Çocuk?

Kendimi tanıtayım: Ben bir yöneticiyim. Ekip yönetiyorum, hedef koyuyorum, strateji geliştiriyorum. Ama son zamanlarda, küçük ama huzur kaçıran bir şüphe beynimi kemiriyor:

“Bu bizim Ahmet, gizli gizli PMP sınavına çalışıyor galiba…”

Başta önemsemedim. “Gelişim göstermek istiyor çocuk,” dedim. “Sertifika almak istiyor, ne güzel…” Ama zamanla bazı şeyler dikkatimi çekti. Toplantılarda “deliverable”, “scope creep”, “stakeholder management” gibi kelimeleri kullanmaya başladı. Göz göze geldiğimizde, sanki bir şey saklıyormuş gibi davranıyor. Kahvesini içerken bile MS Project ekranına kaçamak bir bakış atıyor.

Ve sonra bir gün… tesadüfen yazıcıdan “PMP Question Set by Gökrem Tekir, PMP® ” başlıklı doküman bastırdığını gördüm.

İşte o an içimde bir kıyamet koptu:

“Bu çocuk PMP oluyor! Hem de bizden habersiz!”


Peki Bu Neden Kafama Takıldı?

Ben kötü biri değilim. Çalışanlarım gelişsin, kariyerlerinde ilerlesin isterim. Ama bir yandan da, ekip kurmuşuz, omuz omuza savaşmışız, o yoğun deadline’ları birlikte geçmişiz. Şimdi çocuk PMP olacak, sonra ne olacak?

LinkedIn profilini güncelleyip, bir de ‘Open to Work’ mü diyecek?

Yoksa ‘Artık ben proje yönetirim, operasyona bakamam’ mı diyecek?

Ya da önceki sprint retrospective’te “bize sahip çıkılmıyor” diyen oydu da, şimdi gidip başka takıma mı katılacak?”

İnsan işte… Duygusal. Bir yandan gururlanıyorum, bir yandan da “bizi bırakacak mı?” korkusunu yaşıyorum.


PMP Ne Demek, Ne Değil?

Araştırmaya başladım. PMP neymiş bakalım… Meğer iş öyle kolay değilmiş. 35 saatlik eğitim, kapsamlı bir sınav, bilgi alanları, süreç grupları, çevik, yarı-çevik, hibrit yöntemler falan…

Kendi kendime düşündüm:

“Bu kadar çalışan, bu kadar efor harcayan biri, gerçekten ayrılmak istiyor olsaydı, patronuna bunu neden söylemesin ki? Belki de sadece kendini geliştirmek istiyordur?”

Sonra biraz daha düşündüm…

“Yok yok, kesin gidecek bu. Gelişmek isteyen insan kalmaz. Kalıp geliştikçe sistemle çatışır.”


İşte Tam Bu Noktada Kendi Çelişkilerimle Yüzleştim

Ben bir yönetici olarak yıllardır toplantılarda “inovasyon”, “gelişim”, “yetkinlik artışı” diyorum. Çalışanlarıma “kendinizi geliştirin, sürekli öğrenin” diye telkinde bulunuyorum. Ama iş gerçekten öğrenmeye, gelişmeye geldiğinde, içimden bir ses “aman ha çok da gelişme, sonra kaçar gidersin” diyor.

Bu nasıl bir çelişki?

“Sen hem ‘geliş’ diyorsun, hem de gelişince güvenmiyorsun.”

İşte bu içsel sorgulama beni başka bir noktaya getirdi.


Asıl Korkum Ne?

Aslında korkum şu:

Ahmet PMP olunca ben sorgulanacağım. O sınavı geçince, belki benim eksik yöneticilik becerilerim daha görünür olacak. Belki süreçleri daha iyi biliyor hale gelecek. Belki bazı şeyleri sorgulayacak.

Ve belki… haklı çıkacak.

“Bu projede net bir tanım yapılmamış.”

“Risk kaydı tutmadık, o yüzden bu başımıza geldi.”

“Paydaş haritası yoktu, bu yüzden iletişim kopuktu.”

Bunları bir çalışan söylese, “bilmişlik” olur. Ama PMP olan biri söylerse… adam belgeyle konuşuyor.

İşte sanırım en çok bundan korkuyorum.

Bir Yandan da Gurur

Ama bir yandan da kıymetini biliyorum. Ekipten birinin PMP olması, takımın kalitesini artırır. Belki diğerlerine örnek olur. Belki içimizden birinin dışarıdan doğrulanmış yetkinliğe sahip olması, müşterilerle görüşmelerimizde avantaj sağlar.

Düşünsene, müşteri arıyor ve diyoruz ki:

“Bu projeyi yöneten arkadaş PMP sertifikalı.”

Boom! Güven %50 artar.


Sonra Şunu Dedim Kendime:

“Yahu, bu çocuk gidiyorsa bile, güzel ayrılacak. Şirketin adını iyi anacak. Belki dışarıdan destek verecek. Belki başka bir gün, başka bir pozisyonda yollarımız yine kesişecek.”

İnsanı kaçıran gelişim değil, gelişime izin vermeyen ortamdır.


Ve Sonunda Ne Yaptım?

Ahmet’i çağırdım. Dedim ki:

“Bak oğlum, sen PMP’ye çalışıyorsun değil mi?”

Gözleri büyüdü. Önce inkar etti, sonra kabul etti. “Evet müdürüm, ama işime yansıtmadım, akşamları çalışıyorum,” dedi.

Ben de şöyle dedim:

“Aferin. PMP sertifikası kolay değil. Destek gerekiyorsa, eğitim bütçesi gerekiyorsa, söyle. Hem şirkete katkı olur hem sana.”

Ahmet’in yüzü o an aydınlandı. Gözlerinde bir saygı parıltısı belirdi. “Gerçekten destekler misiniz?” dedi.

Ben de dedim ki:

“Evet, desteklerim. Çünkü ben sadece yönetici değilim, aynı zamanda yol göstericiyim.”

Sonuç?

Ahmet şu anda PMP sınavına hazırlanıyor. Arada gelip süreçlerle ilgili bana sorular soruyor. Ben de öğreniyorum, güncelleniyorum. Hatta kendime de bir hedef koydum: Bu yıl içinde ben de bir PMP’ye başvuracağım.

Bazen çalışanına güvenmek, sadece onu değil, seni de geliştirir.

Ve unutmayın:

İyi insanlar, sadece iyi fırsatlara gider. Siz o fırsatı yaratmazsanız, başkası yaratır.


İşte böyle sevgili meslektaşlarım.

Eğer bir çalışanınız gizli gizli PMP çalışıyorsa, paniklemeyin.

Onunla konuşun, destek olun.

Çünkü gelişmek isteyen bir çalışan, aslında size en çok değer katan kişidir.

PMP Sertifikasının Diğer Sertifikalara Göre Önemi

Günümüz iş dünyasında proje yönetimi becerileri giderek daha fazla talep görmektedir. Şirketler, projelerini daha verimli yönetmek, bütçe ve zaman hedeflerine sadık kalmak ve riskleri minimize etmek için profesyonel proje yöneticilerine ihtiyaç duymaktadır. Bu noktada, Project Management Professional (PMP®) sertifikası, proje yönetimi alanında en prestijli ve global olarak en çok tanınan sertifikalardan biri olarak öne çıkmaktadır. Peki, PMP sertifikası neden diğer proje yönetimi sertifikalarına göre daha önemli bir yere sahiptir? İşte PMP sertifikasını öne çıkaran başlıca faktörler:

1. Global Tanınırlık ve Güvenilirlik

PMP sertifikası, Project Management Institute (PMI®) tarafından verilen ve dünya çapında tanınan bir sertifikadır. Dünya genelinde 1.5 milyondan fazla PMP sertifikalı profesyonel bulunmaktadır ve birçok uluslararası şirket, proje yöneticilerinde bu sertifikayı zorunlu bir kriter olarak görmektedir. PMP, ISO 9001:2015 sertifikasına sahip olup kalite standartlarına uygunluğu kanıtlanmış bir belgedir. Bu, PMP sertifikasının güvenilirliğini artıran önemli bir faktördür.

2. PMP, Pratik ve Kapsamlı Bir Çerçeve Sunar

PMP sertifikası, PMBOK® Guide (Project Management Body of Knowledge) temel alınarak oluşturulmuştur. PMP sınavı;

  • Çevik (Agile), öngörücü (Predictive) ve hibrit proje yönetim metodolojilerini kapsar,
  • En iyi uygulamaları ve gerçek hayatta uygulanabilir çözümleri öğretir,
  • İletişim, liderlik, risk yönetimi, paydaş yönetimi ve stratejik uyum gibi alanlarda derinlemesine bilgi verir.

Bu kapsamlı yaklaşım, PMP’yi birçok spesifik ve dar kapsamlı proje yönetimi sertifikasından ayıran en büyük farklardan biridir.

3. PMP Sahiplerine Daha Yüksek Maaş ve İş Fırsatları

PMI tarafından yayınlanan Earnings Power: Project Management Salary Survey raporuna göre, PMP sertifikalı profesyoneller PMP’siz meslektaşlarına göre ortalama %20 daha yüksek maaş almaktadır. PMP sertifikası, kariyer ilerlemesini hızlandıran ve global pazarda rekabet avantajı sağlayan bir unsurdur. Özellikle büyük şirketlerde ve uluslararası organizasyonlarda proje yöneticileri için PMP sertifikasına sahip olmak, işe alım sürecinde önemli bir avantajdır.

4. PMP, Deneyim ve Uzmanlığı Kanıtlar

Diğer birçok sertifikadan farklı olarak PMP’ye sahip olabilmek için yalnızca sınavı geçmek yeterli değildir. PMP sertifikası almak için adayların;

  • En az 36 ila 60 ay arasında proje yönetimi deneyimine sahip olması,
  • 35 saatlik proje yönetimi eğitimi almış olması,
  • Zorlu bir sınavı başarıyla tamamlamış olması gerekir.

Bu kriterler, PMP sertifikasının yalnızca teorik bilgiye değil, aynı zamanda gerçek dünya deneyimine dayandığını gösterir. PMP sertifikası, kişinin sadece metodolojileri bilmekle kalmayıp, bunları uygulama yetkinliğine sahip olduğunu da kanıtlar.

5. PMP, Proje Yönetimi Kariyerinde Sürekli Öğrenmeyi Destekler

PMP sertifikası alındıktan sonra, profesyonellerin her üç yılda bir 60 PDU (Professional Development Unit) toplamasıgerekmektedir. Bu, PMP sertifikalı kişilerin sürekli olarak proje yönetimi alanındaki yeni trendleri takip etmelerini ve kendilerini geliştirmelerini sağlar. PMP’nin sunduğu bu sürekli öğrenme gerekliliği, diğer birçok sertifikaya kıyasla onu daha dinamik ve güncel bir sertifika haline getirir.

Diğer Sertifikalar ile PMP’nin Karşılaştırılması

SertifikaVeren KuruluşKapsamPMP’ye Göre Farklılık
PMP (Project Management Professional)PMIÖngörücü, Çevik, Hibrit Proje YönetimiKüresel standart, en prestijli proje yönetimi sertifikası
CAPM (Certified Associate in Project Management)PMIGiriş seviyesi, temel bilgilerPMP’nin daha az deneyim gerektiren versiyonu
PRINCE2 PractitionerAXELOSSüreç tabanlı proje yönetimiDaha çok Avrupa ve İngiltere’de tercih edilir, PMP kadar geniş kapsamlı değildir
CSM (Certified Scrum Master)Scrum AllianceÇevik proje yönetimi (Scrum)Sadece Scrum metodolojisine odaklanır, PMP kadar kapsamlı değildir
AgilePMAPMG InternationalÇevik proje yönetimiPMP’nin çevik kapsamı kadar detaylı değildir

Sonuç: PMP Neden Önemli?

PMP sertifikası, proje yönetimi alanında en kapsamlı, en çok talep edilen ve en prestijli sertifikalardan biridir. Küresel tanınırlığı, maaş avantajları, geniş metodoloji kapsamı ve sürekli gelişimi teşvik etmesi nedeniyle, proje yönetimi kariyerinde ilerlemek isteyen profesyoneller için büyük bir fark yaratır. PMP sertifikasına sahip olmak, yalnızca bir unvan değil, aynı zamanda proje yönetiminde ustalık ve liderlik anlamına gelir.

Eğer proje yönetimi alanında başarılı bir kariyer hedefliyorsanız, PMP sertifikası size global fırsatlar ve yüksek maaş avantajları sunan en güçlü araçlardan biri olacaktır.

PMP Sertifikasına en kısa sürede ulaşmak için İstanbul Kurumsal Gelişim’in her ay düzenli açtığı eğitimlere katılabilirsiniz. Detaylı bilgi için aşağıdaki linki takip edin.

https://www.projeyonetimi.com/pmionaylipysertifika

Tedarik Yönetiminde Müzakerenin Önemi

Müzakereler, tarafların bir anlaşmaya varmasını amaçlayan tartışmalardır. 

En çok kullanıldığı yer, tedarik sürecindedir ve karşılıklı anlaşmayı netleştirmek, satın alma haklarını, yükümlülükleri ve şartları belirlemek içindir. 

Tedarik yönetiminde şirketler arası müzakereleri proje yöneticisinin veya proje ekibinin idare etmesi mümkün olmayabilir. Özellikle satın alma departmanından ve hatta hukuk departmanından uzmanların da katılması gerekebilir.

Tedarik sürecinde müzakere edilecek konular aşağıdaki maddeler olarak düşünülebilir:

  • Şartname veya ana teslimatlar
  • Kilometre taşları ve tarihleri ​​içeren bir zaman çizelgesi
  • Performans raporlama beklentileri
  • Fiyatlandırma ve ödeme koşulları
  • Tetkik, kalite gereklilikleri ve kabul kriterleri
  • Garanti ve gelecekteki destek
  • Teşvikler veya cezalar
  • Sigorta ve kesin teminat
  • Taşeron onayları
  • Şartlar ve koşullar
  • Değişiklik talebi ele alma prosedürü
  • Fesih hükümleri ve anlaşmazlıkların çözümü

Şunu da unutmamak gerekir: Proje daha büyük bir programın parçasıysa, tedarik süreçleri ve bu çerçevede yürütülecek müzakereler program hedeflerine göre yönetilmelidir. 

Sanal Ekipler

Günümüzde birçok proje ekibi, farklı yerlerde bulunan birden çok üyeye sahip sanal ekiplerdir. Sanal ekipler, yüz yüze görüşmeye çok az zaman ayırarak veya hiç zaman harcamadan rollerini yerine getiren ortak bir amacı olan bir grup insan olarak tanımlanır.

Sanal ekipler, yüksek becerilere sahip ekip üyelerini daha düşük maliyetlerle bulmak için fırsatlar yaratır ve projenin ulaşım ve konaklama masraflarından kurtulmasına imkan verir.

Ayrıca, sanal ekip kullanımı artıkça engelli insanlar için iş yapma imkanları da artmaktadır. Bu yüzden, istihdamı artırmak için çok önemli avantajları vardır.


Sanal ekipler, yüz yüze iletişimi kolaylaştırmak, dosyaları depolamak ve paylaşmak, etkili tartışmalar yönetmek ve ve ekibin takvimini takip etmek için teknolojik çözümlerden yararlanmalıdır.

Sanal ekipler, şeffaflığı artırmak, işbirliğini teşvik etmek, görevlerin durumunu takip edebilmek için bilgi radyatörlerinden yararlanırlar. Bilgi Radyatörleri, herkesin en son bilgileri hızlı bir şekilde görebilmesi için oldukça görünür bir konuma yerleştirilen görsel ekranlar için kullanılan genel bir terimdir. Kanban veya Scrum Panoları örnek olarak verilebilir. Bu yapıda çalışan Trello.com gibi web siteleri de örnek olarak verilebilir.

Sanal ekip üyeleri coğrafi olarak farklı konumlarda olduğu için aşağıdaki zorluklarla karşılaşmak söz konusudur.


• Ekip ruhu ve işbirliği duygusu sağlamanın yollarını bulmak zor olabileceğinden, bağ ve ekip ruhu oluşturmak zor olabilir.

• Ekipler yüz yüze görüşemediği için iletişim ve bilgi paylaşımının çeşitli teknoloji türlerine dayanması gerekir.

• Ekipteki herkesin birbirine güvenilir bir şekilde bilgi iletebilmesi ve bilgilere erişebilmesi için elektronik ortamdaki işbirliğini yönetmek zor olabilir.

• Dağınık bir ekipte roller, raporlama ve performansı izlemek daha zor olabileceğinden, bireysel performanslar gözden kaçabilir.

• İletişimde vücut dilinin etkisi %50’den fazladır. Sanal ekiplerde iletişim hatalarının daha fazla yaşanması yüz yüze iletişime göre daha sık karşılaşılan bir durum olabilir.

• Sanal ekip üyelerinin bulundukları ortamlardaki dikkat dağıtıcı faktörleri ortadan kaldırmak, proje yöneticisinin kontrolünde olamayacağından ekip üyelerinin performansını doğru değerlendirmek mümkün olmayabilir.

• Sanal ekip üyeleri arasındaki saat farklılıkları, ekip performansını olumsuz etkileyebilir.

• Teknik yanı yoğun projelerde yer alan sanal ekip üyeleri farklı ölçü birimlerini (ağırlık, uzunluk gibi) gündelik hayatlarında kullanıyor olabilirler; Bu tip projelerde iletişim esnasında ölçü birimleri üzerinde farklı algılar veya yanlış anlamalar oluşabilir.

Proje Paydaşları için Beceriler Listesi

Proje ekibindeki herkesin birbirleriyle ilişki ve iletişim kurması için  çeşitli kişilerarası beceriler vardır. 

Kişilerarası ilişki becerileri projenin farklı dönemlerinde farklı ağırlıklarda kendini gösterir. Bu başlıkları bilmek ve yeri geldiğinde kullanmak paydaşları etkileyebilmek için proje yöneticisine avantajlar sunar.

Çatışma yönetimi

Çatışma yönetimi, bir çatışmanın olumsuz bir sonucunun ortaya çıkmasından önce müdahale etmeyi içerir. 

Bir projenin yaşam döngüsü boyunca çatışmaları başarılı bir şekilde yönetmek zor olabilir. 

Proje yöneticisi olarak, ortaya çıkan herhangi bir çatışmanın karar merkezi siz olacaksınız. 

Çatışmanın nasıl ele alınacağını siz belirleyeceksiniz. 

Amaç, çatışmanın olumlu şekilde sonuçlanmasını sağlamak ve bir öğrenme deneyimi kazanmak olmalıdır.

Kültürel farkındalık

Proje ekibinizdeki bireylerin farklı kültürel bakış açılarını ve inançlarını anlamak ve farkında olmak yanlış iletişim ve yanlış anlamaları azaltmaya yardımcı olacaktır.

Karar verme

Karar verme, bir sonuç elde etmek için çok önemli bir beceridir. 

Karar verme yeteneği zor durumlarda sorumluluk üstlenme ve sonuçlarını savunabilmeyi içerir. Karar verme, aşağıdakiler de dahil olmak üzere bir dizi aşamaya ayrılabilir:

• Sorunu tanımlama

• Potansiyel çözümler üretmek

• Çözüm eylemlerinin planlanması

• Fikirleri eyleme geçirmek

• Çözüm değerlendirme planlaması

• Sonuçların ve süreçlerin değerlendirilmesi

Şeklinde sayabiliriz.

Kolaylaştırma

Kolaylaştırma teknikleri, bir araya getirilmiş bir gruba karar vermelerini veya çözüm bulmalarını sağlamak için kılavuzluk veya liderlik etme üzerine kullanılan becerilerdir. 

Liderlik

Sonuç elde etmek için adım atma ve başkalarına yol gösterme yeteneğidir. Liderlik yetenekleri tecrübe sahibi olmak, insanlarla ilişkiler kurmak ve inisiyatif almak yoluyla kazanılır.

Toplantı yönetimi

Toplantıların verimli ve etkili bir şekilde yürütülebilmesi, projenin başlatılabilmesi, planlanabilmesi, yürütülebilmesi, başlatmada, planlamada, yürütmede, kontrolde ve hatta kapatılabilmesi için gerekli bilgileri toplarken faydalı olacaktır.

Müzakere

Müzakere, birden fazla kişi tarafından bir anlaşmaya veya karara varmak için kullanılan bir yaklaşımdır. 

Başarılı bir şekilde müzakere edebilmek, bir proje sırasında ortaya çıkan sorunları ve çatışmaları nasıl çözeceğiniz üzerinde büyük bir etkiye sahip olacaktır.

İlişki Ağı Kurma

İş konuları hakkında bilgilerini genişletmek için insanlar arasındaki etkileşim oluşturma sürecidir. Kuruluş içinde, endüstride veya farklı profesyonel ortamlarda gerçekleştirilebilir.

Gözlemleme / Konuşma

Bir durumun veya sürecin nasıl ilerlediğine dair ilk elden bilgi edinmek için bireyleri günlük görevlerini yerine getirirken izlemeyi ve karşılıklı konuşmak suretiyle bilgi almayı ve vermeyi içeren tekniklerdir.

Hizmetkar Liderlik

Çevik ve diğer projelerde kullanılan, dinleyerek, koçluk yaparak ve ekip üyelerinin gelişmelerine izin veren bir ortam sağlayarak ekibin kendini tanımlamasını, kendini keşfetmesini ve öz farkındalığını teşvik eden bir liderlik türüdür. 

Hizmetkar liderler ekibin çalışmasını kolaylaştırır, çalışma engellerini kaldırır, paydaşları süreçler konusunda eğitir ve ekibin başarısını kutlar.

Takım Oluşturma

Güçlü bir ekip oluşturmak zor olabilir, ancak sürekli destek ve işbirliği içinde çalışarak bir ekibin sorunlarını çözmek, kişiler arası sorunları ortadan kaldırmak, bilgi paylaşmak ve proje hedeflerini birleşik bir güç olarak ele almak için birlikte çalışılmasını sağlayabilirsiniz. 

Takım oluşturma proje hedeflerine ulaşmada çok güçlü bir araçtır.

Proje Paydaşları

Bir projenin paydaşları, adından da anlaşılacağı gibi, projede ve çıktılarında pay sahibidir. Proje Yöneticisinin paydaşları tanımlayabilmesi, paydaş katılımını planlayabilmesi, paydaşları yönetebilmesi ve paydaş katılımını izleyebilmesi gerekir.

Paydaş, bir proje, program veya portföyün bir kararından, faaliyetinden veya sonucundan etkilenebilecek, bunları etkileyebilecek veya etkilendiğini algılayabilecek bir kişi, grup veya kuruluştur. Paydaşlar proje çalışmasına aktif olarak dahil olabilir veya olmayabilir ve bir kararı, bir faaliyeti veya bir projenin sonucunu etkileyebilir veya bunlardan etkilenebilir.

Paydaşlar bir projede çeşitli roller ve sorumluluklar üstlenirler. Proje boyunca paydaşların etkisini ve katılımını yönetmek, bir projenin sonuçları ve başarısı üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.

Paydaşların çatışan çıkarları, ihtiyaçları, öncelikleri ve görüşleri olabilir. Projenin sonuçları için birbiriyle çelişen vizyonları olabilir, bu nedenle bunları dikkatli bir şekilde yönetmek proje yöneticisinin rolünün önemli bir parçasıdır.

Proje yöneticileri, bir projenin iç ve dış paydaşlarını mümkün olduğunca erken belirlemeli, ihtiyaçlarının neler olduğunu öğrenmeli ve proje parametrelerinin ve başarı kriterlerinin belirlenmesine katılımlarını sağlamalıdır. Projenin başında bir fikir birliğine varmak zor olsa da, yalnızca bir kişinin ihtiyaçlarının karşılanmadığını veya yanlış anlaşıldığını sonradan öğrendiğinizde proje başarısızlığa sürüklenebilir veya değişiklik isteklerinden dolayı maliyetlerin kontrolsüz artmasına sebep olabilir.

Yeni PMP Eğitimi – İlk Ders Videosu ve Eğitim Detayları

1 Aralık 2020’de YENİ SİSTEME GÖRE PMP Hazırlık açık kursumuz başlıyor.

Kayıt için: info@projeyonetimi.com

Ders Süresi:

Videolu anlatım süresi 21 saat 18 dakika

Eğitmenle yapılacak toplantı süresi toplamı 35 saat 30 dakika

Toplam 56 saat 48 dakikalık bir eğitim içeriği mevcuttur.

Soru Setleri Hakkında

Konu aralarında 39 adet Quiz, Bölüm sonlarında 5 adet Deneme Sınavı, Son 4 gün 4 adet 200’lük Final Sınav vardır.  Böylece, 1162 adet soru paylaşılacaktır.

Sınavlar

Katılımcılar 5 Bölüm Sonu Sınavına ve 4 Final Sınavına girmek zorundadır. Ad ve soyadlarını kimliklerinde gözüktüğü şekilde doldurmaları zorunludur.

Üyelik Sistemi:

Üyelik sistemi çerçevesinde videolu anlatımlara ulaşma ve tüm sınavlara bir sene boyunca girebilme imkanı vardır.

Sertifika:

5 adet Bölüm Sonu Sınavı (%30 etkilidir) ve 4 adet Final Sınavına(%70 etkilidir) giren katılımcı toplamda %70 başarı sağlaması halinde sertifika verilecektir.

Programa Kayıt ve Derslerin İşleniş Şekli:

  1. Katılımcı İstanbul Kurumsal Gelişim’den bir senelik üyelik alır.
  2. İKG Eğitmeni, katılımcıyı Google Classroom üzerinden online sınıfa dahil eder.
  3. PMI’ın paylaştığı dokümanlara katılımcının ulaşabilmesi için İKG Eğitmeni gerekli kayıt işlemlerini yapar ve katılımcıya haber verir.
  4. Katılımcı, tüm dokümanları bilgisayarına indirir.
  5. Ayın 1’inden itibaren Google Classroom üzerinden gelen videoları katılımcı seyretmeye başlar. Her bölüm sonundaki deneme sınavlarını (quiz) yapar.
  6. Ders programında belirtilen günlerde akşam toplatılarına katılım zorunludur. Her bölüm sonunda 25 soruluk deneme sınavı yapılacaktır. 25 soruluk deneme sınavlarına katılım esnasında kameralar açık olmak zorundadır. 
  7. Son 4 gün, 200 soruluk 4 Final Sınavı yapılacaktır. Bu sınavlar gerçek PMP Sınavı gibi uygulanacaktır. Katılımcı, kamerası açık ve sessiz bir ortamda bulunmalıdır.  Sınavın her biri 4 saattir. Sınav bittikten sonra katılımcılar eğitmenle soruları tartışacaklardır ve soruları değerlendirme oturumlarına katılım da zorunludur ve kameralar açık olmalıdır.
  8. 5 adet Deneme Sınavına ve 4 adet Final Sınavına giren katılımcılara sertifikaları verilecektir. Bu sınavlardan birine dahi girmemiş olmak, sertifika alma hakkına engel teşkil eder.
  9. Katılımcı, Deneme ve Final Sınavlarına bir sene içinde girebilir. Üye olduğu zaman içinde Deneme ve Final Sınavlarını tamamlamayan veya toplamda %70 başarı gösteremeyen katılımcılara sertifika verilmez. Bu hizmeti tekrar almak için 1 senelik daha üye olunması gerekmektedir.

Kullanılacak Online Toplantı Aracı: Katılımcıların mobil araçlarında veya bilgisayarlarında Zoom programı kurulu olması zorunludur. Sınav esnasında kameraların açık olması, Zoom sistemine kendi isimlerini açık ve tam olarak yazmış olmaları zorunludur. Toplantılarda kayıt yasaktır.